- Kategori
- Doğal Hayat
Bizimki bir çeşit sürgün misalidir…

Göçmen kuşları
Biz büyük bir aileyiz.
Büyük dedimse öyle böyle değil…
Annem var, babam, ablalarım, abilerim, kardeşlerim. Biz kocamanız. Sonra bizim ailemizde akraba olmayanlar da var. Onlarla gönül kan bağlalığımız vardır.
Bazıları yaralıdır gönülden, bazıları yorgundur hayattan.
Biz bir aileyiz.
İşimiz zordur bizim.
Yazları severiz hemde çok.
Kışın üşüyoruz. Üstelik aç kaldığımızda oluyor.
Aslında bizim büyük reis kışları hepimizi toplar gidiyoruz der. Buna kışları dememekte gerekir biz kışın geleceğini hissettiğimizde gitmeye hazırlanırız.
Bizim giysilerimiz olmaz,
Bizim valizlerimizde yoktur.
Biz o yönden rahatızdır. Taşınmak zor gelmez!
Arabamızda yoktur biliyormusunuz? Biz kimseninde arabasına binmeyiz. Kimseyi rahatsız etmeyiz. Çekinizir, korkarız.
Bizim makyaj malzemelerimizde olmadığından, tarağımız fırçamızda, sakalımızı kesecek traj bıçağımızda!
Zor gelmez bize uzaklara gitmek, giderken eni konu seyehat etmek!
Biz tatil yapmaya da gitmeyiz ki.
Bizimki bir çeşit sürgün misalidir…
Bize git diyen de olmaz ne garip değil mi?
Biz yerlerimizi çok severiz.
Ayrılmak elbette açıtır içimizi ama mecburuz.
Gitmek zorundayız.
Veda zamanı gelmişse kimse durduramaz ki bizi.
Bazılarımız inat eder,
Bazılarımıza zor gelir, kalırlar. Heyhat.
Kalmamaları gerekir aslında.
Burada olmamaları, bizimle gelmeleri doğru olanıdır ama gelinde anlatın. Anlatın da dinletin. Bazıları haylazdır. Dinlemezler… Bazıları yaşlı, bir çoğu da yorgun…
Biz başka türlü hazırlanırız uzun yolculuğumuza çıkmadan.
Biz başka kalp çarpıntısı içinde oluruz; bu büyük gezi öncesinde birbirimizle sohbet ederken.
Kim öle kim kala.
Kim başara, kim mağlup ola.
Her şeyin hayırlısı…
Hani demiştim ya!
Söylemiştim. Kimse göndermez bizi, biz mecburuz.
Büyük üstad Atilla İlhan:
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.
Biz de öyle mecburuz.
Vedaları sevmedim ben.
Vedalardan hiç hazetmedim.
Kim eder ki.
Buralara bebek halimle alışmıştım.
Buralara minik bedenimle gülümsemiştim.
Şimdi var mı gitmek, şimdi va rmı mecbur olmak.
Gitmek zaruri…
Zaman geldi.
Büyük göç başlayacak.
Annem çok yorgun, babam ondan eski.
Kardeşlerim haylaz.
Başkaları ile muhabbet edecekler bu uzun zamanda, başkalarının yanında olacaklar belki de.
Benim yüküm ağır olacak ne yazık!
Arada birileri düşecek,
Aralada birileri havaların içinde havasız kalacak.
Bazen kalp dayanmayacak, bazen takat kalmayacak.
Biz mecburuz gideceğiz.
Bizim göç zamanımız.
Belki vuslat olacak!
Belki vuslatta bizler olmayacağız.
Bizim işimiz zor, bizim yapacağımız zor.
Yaşamak için mücadele etmek! Her canlının görevi elbette…
Sizler sıcak yuvalarınızda, bizler dışarılarda.
Yağmurlar bizi karşılayacak, rüzgârlar bizi savuracak.
Fırtınalar bizi tarumar edecek.
Belki kar da göreceğiz, belki aç da kalacağız.
O zaman; Gitme…
Mecburum. Bu benim âdetimde var, bu benim yaşam şeklim. Kalsam da zor, gitsem de… Gitmek belki bir şans!
Göç zamanı.
Ben bir göçmen kuşuyum…
Gelirsem ısındığında çevreniz, kavuşuruz.
Başarırsam, yolu bulursam pencerenize üç kez vururum gagamla.
Ben geldim derim.
Eğer gücüm kalırsa,
Eğer bir yerlere düşmezsem…
Siz yine pencere önlerine bulgur koyun, darı koyun, yiyecek koyun.
Kar yağar, yağmur yağar. Onlar, kalanlar, biçare, yalnız ve aç…
Siz yine de sizi bırakmayanlara veda etmeyin.
Biz gidenlerin de, kalanların da yaşamları zordur.
Siz bakmayın bizim ufak tefek olduğumuza, bizim yüreklerimiz büyüktür.
Kalbimiz hızlı atar, gözlerimiz hızlı döner.
Biz şimdi gidiyoruz.
Kimbilir gelir miyim!
Hayvansever bir sözcü; Nazan Şara Şatana
4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü…
Göçmen kuşlarfarklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren kuştürlerinden oluşan bir gruptur. Her sene dünyaca 50 milyar kuşun göç ettiği tahmin edilir. Bunlardan 5 milyarı Avrupaile Afrikaarasında göç eder.
İlkbaharda kuzeye gelen kuşlar, ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimleri olmak üzere yılın dörtte üçünü bu geniş alanlarda geçirirler. Yalnız kış mevsiminde tropikbölgelerde barınırlar.(alıntı)