- Kategori
- Blog
Blog dünyamız

Özgünlüğün adresindeyiz
Sevincimizi, tasamızı, kaygımızı, kavgamızı, mutluluğumuzu...
Dünyanın olup bitenini, yaşanmışını, yaşanmamışını...
Kişisel bakış tarzımızı; kültür ve deneyimlerimizle harmanladığımız...
İstediğimiz vakitte, istediğimiz öğünde bir yazıp, bin okuyabildiğimiz…
Öyle veya böyle bir yerdeyiz. Kısaca özgünlüğün adresindeyiz...
İşte; bu adresten birkaç satırbaşımız:
Bazen öykü, bazen şiir oluyoruz.
'Deneme' deniyor, deniyoruz, bazen mizah oluyoruz...
Olay oluyoruz, yaratıyoruz, haber oluyoruz.
Bize öyle gelmiyor; hatta 'haber bizden sorulur' diyoruz...
Geziyoruz, tozuyoruz, anlatıyoruz.
Sağlık için yürüyor ya da otostop yapıyoruz...
Bazen yemek, bazen ekmek arası simit yiyoruz.
Bulaşık yıkadığımız gün de oluyor, bulaşığı bulamadığımız günler de...
Yanıyoruz tarlada, bağda bahçede veya bir kenarda.
Havamız oluyor, fazlasını atıyoruz...
En kralından futbolcu oluyoruz.
Pas veriyor, taktik veriyor, ahkam kesiyoruz.
Tereciye tere sattığımız oluyor.
'Biz bu işi biliyoruz'...
Oyun hamuru gibi hayatı şekillendiriyor, eleştiriyoruz.
En büyük siyasetçi, ekonomist oluyoruz.
'Bizden doğrusu az bulunur', 'belki de yoktur' diyoruz.
Bazen de kantarın topuzunu kaçırıyoruz...
Güncel oluyoruz, tarih oluyoruz.
Fotoğraf, karikatür, bazen de kırık ayna oluyoruz.
Yansıtıyor, paylaşıyoruz...
Bazen ‘tık’ peşinde koşuyoruz, kimi zaman da düşüyoruz.
‘Tık’lanmak hoşumuza gidiyor.
"Benim ‘tık’ım, senin ‘tık’ını döver" diyoruz.
Bir tuhaf oluyoruz...
Velhasıl herşey oluyoruz.
Kısaca; ‘Biz neymişiz be abi’ oluyoruz...
İşte; birkaç satırbaşımız böyle...
Hayatı hayata bağlayan blog olmasaydı;
Yazamayacak okuyamayacak paylaşamayacaktık.
Kimbilir ne yollara düşecektik?...
Dua edelim mi?
“İyi ki varsın”