- Kategori
- Yılbaşı
Bir yılın ardından...
Adettendir, yepyeni bir yıla girerken dilek yazısı yazmak! Eskiden çok yapardım; nerede olursam olayım, eskiyen yılla ilgili bir muhasebe ve yeni yıl için, ümitlerimden bahsederdim. Artık yeterince yıl almış biri olarak, laflara karnım doymuş durumdayım. Onun yerine “facts” yani olayları ve gerçeklerini tartışmaktan yanayım.
Benim için en can alıcı olay, 30 Ağustos’ta yaşadığım trafik kazası oldu. Hayatımda ilk defa 40 gün süreyle, çok az kıpırdayarak yattım. Superman tişörtüyle geçirmiş olduğum kazada, sayısız yaralarıma ve çürüklerime ilave olarak 3 kırıkla, Yiğit ailesinde en çok kemiği kırılan kişi rekorunu elime geçirdim…
Diğer taraftan kariyer açısından başarılı bir yıl geçirdim.
Hayatımda ilk defa genel müdür unvanına layık görüldüm. Bir evvelki yıldaki %50 büyüme üzerine, bu sene de ilave %20 büyüyerek, Bendmak’ı, Bursa’daki en fazla döviz girdisi sağlayan 220. şirket yapma başarısını gösterdim. Bütün bunları yaparken şirket olarak harcamalarımızı artırmadan, azimle çalışarak, bugünlere geldik. Açıkçası çok mutluyum.
Öte yandan, aynı dönemde, eşimle beraber iki bebek büyütme başarısını da gösterdik. Hem Ecrin, hem de Yetkin, gerçekten mutlu bebekler. İkisi de akıllı, dışa dönük ve güleç insanlar olma yolunda hayatlarında ilerliyorlar.
Bu sene en büyük başarısızlığımızı ise karı-koca olarak yaşadık! Anne ve baba olarak görevlerimizi tam layıkıyla yerine getirirken tatil dahil, birbirimize hiç zaman ayırmayarak, resmen bir rekor kırdık. Bizim evli olduğumuza dair tek işaret, aynı evde yaşıyor oluşumuzdu. Bu bağlamda, yani iyi çocuk yetiştirme konusunda yaptığımız fedakârlıklardan ötürü, eşim Gülşan Yiğit’e hem takdir, hem de özür borçluyum. Ne var ki, enerjinin de sınırları var. Ben sadece kazayla beraber Superman olmadığımı değil, aynı zaman da enerjimin sınırsız olmadığını öğrendim.
Blog yazarı olarak ise, Eric Van Buyten’den Anıl Yiğit’e geçişte verdiğim aranın ardından, Nisan ayında tekrar yazmaya başlamış olmama rağmen, 9 ayda 200’e yakın blog üreterek, bir hayli verimli bir yıl geçirdim. Kişisel anlamda bakıldığında, birçok kişisel sorunumu da çözerek, normalleşme yönünde, kocaman adımlar attım. Bu durum da, tabi ki, yazılarıma yansıdı ve duygusal ve kurgusal yazılar yerine, daha kuramsal ve kavramsal yazmaya başladım. Halihazırda birçok konuda yazmamış olmama karşın, hayata dair neredeyse her konuda yazarak, sizleri birçok konuda bilgilendirmiş durumdayım. Halen iş ve işletme kuramları ile ilgili yazılar yazmadım. Nedense bu konuları sürekli erteliyorum… Yine de, romanımı ve deneme kitabımı da sizlere paylaştım.
Bütün bu açılardan bakıldığında son derece verimli bir seneyi ardımda bıraktım. Anıl Yiğit nihayet meyve vermeye başladı. Sadece geliştirmiş olduğum kişisel insani değerleri değil, aynı zamanda bu değerleri tüm tanıdığım veya tanımadığım insanlarla paylaşarak-toplam değerler yaratmak umuduyla- verdiğim çabaların karşılığını yavaş-yavaş almaktayım.
Önümüzdeki yıl, bambaşka hedeflere doğru yol almak arzusundayım. Umarım bu yepyeni yıl hepimiz için hayırlı olur.
Yeni yılda görüşmek üzere…
Saygılar,
ANIL…