- Kategori
- Blog
Blog yazarı arkadaşlara
O kadar guzel kelimelerle ifade ediyorlarki anlatmak istediklerini blog yazari arkadaslar, sanki edebiyat dersi veriyorlar. Hepsi birbirinden degerli yazilari ile anlatim seklindeki ahenk tipki klasik muzik konserindeki entrumanlarin uyumuna benziyor. Yirmibes yildan beri kose yazarlarini takip ederim herbiri, birbirinden degerli birikimleri ile bizleri bilgi sahibi yaparlar kose yazari abilerimiz, ablalarimiz (bayanlar pek abla denilmekten hoslanmazlar ama baska ifade sekli bulamadim). Ama bu amator arkadaslardaki ifade etme lezzeti bir baska, bazen tekrar tekrar okuyorum bazi paragraflari. Umarim zamani gelince layik olduklari yere gelir bu degerli arkadaslarimiz.
Bir de kendini gostermek icin kapidan kovsan pencereden girecek sekilde hareket eden arkadaslarimiz da var, tabi onlar olmadan bu isin tadi olmaz, onlar farkinda degiller ama siritiyorlar sistemin icerisinde. Her sinifta nasil dikkati cekmek isteyen birisi cikiyor ise burada da olmasi dogal.
Belki Turkiye'mizde dogal ama yalan soyleyen insan gelismis ulkelerde toplumun disina itiliyor ve suc islemis oluyorsunuz yanilttiginiz icin birilerini. Onun icin birilerini yalancilikla suclarken cok dikkat etmek gerekiyor, burada yazdigim konu ile ilgili olarak yalancilikla suclandim. Bu durum beni cok uzdu yazmayi birakmayi dusundum "hicbir cikarim olmadigi halde neden boyle bir durumla karsi karsiya kaldim" diye, bu seferde suclamayi kabul etmis olacagim, mecburen yazmaya devam ediyorum.
Arkadaslar arasindaki dayanismayi gorunce duygulaniyor insan, herbirinin cabasi takdire deger. "Neden boyle bir calisma yillar once baslamadi?" diye sormadan edemiyor insan. Cunku herkesin kendisine gore bir cevresi var. Bu kadar guzel ifade edebildiklerine gore anlatmak istediklerini, cevrelerindeki insanlarida etkileme yeteneklerini tahmin etmeye gerek yoktur. Bunun icine bir de temiz kalp ve guzel ruhlarini ilave ettikleri zaman ortaya cikan tablo insani kiskandiracak niteliktedir.
Her ne kadar gec olsa da bu diyologun baslangici guzel insanlar arasinda, zaman gectikce kendini gosterecektir dostluk, beraberlik ve dayanisma. Bir guc olarak cikacaktir toplumun karsisina ama korkutacak bir guc olarak degil. Umut olan, inanilan, guvenilen, saygi duyulan, sevgiyle bakilan, duygulandiran bir guc. Bunun olusmasinda Milliyet gazetesinin hazirlamis oldugu ortamin ne kadar onemli oldugunu, her zaman daha iyisini yapmaya calistigini, yazmadan vazgecersem bu iste emegi olan insanlara haksizlik etmis olacagimi dusunerek yazma ihtiyaci duydum. Bu blog calismasinda emegi gecen herkese tesekkur etmek istiyorum.
Insanlarin bazen motivasyona ihtiyaclari vardir. Ben de bugun boyle bir yazi yazma ihtiyaci duydum, bilmiyorum aslinda hesapta boyle bir konu yoktu ama baska bir konuyu yazmak icin gectim bilgisayarin karsisina, tusladigim klavyenin tuslarindan boyle bir yazi cikti.
Bazen kelimelerin gercek karsiliklarini yazamayabilirim uzun sure kullanmadigim icin o zaman da komik bir cumle cikar(ust paragrafta tusladigim kelimesinin karligini bulamadigim gibi), eger boyle bir sey olursa simdiden ozur dilerim.
Hersey gonlunuzce olsun