​ Biz zaten yemiyoruz da.. Tüm dünyada yemiyor artık.. / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '13

 
Kategori
Siyaset
 

Biz zaten yemiyoruz da.. Tüm dünyada yemiyor artık..

Biz zaten yemiyoruz da.. Tüm dünyada yemiyor artık..
 

Gerçekten insanların bu yalanlara inandığını sanıyorlarmı?. Çok merak ediyorum..


Yeniçağ Gazetesinden Arslan Bulut’un yazdığına göre;

Mısır’da gözaltına alınan  TRT Muhabiri  Metin Turan, “Bu gözaltı süresinde başıma bir şey gelirse (ölürsem) beni Gafir Mezarlığında Mustafa Sabri Efendi’nin kabrinin yanına gömün.” buyurmuş.

Yine Arslan Bulut’un yazdığına göre Mustafa Sabri Efendi kimmiş?.  

Atatürk ve Kuvayi Milliyeci’ler için idam fetvası veren kişi.

Ve soruyor Arslan Bulut. Bu Mustafa Sabri Efendi muridlerinin doldurulduğu TRT nasıl yönetiliyor Allah Bilir.

Bu işin bir tarafı.

Ecdadı Şehit Kubilay’ı katledenlere dayanan Bülent Arınç’ın bu tür zihniyete sahip olanları TRT’ye doldurması normal.

Normal olmayan şu;

Göz altında bulunan Metin Turan’ın bu akşam geç saatlerde de olsa serbest bırakılacağının Bülent Arınç tarafından açıklanmasından birkaç saat sonra Mısır’lı yetkililer tarafından göz altı süresinin on beş gün daha uzatıldığının açıklanmış olması.

Düşünebiliyormusunuz sevgili dostlar?.  

Maalesef TC. Başbakan Yardımcılığı koltuğunda oturan yani TC’nin 3. adamının “bu akşam geç saatlerde de olsa serbest bırakılacak” açıklamasına karşılık gözaltı makamı on beş günlük uzatma kararı veriyor.

Türk Dış Politikasının dışarıda ne hallere düştüğünün çok acı ve açık bir tablosunu görüyoruz ne yazık ki.  Nerede Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh.” dayatmasının tüm dünyada kabul görmesi ve Lozan Zaferi?. Nerede bu itibarsız ve dikkate alınmayan dış politika?.

Suriye, Libya, Tunus, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Lübnan , İran, Mısır vs. Kısaca tüm İslam aleminde kabul görmeyen, dikkate alınmayan ve Türk Dışişleri Bakanlığının ciddiye alınmadığı bir dış politika.. Hadi TC. Başbakan Yardımcısı’dır, dikkate alınmaması “normaldir” diyelim. TC.’nin Başbakanı bu gün ne diyor?. “Mısır’daki olayları başlatan İsrail’dir. Elimizde belge var.”

İsrail makamları anında cevaplıyor; “Üzerinde yorum yapmaya bile değmeyecek açıklama.”

Aslında biz TC Başbakanı’nın “One Minute” şovundan sonra havaalanında “Biz o sözleri İsrail Cumhurbaşkanı’na demedik, moderatöre dedik” dediğini de bildiğimiz için bu günkü açıklamasını pek dikkate almadık, bu konudaki tespitimizi de İsrail’li yetkililer anında teyit ettiler zaten.

Peki bir tek biz mi rahatsızız bu itibarsız ve bakansız dış politikadan?.

Zaman Gazetesi yazarları bile artık isyan halinde değil mi?.  

AKP içindeki bazı milletvekillerinin bu Ahmet Davutoğlu’nun neden hala istifa etmediğini sık sık sorguladıklarını okumuyormuyuz özgür  basından?

Yandaş ve sindirilmiş basının kalemşörlerinin bile artık “biz nasıl bir hata yaptıkta bu AKP’den demokrat bir hükümet çıkar hayallerine kapıldık” kabilinden yazılarını okumuyormuyuz her gün?.

AKP’nin ne hallere düştüğünün ve RTE’nin gidici olduğunun en güzel ve bariz örneklerini Hasan Cemal’lerin, Cengiz Çandar’ların, Can Dündar’ların, Oral Çalışlar’ların hatta Taha Akyol'ların son günlerdeki yazılarında  görebiliyoruz. .

Bakın Mısır’daki olayları ve Türkiye’deki Gezi olaylarını direk İsrail’le yıkan  “Faiz Lobisi, Yahudi Lobisi, Dış Güçler" vs.vs. bahanelerinin ardına sığınmaya çalışan ve  bir kaç muridini kandırmaktan öte  bir işe yaramayan bu tür açıklamalar yapan Recep Tayyip Erdoğan iki kişiye hiç sesini çıkartamıyor. Suudi Arabistan Kralı ve Obama.  

Sanki bölgede İsrail’inde, Arabistan’ında, Katar’ında AKP Hükümetininde efendisi ABD değil. Bu dünyada ABD diye bir Emperyal güç yok.

İşin garip tarafı dünyada hiçbir ülkenin veya otoritenin desteklemediği ve sadece Katar (ki o da şüpheli)  ile kendisinin desteklediğini iddia ettiği bu Mısır Politikası yalnızlığı ile övünüyor.

Ne diyelim ?. 

Suriye’de baltayı taşa vurdu,

Mısır’da Suud’lar bile Sisi yi destekliyor, para musluklarını açtılar.

Tunus, Libya gibi ülkelerdeki “Arap Baharı” teraneleri ters tepti.

Tüm İslam aleminde gidebileceği kabul göreceği hiçbir ülke kalmadı. Daha dün Fas Kralı kendisi ile görüşmedi.

Örnekler çoğaltılabilir.

Sıfır sorunlu, dostluklara dayalı bir dış politika yürütecekleri hayalleri ve İslam Aleminde Liderlik iddiaları ile çıktıkları yol; kendilerini tanınmayan, dikkate alınmayan, dışlanan, itibarsız bir dış politika kuyusuna attı. Bunu kendileri çok iyi görüyor ve çaresizlik ile o çaresizliğin getirdiği korku içindeler.  Fakat hamasi nutuklarla gözlerini bağladıkları muridleri bu durumu görmüyor.

Halkımız tüm diktatörlük özentilerini, Amerikan güdümündeki Politikaları, Eşbaşkanlık görevlerini tarihin çöplüğüne atacak ve Atatürk'ün onurlu dış politikasını tüm dünyada yine hakim hale getirecektir.

Bu iş böyle; Birkaç murid görsede böyle, görmesede böyle..

Saygılar..

20.08.2013

 
Toplam blog
: 243
: 760
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

1957 Kars doğumluyum. Emekliyim. Gazi Üniversitesi İİBF İşletme bölümü ön lisans mezunuyum. Yazı ..