- Kategori
- Blog
Blog’da “sarı kart”, “kırmızı kart” olmalı mı?

Düşünün, yazınızı bir dergiye gönderseniz, yayımlanma olasılığı olsa bile, kim bilir ne zaman yayımlanacak?
Burada öyle mi?
Hele, “güvenilir üyelik” payesi verilenler, inanın, evlerindekinden daha rahat davranıyorlar Blog’da.
Her şey bir “tık”ın başında!
“Taslak Kaydet”, “Yayına Al”, “İptal” butonlarına “tık”ladığınız an, yazınız yer değiştirebilir; üzerine yapacağınız değişikliklerle yazı, yeni biçimiyle anında ekranda yerini alır.
Bölümlerarası geçişler de kolay!
Bu kadar kolaylığın getireceği yanlışlar da, kuşkusuz, olabilir!
*****
“Blog yazarları tartışıyor”un gözlemcisi, seyircisiyim.
Bölümde yeni olmanın getirdiği eksiklikler, aksaklıklar oldu. Davetiyesiz/ biletsiz girişlere benzer durumlara tanık olduk.
Yayımlanan kimi yazılar, sonradan kayboldu; bölümlerarası tura çıktı sanki!
O yazı oraya niye, nasıl girdi/ alındı, sonra niye uygun olan bölüme ya da eski yerine gönderildi?
Bu sorunun yanıtını aramak şimdi gereksiz. Çünkü uygulamadaki eksiklikler aksaklıklar, biliyoruz ki, zamanla giderilir, her şey yerli yerine oturur.
Ne demiş atalarımız?
“Göç gide gide düzelir.”
Blog’a davetiyesiz/ biletsiz girişleri “sorun” diye düşünmek, bilmem, doğru olur mu?
Soru, beni “Editörler uykudayken yazımı anında yayına alsam...” (*) başlıklı yazıma götürüyor:
“Kimi üye, istediğini yazacak, istediği resmi hiçbir kaygı taşımadan kullanacak ve yazısını anında yayına alacak.
Editörlerin yazıdan haberleri olacak ve o yazıya müdahale edilecek.
Ya, yazı, editörleri uykuda yakalarsa ne olacak?
Yazan, yazdığıyla; okuyan, okuduğu ile mi kalacak?
Bir zamanlar, Cumhuriyet gazetesinin bir sloganı vardı:
Tehlikenin farkında mısınız?
Şimdi, ben de, yazısı anında yayına giren biri olsam...
Aklıma eseni, hiçbir kaygı taşımadan yazsam...
Bir şeyler, bir şeyler karalasam..
Bu yazdığım, sakıncalı bir yazı olsa...
Yazımın, bir “tık”la, birkaç saniye sonra yayına girdiğini düşünün!
Farkına varılınca, belki, yazım yayından kaldırılacak.
-Ama şimdi, reddedilme olasılığı var; kimse de bunu bilmeyecek.-
Sonra...
Her şey, hiçbir şey olmamış gibi devam edecek...”
*****
Sıra, başlıktaki soruya geldi:
“Sarı kart”, “kırmızı kart”, futbolun vazgeçilmezleri!
Kurala aykırı davranan futbolcu, teknik direktörler, bu “kart”lardan nasibini alırlar.
“Kart”, “Blog yazarları tartışıyor” için de, başka bölümler için de uygulanabilir mi?
İşte size bir tartışma konusu!
Tatışma dediksek, bu yazının yeri "Blog yazarları tartışıyor” olamaz!
Bile bile "kart" görmek niye?
(*)blog.milliyet.com.tr/Editorler_uykudayken_yazimi_aninda_yayina_alsam___/Blog/