​ Blog yazmak üzerine "ekşi" sözler / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '16

 
Kategori
Blog
 

Blog yazmak üzerine "ekşi" sözler

Blog yazmak üzerine "ekşi" sözler
 

Ekşi sözlükte blog yazmak ile ilgili parçalananlar:

 “İnsanlar kendini konuşarak anlatamıyor ya da ciddiye alınmıyor. Günlük tarzındaki bloglar bu açığı kapatmaktaki en büyük oluşum. Ukalalar (yani BİZ oluyoruz) yazın dilinde daha törpülüdür her zaman. Blog yazmak bu günlerde kendini anlatabilmenin bir diğer yolu.”(Evet, anlatacak çok şeyimiz var ve bu yüzden yazıyoruz ama yazmamız bile yeterli olmuyor.)

“Düşündüklerimi yazıyorum kisvesi altında birilerinin okuyacağını umarak ya da bilerek yazılmış elektronik ortam teşhiri. “(Elektronik ortam teşhiri; bu kavramı bir hayli sevdim. Bana yıllarca boşuna kızmışınız; nitekim kendimi teşhir etmişliğim az değildir ve tam da blog yazmak üzerine doğru bir davranışmış bu yaptığım.)

"Never have so many people with so little to say said so much to so few." ile pek güzel özetlenmiş şey. Türkçe meali: Söyleyecek çok az şeyi olan çok sayıda insanın bunu söylemek için çok az kişiye çok şey söylemeleri. (Bizim Milliyet Blog ortamındaki son dönemi anlatıyor gibi; özellikle okunma oranları açısından)...

“Blog yazan kişinin yazma sebebine göre değişkenlik içerir:

Birincisinde, herkes okusun, beğensin, paylaşsın gibi bir derdiniz varsa internette bununla ilgili bir çok öneri var ki şayet bunları yaparsanız aşağı yukarı bir beğeni düzeyi yakalayabilirsiniz. tabi kaleminiz kuvvetli olması şartıyla! (Bugünlerde bu bile zor. Okunma oranları yerlerde...)

İkincisinde ise, kafanıza göre yazar, rahatlarsınız, canınız istediğinde yazar canınız istemediğinde hiç uğramazsınız. Elektronik bir günce şeklinde geçmişinize bakmanızı-izlediğiniz diziler, filmler, okunmuş kitaplar gidilmiş ve gidilecek yerler, haleti ruhiyeniz tarihe sıralı bir şekilde not düşülür-sağlayacak korunaklı bir alan oluşturma derdindeyseniz, hiç de kendinizi kasmaya gerek yok. Rahat olun yeter.” ( Yıllarca böyle yaptık ve bir hayli eleştiri aldık. Ve sonrasında bulunduğumuz ortama uyum sağlayarak doğru yazım şeklini bulduk. Ne yalan söyleleyim; blog ortamı sayesinde birçok sorunumdan yazarak kurtuldum. Ve bunu yaparken sizleri bazen hırpalamışsam eğer, hepinizden ayrı ayrı özür dilerim.)  

“Arama motorlarından gelecek ziyaretçileri memnun edecek içeriğe kasmayın, onun yerine bir şekilde ziyaretçiniz olarak siteye gelen kişiyi sürekli takipçiniz yapmaya uğraşın.” (Takipçimiz yapmak için ne yapmamız lazım? Tamam konuyu kastırmayacağız da, insanları konuya nasıl bağlayacağız? Her daim spor, dizi ve yemek mi yazacağız çok okunmak için?)

Gördüğünüz üzere bugün pek kasmadan pek eften püften ve daha çok başkaları üzerinden yazarak okunma oranımı artırmayı denedim. Bakalım başarılı olabilecek miyim?

Siz ne dersiniz?

 

 
Toplam blog
: 631
: 293
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric'i külden yarattım. Tamamıyla benim eserim. Söyleyeceği çok sözü, söylemek istediği az sözü. ..