- Kategori
- Kişisel Gelişim
Bir şeyin üstesinden gelebilmek

İnanç,umut ve sevgi olmadan yaşamak mümkün değildir.Bu duyguların yanı sıra korku,hayal kırıklığı ve acı gibi olumsuz duygular da,çoğu zaman bize eşlik eder.Eğer istersek,her iki durumda da kendimizi güçlü ve yeterli hissedebiliriz.
Örneğin,bir elimde duygusal bir ilişkiye duyduğum ihtiyacı,diğer elimde duygusal ilişkimin olmadığı gerçeğini tutabilirim.Bu karşıt durumları kabul edebilmek,kişiye huzur ve cesaret verir.Çünkü bu farkındalık,kişinin özsaygısını yüceltir.
Yukarıda vermiş olduğum örneği, daha detaylı bir açıklamayla çözüme kavuşturmak niyetindeyim.
Varsayalım ki,böyle bir durum içerisindeyim,duygusal bir ilişkiye ihtiyaç duyuyorum.Bu durumdan hem aşırı etkilenmemek,hemde ruhsuzca kayıtsız kalmamak için tecrübe ve yeteneklerimden yararlanabileceğim inancındayım.Bu anlayış bana güç veriyor ve beni korkusuz kılıyor.Kendimi bir yandan içinde bulunduğum durumun gerçeği,bir yandan da bu gerçekten, nasıl herhangi bir zarar görmeden kurtulabileceğimin, hayalini kurarken buluyorum.
Değiştirebileceklerimi değiştirme cesaretini,değiştiremiyeceklerimi kabul etme olgunluğunu içimde hissettiğimde, aradaki farkı görebilmek için, bilgelik kazandığımın farkına varabilirim.Bugüne kadar başımıza gelen bir çok şeyin nasıl üstesinden gelebildiysek, bundan sonra da aynı cesaret ve inançla başımıza gelecek olan olayları, göğüsleyebileceğimizin inancıyla yaşayabiliriz.
Eğer manevi desteğe ihtiyacınız olursa,inanın bu destek,size eşinizden,dostunuzdan ve akrabalarınızdan gelecektir.Hiçbir şey,sizi ezecek ölçüde hayatınızı alt üst edemez,tabi siz buna izin vermedikçe..
İçinde bulunduğum kötü durumu,düzeltebilmek için sahip olduğum yeteneklerime ve gücüme ne kadar çok güvenir ve inanırsam,beni o kötü durumda tutmakta olan korku ve endişeyi,iç dünyamda o kadar az hissederim.
Olayları her iki yönüyle karşılayıp,kabul etmeye başladığımızda,ruhsal yenilenme olgunluğuna erişmemiz ivme kazanacaktır.
Bir şeyin üstesinden gelebilmek de tam anlamıyla bu değil midir,zaten?
Örneğin,bir elimde duygusal bir ilişkiye duyduğum ihtiyacı,diğer elimde duygusal ilişkimin olmadığı gerçeğini tutabilirim.Bu karşıt durumları kabul edebilmek,kişiye huzur ve cesaret verir.Çünkü bu farkındalık,kişinin özsaygısını yüceltir.
Yukarıda vermiş olduğum örneği, daha detaylı bir açıklamayla çözüme kavuşturmak niyetindeyim.
Varsayalım ki,böyle bir durum içerisindeyim,duygusal bir ilişkiye ihtiyaç duyuyorum.Bu durumdan hem aşırı etkilenmemek,hemde ruhsuzca kayıtsız kalmamak için tecrübe ve yeteneklerimden yararlanabileceğim inancındayım.Bu anlayış bana güç veriyor ve beni korkusuz kılıyor.Kendimi bir yandan içinde bulunduğum durumun gerçeği,bir yandan da bu gerçekten, nasıl herhangi bir zarar görmeden kurtulabileceğimin, hayalini kurarken buluyorum.
Değiştirebileceklerimi değiştirme cesaretini,değiştiremiyeceklerimi kabul etme olgunluğunu içimde hissettiğimde, aradaki farkı görebilmek için, bilgelik kazandığımın farkına varabilirim.Bugüne kadar başımıza gelen bir çok şeyin nasıl üstesinden gelebildiysek, bundan sonra da aynı cesaret ve inançla başımıza gelecek olan olayları, göğüsleyebileceğimizin inancıyla yaşayabiliriz.
Eğer manevi desteğe ihtiyacınız olursa,inanın bu destek,size eşinizden,dostunuzdan ve akrabalarınızdan gelecektir.Hiçbir şey,sizi ezecek ölçüde hayatınızı alt üst edemez,tabi siz buna izin vermedikçe..
İçinde bulunduğum kötü durumu,düzeltebilmek için sahip olduğum yeteneklerime ve gücüme ne kadar çok güvenir ve inanırsam,beni o kötü durumda tutmakta olan korku ve endişeyi,iç dünyamda o kadar az hissederim.
Olayları her iki yönüyle karşılayıp,kabul etmeye başladığımızda,ruhsal yenilenme olgunluğuna erişmemiz ivme kazanacaktır.
Bir şeyin üstesinden gelebilmek de tam anlamıyla bu değil midir,zaten?