​ Bir şiir-bir kitap ve Sunay Akın / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '07

 
Kategori
Kitap
 

Bir şiir-bir kitap ve Sunay Akın

Bir şiir-bir kitap ve Sunay Akın
 

SANA YAKIN

Bir dostun sıcaklığına
öylesine
yaslamak istiyorum ki başımı
ya omuzunu uzat sevgilim
ya da telleri kopuk
bir kemanı

Kanadının altına sığınacak
bir kuş arayan
eskimiş saçak gibiyim sensiz
ya da bütün balinaların
kıyıya vurup
intihar ettiği
bir deniz

Bir hitit çanağıyım
toprağa gömülü
ve sen
ilk kazısını yapan
bir arkeolog ürkekliğiyle
ellerinin arasına
al beni

Tek dileğimdir çünkü benim
sana yakın bir sunay akın ..

Sunay AKIN

Sevgili arkadaşlar bugün seçtiğim kitap hepimizin çok sevdiği ve yakından tanıdığı Sunay Akın'dan. Ben Sunay Akın'ı sadece kitapları,şiirleri,söyleşileri ve programları ile değil, dünyaya bakışı, duruşu, kişiliği ve örnek davranışları ile de çok seviyorum. Keşke binlerce,milyonlarca Sunay Akın olsa. Herkes öyle saf ve temiz yürekli olsa! Ne terör olur memlekette,ne pahalılık,ne cinayet ne de tecavüz suçları...Bakın çözüm ne kadar kolay. Her evde bir Sunay Akın olsa, hiç problem kalmayacak. Düşünsenize binlerce, oyuncakların peşinde gezen, neşeli,güleryüzlü, çocukça hayalleri olan insan. Gerçi çok olunca birşeyin, değeri düşer derler,varsın tek olsun! Ramazan ayı boyunca TV 8'deki "Mahya Işıkları" programı devam edecekmiş. İzleyin derim. Biz izleyeceğiz!

Yarın 12 Eylül yazarın doğum günü,ama 1980 yılından beri kutlamadığını söylemişti bir programda. Ben de buradan bir gün önceden kutlayayım. Nice yıllara,sevdiklerinle, hayallerinle, oyuncaklarınla sevgili Sunay Akın, diyorum. Allah uzun uzun ömürler versin!

Okuduğum Tarih:24-26 Mayıs 2003
Onlar Hep Oradaydı-Sunay Akın
Çınar Yayınları 8. Baskı İst.-Eylül 2002

Ajandama Düştüğüm Not:

Sunay Akın'ın öyküleri gerçek yaşamdan alınmış,rastlantılarla dolu ve insanı alıp sürüklüyor,götürüyor bir yerlere. Sonu bazen hüzünlü bitiyor bu öykülerin. Yorumu çok etkileyici,bağımlılık yapıyor. Yazarı ilk kez bir Tv. programında görmüştüm. Konuşmaları şiir gibi,yumuşak ve sevecen,insan dinlemeye doyamıyor. Kitaplarını peşpeşe okudum. Öykülerde benzerlikler var. Okuyun demeyeceğim,zaten herkes okuyordur...

Yayınevi Notu:

Her hafta yüzlerce çadırın kurulduğu Kuşdili çayırında intihar eden Hamdi Bey'i nasıl kıskanmasın, beton ve çelikten gökdelenlerin yükseldiği Manhattan'da yaşama gözlerini yuman Kızılderili? Ki bir geyik olarak gelir dünyaya hiç doğmamış çocuğu...

Ve Resneli Niyazi'nin hürriyet mücadelesine katılır Balkanlar'ın dağlarında. Haliç kıyısındaki şadırvanın çatısında bir yerde saklıdır, sırtına sıkılan kurşun... O günden beri de Sunay Akın yalnızca okurlarına güvenir, sırtını dönebilecek kadar... Çok iyi bilir çünkü, özgürlük direnişi boyunca onlar hep arkasındaydılar... Onlar hep oradaydılar.

Yaşam Öyküsü:

Sunay Akın (12 .Eylül 1962 - ), Türk şair, yazar, gazeteci, araştırmacı. Trabzon’da doğdu. Lise öğrenimini İstanbul Koşuyolu Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü’nden mezun oldu.İlk şiirleri 1984 yılında dergilerde yayınlanmaya başladı. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı.1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü Makiler şiiri ile kazandı.

Buluşlara dayanan, genellikle kısa şiirlerinde, Orhan Veli şiirindeki bir özelliğin günümüzde sürdürümcüsüdür. Bu tür şiire pek de özgü olmayan, yumuşak, lirik bir ses tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreyya’nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.

Sunay Akın ilk şiirini 9 yaşında meteoroloji müdürlüğünde çalışan bir memurun kızına yazar. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar. Mahsusçuktan!… Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra “Bir Şairdir Artık”, çocukluğunun geçtiği Trabzon’a gittiğinde sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri “Hava Muhalefeti” nedeniyle kayıptır.

23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, hayali olan İstanbul Oyuncak Müzesi’ni Göztepe, İstanbul’da tarihi dört katlı bir konakta açtı.

TV8'de Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve Nebil Özgentürk ile birlikte "Yaşamdan Dakikalar" adlı televizyon programını yapmaktadır.

Kaynak:

http://www.sunayakin.net/


Resim Alıtıdır:
sunayakin.jpg

 
Toplam blog
: 480
: 2046
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..