Birand’ın verdiği mesaj-Allah’ın verdiği mesaj / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
 

Birand’ın verdiği mesaj-Allah’ın verdiği mesaj

Birand’ın verdiği mesaj-Allah’ın verdiği mesaj
 

Mehmet Ali Birand... Rahmet dileklerimle...


Mehmet Ali Birand’ın “ani” ölümü şok yarattı. Bizi “şoke” eden husus, hepimiz kadar sağlıklı gözüken, her akşam karşımızda “canlı” olarak gördüğümüz kişinin, birdenbire aramızdan ayrılması. Allah’tan rahmet diliyorum.

Bu kadar ünlü, hiç ölmeyecekmiş gibi “sağlıklı” gözüken insanın vefatı elbette “mesaj” yüklü oluyor.

Birand, kısa süre önce ameliyat geçirmiş, tedavisi sürüyordu. Buna rağmen, 4-5 kişinin üstesinden zor geleceği yazarlık-yöneticilik-programcılık-sunuculuk gibi bir çok işi tek başına götürüyordu. Onun bu yönüne atıfla, Ali Kırca, “Birand, her hal ve şartta, hastalıkta, tedavi sürerken, inadına hayata sarılın” mesajı verdiğini söyledi.

“Ani ölüm”ün bu mesajı verdiğini savunmak zor. Son günlerinde bu mesajı verdiği ileri sürülse bile bizce isabetli değildir. Çünkü böyle bir mesajı, bizzat ölüm çürütmüş oluyor: “İstediğiniz kadar hayata sarılın, ‘ölüm Allah’ın emri”dir!

Bence, Birand’ın ani ölümü, yukarıdakinin tam tersi “mesaj”larla yüklü!

Ölüm veya ölümü emreden, bize diyor ki; “Hayata, daha doğrusu dünyaya o kadar da sıkı sarılmayın. Akşam sapasağlamken, sabah hastanelik olabilir, akşamına da terk-i dünya edebilirsiniz”.

Şimdi, size sorsam, “Birand Ak Partili miydi”? Cevap, “Hayır”! “PKK yandaşı  mıydı”? Cevap, ”Hayır”! “AKP karşıtı mıydı”? Cevap, “Hayır”! “PKK’ya karşı mıydı”? Cevap, “Hayır”! Peki, neydi Birand? Cevap biraz aşağıda...

Şu üç günlük dünyada, insan daha “keskin”, daha “kesin” olmalı değil mi?

İktidarları kızdıracağım, şimşekleri üzerime çekeceğim diye kaygı duymalı, esnedikçe esnemeli mi?

Bu kadar ağır sorunların mevcut olduğu bir ülkede Birand çok daha etkili olabilirdi.

O “milletler arası tanınırlıkla, o birikim ve donanımla”, elindeki müthiş “medya gücüyle” çok daha çarpıcı bir “üstat gazeteci”, hatta tarihî bir kişilik olabilirdi.

Ne yazık ki, hep “idare-i maslahat”ı tercih etti.

Halbuki, “şu ölümlü dünyada”, çok sağlam-üstün bir karakter örneği olabilirdi.

x   x   x

Dün, akşama doğru, Birand’ı çok seven, her akşam onun sunduğu haber bültenini dinleyen bir yakımımla beraberdik. Ölümünü öğrendikten sonra ağzından şu üç kelime döküldü: “Her devrin adamıydı”! Bence, Birand neydi, sualinin, en isabetli cavabı, işte bu, üç kelimelik cümledir.

x   x   x

Eğer Birand ölümüyle, Kırca’nın söylediği “mesaj”ı verdiyse; tersi olan “mesaj”ları da, Allah’ın verdiğini kabul etmek lâzım!

Şu üç günlük dünya, kula kul olmaya, hiçbir faninin önünde eğilip bükülmeye değmez... Çünkü ölüm kaçınılmazdır, vesselâm!

x   x   x

HİÇ ÖLMEYECEK GİBİ YAŞAYAMAYIZ

İnsanlar öleceklerini unuttukları ve sonsuza dek yaşayacakmış gibi davrandıkları zaman, geçen ay ve yılları tam olarak değerlendiremez ve yararlanamazlar. Böyle oldukları sürece, ancak açgözlülük, sevgisizlik ve yanlışlık temelinde davranır ve insanî yükümlülüklerini kavramadan, dalkavukluk ve yüzegülücülük yaparak, yararsız zevk ve eğlenceler için evini, işini ihmal ederek, toplumsal ve ailevi görevlerden uzaklaşırlar.

SHOSAN, Zen Ustası

 
Toplam blog
: 1412
: 1241
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Okul..