- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Bir yazar daha kaydı…

Hürriyet Gazetesi Baş Yazarı Oktay Ekşi görevinden istifa etti… Sıranın ona geldiği belliydi…Harcamaz onu Hürriyet Gazetesi diye düşünürdük, Aydın Doğan artık bu kadarına izin vermez…
Ama oldu işte, bir yazar daha kaydı gitti…
Oktay Ekşi…
Bir yazısında ağır bir cümle kullanır… Keşke kullanmasaydı. Cümleyi yazıdan çıkartır ancak, taşra baskısı dağıldığı için geç kalınır. Ve bu cümle ne yazık ki taşra baskısında ki yazısında yer alır…
Elbette tepki çeker…
Belli çevreler için beklenen an gelmiştir… Gün bu gündür…
Fırsat kaçar mı?
Tez elden bir militan bulunur, hemen ekranlara çıkartılır. Karşısına da Atatürkçü çizgide olduğunu düşündüğümüz bir yazar oturtulur…
Militan genç bar bar bağırır, insanları tahrik edecek sözler sarf eder, hatta ve hatta tehdit eder… Hedef göstermekten çekinmez... Karşısındaki yazar ise bu üslûpla başa çıkamaz… Üzerine bir de iktidar mensubu bir kişi telefonla bağlanır ve uzun bir konuşma yapar... Programa hâkim olamayan, aslında olmak da istemeyen sunucu ise bir canlı yayın programına hiç yakışmayan tüm bu bağırış çağırışlara göz yumar…
İnsanoğluyuz, beşer şaşarız…
Bazen de maksadını aşan sözler sarf ederiz…
Oktay Ekşi’de de aynen böyle olmuş…
Olayı etraflıca anlattı…
Özür diledi ama yetmedi…
Vur abalıya…
Yetmez…
Çünkü emir büyük yerdendir:
“Tiz görevinden azledile!
Ve istifa eder…
<ı>“Gerçeği olduğu gibi anlatmam anlamak istemeyenlere yetmedi.”ı> Sözlerinin yer aldığı kısa bir veda yazısıyla okuyucularına veda eder…
Anlamak istemeyene ne anlatabilir ki?
1966 yılından bu güne kadar görev yaptığı Gazetesi’de buna göz yumar…
Duayen bir gazeteci, Türkiye’nin yetiştirdiği ender yazarlardan birisi, istifa etmek zorunda bırakılır…
Hani nerede hoş görü? Hani yaratılanı severdik, Yaratan’dan ötürü?
Geçin bunları bir kalem…
***
Hazan mevsimindeyiz… Rüzgârlar sert esmekte… Sararan yapraklar sessiz sedasız birer ikişer düşmekte… Zorlu günler bekliyor bizleri…
Ama biliriz ki;
Düşen yapraklar gelecek baharın da müjdecisidir aynı zamanda…
Çok sürmez, birkaç ay sonra rüzgârlar durulur, yapraklar yeşerir, dallarına geri dönerler…
Güneş, tüm güzelliği ve sıcaklığı ile doğar üstümüze…
Isıtır bizleri, kucaklar, sarar, sarmalar…
Güzel günler yakındadır, hem de çok yakında…
Düşen yapraklar, daha bir genç ve güçlü olarak yerlerini alacaktır…
Gelecek baharda…
Tülay Hergünlü
İstanbul, 31.10.2010