- Kategori
- Kültür - Sanat
Bir zamanlar mektup vardı.

Yazasım geldi bende yazıyorum işte. Hani yazmak dediysem öyle kağıtla kalemle basbayağı yazıyorum.
Artık pek fazla kağıtla, kalemle işimizde kalmadı aslında. Artık bilgisayar ortamından yazıp aldığımız çıktıların altına imza atmaktan gayri pek de elimize kalem aldığımız söylenemez.
Ama eskiden beri mektup yazmayı seven birisi olarak bugün o özlemim depreşti desem yeridir. Elde kağıt kalem, aklımda eskiden yazdığım mektuplar var. Ah ah ne mektuplar vardır bazıları için. Kimisi içinse telgraf, teleks bana ne kadar uzak geliyorsa, o kadar uzak geliyordur herhalde mektup denince.
Mektuplar yazmış, mektup beklemiş, mektuplara ağlamış, mektuplara gülmüş bir neslin evlatlarıyız aslında. Askerde mektup beklemeyi yaşamak bile belki de bir şanstır. Belki de şanssızlıktır, kim bilir. Onu bence zaman gösterecek.
Önceden msn, elektronik posta, mesaj falan yoktu. Doğal olarak cep telefonunu evde unutunca eli ayağına dolaşan, günü mahvolan da yoktu. Ama sevdiceğinin kokusu olan, ellerinin değdiği mektuplar vardı. Ne kadar cepten gelen mesaj mutlu etse de, bir mektuba verilen emekle, onu göndermek için yapılan emekle karşılaştırılamaz sanırım.
Ama bir söz varya her şey zamanın da güzel. İşte o hesap, yaşandı ve bitti geriye kalan anılardan başka.
Resim : http://www.antoloji.com/siir/media/64/www_antoloji_com_268864_473.JPG