​ Bir portre: Suavi / Müzik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '07

 
Kategori
Müzik
 

Bir portre: Suavi

Bir portre: Suavi
 

Eğer müzikle ilgilenmiyorsanız, öylesine sade bir dinleyici iseniz tanımazsınız Suavi’yi. Dinlediğiniz müzik türü biraz hafif müzik, biraz özgün müzik değilse, popüler müzik kültürüne tutulmuş ya da esiri olmuşsanız, tanımazsınız Suavi’yi. Şarkılarını hiç dinlememiş olabilir, albümlerini hiç almamış olabilirsiniz ama “Yalı Çapkını” desem tanırsınız herhalde Suavi’yi.

Ben kısmen tanıma şerefine ve birlikte yan yana şarkı söyleme, canlı performansını izleme imkanı bulan birisi olarak, yaptığı Türkçe müziğini sevenlerdenim Suavi’nin. Kendince bir duruşu, toplumsal bir duruşu olan Süavi, uzun saçlı, aklaşmış, uzun beyaz sakallı bir adam değil yalnızca, fotoğrafta görüldüğü gibi. Onun ekranlarda her gün, her saat olmayışının, popüler kültürün oyuncağı olmamasının, o kadın programı senin, bu Show programı benim deyip dolaşmamasının, altı ayda bir albüm çıkartmamasının elbetteki kendince dişe dokunur bir sebebi vardır. Ama gerek sosyal, gerek toplumsal ve gerekse siyasi duruşu ile adının önüne “sanatçı” sıfatının yakıştırılacağı bir kişiliktir Süavi. Bilmeyenler ve tanımayanlar için işte Süavi.

1950 yılında Kırıkkale'de doğan Suavi, ODTÜ Mimarlık Bölümü'nden mezun olduktan sonra, uzun yıllar çeşitli orkestralarda gitar ve davul çaldı ve şarkı söyledi. Beyaz Güvercin İstanbul Yarışması'nda 2'nci olan Suavi, 1994 yılında da Kazakistan'ın Almaata kentinde 24 ulusun katıldığı “Voice Of Asia “ isimli yarışmada da yabancı jüri tarafından dünya 1'ncisi seçildi. 1997 yılında Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması'nda Profesyonel kategoride en iyi besteci, en iyi profesyonel yorumcu seçildi ve "De Lan" adlı şarkısı ile 1'nci olarak iki büyük ödüle layık görüldü. Sırasıyla "Deli Gönlüm", "Yıllar Sonra-Aydın mısın" ve "Yalı Çapkını" adlı albümlerini çıkardı. Çalışmalarında kendi söz ve müziklerinin yanı sıra Türkiye'nin tanınmış şairlerinin şiirleri ile besteler yaptı. Bunlar arasında Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Rıfat Ilgaz ve Hasan Hüseyin gibi önemli isimlere rastlamak mümkündür. Şarkılarının geneli, farklı bir tını, güzel bir duyum içermekte, ünlü şairlerin şiirlerinin besteleri de Süavi’de güzel durmakta.

Yaptığı albümlerde bir çok sanatçı ve şarkıcılar, grup elemanları destek verdi. Başta Arif Sağ ve Cahit Berkay olmak üzere Cengiz Özer (Piyano), Volkan Ökten (Davul), Eylem Pelit (Bass), Levent Altındağ (Flüt-Sax), Ercan Irmak (Kaval-Mey), Yolcu Bilginç-Güray Hafiftaş-İsmail Derker (Bağlamalar) gibi önemli müzisyenlerin büyük destekleri ile sonraki yıllarda yaptığı "Tükenme" adlı albüm milyonlar satmasa da meraklısı ve müzikten anlayanlar için, arşivde bulunması gerekenler arasındaydı.

Ulusal ve Uluslar arası bir çok festivale katılan sanatçı, çok sayıda solo konser de yaptı. Trt1, Trt3 gibi devlet televizyonlarında müzik programlarına katıldı. Eurovision Şarkı Yarışması'nda üç kez finalist oldu ve Ankara'nın başkent oluşunun 72'nci yılı kutlamalarındaki beste yarışmasında 1'nci oldu.

Aynı zamanda profesyonel dalgıç olan sanatçı İzmir’de yaşıyor ama sık sık İstanbul-İzmir arasında mekik dokuyor. İzmir’in Alsancak’ında ya da Kordon’unda dolaşırken ya da bir kafesinde bir sıcak çay yada kahve içerken, ya da restoran’da yemek yerken görebilirsiniz Süavi’yi. Halk arasında dolaşırken ya da bir muhallebiciden sütlü tatlı alırken arkanızda sıra beklerken görebilir, kapıda karşılaştığınızda “iyi günler” dediğinde şaşırabilirsiniz.

Ben de şaşırmıştım. Sanatçılığı bir kenara onun halktan biri olduğu gerçeğini gördüm ve yaptığı bestelerde, söylediği şarkılarda neden hep farklı bir sevgiden bahsettiğini anladım.

Süavi’yi dinlemek için elbetteki onu tanımanız gerekmiyor. Ama tanıdığınız, hakkında bilgi edindiğiniz bir sanatçının şarkılarını, bestelerini dinlemek keyif vermez mi ? Hele İzmir’den esintiler savuran Yalı Çapkını’nı dinlediğinizde.. Yazıyı onun en çok bilinen şarkısının şiiri ile bitirelim : Deli Gönlüm

Ben gurbetin kucağında
Düşe kalka yoruldum
Bir zalimin ocağında
Can evimden vuruldum
İki gözüm iki çeşme
Yanaklarım ıslanır
Bu gidişle deli deli gönlüm
Dert çektikçe uslanır
Ayrılığın deli deli esti
Düştüm dağlar ardına
Gençlik elden uçtu gitti
Döndüm gazel yurduna
Esme rüzgar deli deli
Aklım başımda değil
Bu gidişle benim sonum
Galiba belli değil

.............

 
Toplam blog
: 671
: 2572
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..