- Kategori
- Güncel
Bırakın babamı öpeyim
Bırakın da babamı öpeyim!
Dün akşam, bütün televizyon kanallarının haber bültenlerinde, hepimizin canını acıtan görüntülü bir haber yayımlandı.
7 yaşında bir erkek çocuğu, dün(9 Haziran 2008) annesiyle birlikte, babasının duruşmasının görüleceği Beşiktaş Adliyesi'nin önüne geldi. Çocuk 22 aydan beri babasını göremiyormuş.
Babasını getiren cezaevi aracı adliyenin önüne gelince, küçük çocuk , babasını görmek ve onu kucaklamak amacıyla ileriye fırladı. Ancak görevliler küçük çocuğu engellediler.
Küçük çocuğun ağlayarak, "Ne olur bırakın, babama sarılayım, onu öpeyim" feryatları, hem çevredekilerin hem de bu görüntüyü ekranlardan izleyen bizlerin canını acıttı, yüreğini burktu.
İçinde birazcık insan sevgisi olan herkes, bu görüntü karşısında polise ve jandarmaya "Ne olurdu, bıraksalardı da, çocuk babasına sarılıp öpseydi" şeklinde sitem etmiştir.
Ama bu görüntünün asıl nedenine kimse fazla değinmemiş ve duygusallık nedeniyle bazı gerçekler görmezden gelinmiştir.
Çocuğun babası, 6 gasp ve bir adam kaçırma sucundan 60 yıldan 90 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaktaymış. Ayrıca, çocuğun annesi ile de yasal bir evlilik bağı yokmuş.
Şimdi, çocuğun, yasal olmayan babasını görememesinin nedeni, yasaları uygulayan polis ve jandarma mı, yoksa
Medeni Kanun'a aykırı olarak yaşayan ve 5 çocuk yapan annesi ve babası mı?
Eğer bu çift, yasalara uygun bir yaşam sürselerdi, o küçük çocuk şimdiye kadar babasını tam 22 defa görebilecekti.
Haber yaparken, haberin yalnızca bir yönü ele alınıp insanımızın duyguları ile oynanacağına "imam nikahı" denen ve yasal olmayan birlikteliğin zararlı sonuçları da okuyucuya aktarılırsa iyi olur.
cdenizkent
Dün akşam, bütün televizyon kanallarının haber bültenlerinde, hepimizin canını acıtan görüntülü bir haber yayımlandı.
7 yaşında bir erkek çocuğu, dün(9 Haziran 2008) annesiyle birlikte, babasının duruşmasının görüleceği Beşiktaş Adliyesi'nin önüne geldi. Çocuk 22 aydan beri babasını göremiyormuş.
Babasını getiren cezaevi aracı adliyenin önüne gelince, küçük çocuk , babasını görmek ve onu kucaklamak amacıyla ileriye fırladı. Ancak görevliler küçük çocuğu engellediler.
Küçük çocuğun ağlayarak, "Ne olur bırakın, babama sarılayım, onu öpeyim" feryatları, hem çevredekilerin hem de bu görüntüyü ekranlardan izleyen bizlerin canını acıttı, yüreğini burktu.
İçinde birazcık insan sevgisi olan herkes, bu görüntü karşısında polise ve jandarmaya "Ne olurdu, bıraksalardı da, çocuk babasına sarılıp öpseydi" şeklinde sitem etmiştir.
Ama bu görüntünün asıl nedenine kimse fazla değinmemiş ve duygusallık nedeniyle bazı gerçekler görmezden gelinmiştir.
Çocuğun babası, 6 gasp ve bir adam kaçırma sucundan 60 yıldan 90 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaktaymış. Ayrıca, çocuğun annesi ile de yasal bir evlilik bağı yokmuş.
Şimdi, çocuğun, yasal olmayan babasını görememesinin nedeni, yasaları uygulayan polis ve jandarma mı, yoksa
Medeni Kanun'a aykırı olarak yaşayan ve 5 çocuk yapan annesi ve babası mı?
Eğer bu çift, yasalara uygun bir yaşam sürselerdi, o küçük çocuk şimdiye kadar babasını tam 22 defa görebilecekti.
Haber yaparken, haberin yalnızca bir yönü ele alınıp insanımızın duyguları ile oynanacağına "imam nikahı" denen ve yasal olmayan birlikteliğin zararlı sonuçları da okuyucuya aktarılırsa iyi olur.
cdenizkent