Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
704
 

Blogcular beni duyuyor musunuz?

Blogcular beni duyuyor musunuz?
 

Bugün Milliyetin Internet’teki sitesinde şöyle bir haber vardı.

Uluslararası haber ajansı AFP, Türkiye'deki türban tartışmalarıyla ilgili olarak abonelerine bir dizi fotoğraf servis etti. AFP'nin "İslam modası" başlığıyla tüm dünyaya sunduğu fotoğrafların açıklama notunda şu ifadeler kullanıldı:

"Kamu kurumlarında, idari makamlarda ve üniversitelerde yasaklanmış olmasına karşın, başörtüsü Türkiye'de oldukça yaygın. Modaya uygun giyinen jean'li genç kadınlar bile başörtüsü takabiliyor. İstanbul'un bazı bölgelerinde, özellikle de Asya tarafında ise İran usulü kara çarşaf giyen kadınlara rastlanıyor."

Bir anda Türk olmadığımı var saydım. Bir yabancı bizi nasıl tanımalı. Bir Arap olarak hanımlarımızın basları kapalı mı, yoksa bir Avrupalı gibi çağdaş olarak giyimli basları açık mı? Avrupa Topluluğuna girmek için çapa sarf eden AKP hükümetinin basındaki başbakanımızın eşi türbanlı olması nedeni ile artık Avrupalı bizi bir Arap gibi görmekte. Hatta turist olarak yurdumuza gelen yabancıların ilk uğrayacağı yer olan İstanbul ve işte İstanbul manzaraları. Bunları gördükçe benim içim kararıyor. Zaten karattılar bile.

Atatürk’ün kurmuş olduğu yurdumuzun insanlarına bakın. Sonra Atatürkçüğüm deyip meydanları dolduruyoruz. Türban basını almış gidiyor ve bunun sonu nereye varacak kim bilir. Feryat ediyorum, sıkılıyorum, içimden bir şeyler yapmak, bu tehlikeyi önlemek için de bir şeyler yazmak geliyor MB’ta. Beni duyan yok mu? Allah adına, bir ses verin, siz de bir şeyler yapın benim gibi! Çünkü memleketimiz elden gidiyor! Bakın şu kara çarşaflılara, tıpkı İranlılar gibi, Araplılar gibi! Sizler de onlar gibi olmak mı istiyorsunuz yoksa?

Hayır! Ben Avrupalı gibi yaşamak ve nihayetinde de Avrupa Topluluğuna girmek istiyorum. Eğer onlara boyun eğersek, Atatürk’ün bize bıraktığı tüm değerleri bir anda kaybedebiliriz.

Hatırlatılır!

Ahmet Üstündağ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama bazı aydınlarımız da ne yazık ki,hala demokrasi adına onların demokrasiyi ortadan kaldırma yolundaki takiyyelerini savunma aymazlığına düşüyorlar..Sevgilerimle...

Neşe İleri 
 12.05.2007 17:30
Cevap :
Hiç sanmam çünkü onlar o hataya düşerlerse ben onlara aydın kişi diyemem. Saygılarımla.  13.05.2007 21:37
 

Kimseye bize davranılmasını istemediğimiz gibi davranmamalıyız. Onlar (ileri bir tarihte) bana saygı göstermeyecekse, ben de onlara (şimdiden) saygı göstermeyeyim mantığını ben tasvip edemiyorum. Demokrasi herkesin herkese saygı duymasıyla mümkündür. Kendi fikirlerimizi azınlıkta kalmamıza rağmen dayatmaya kalkışıyorsak bunda demokrasi denmez. Geleneksel olarak başı örtülüler çoğunlukta ama bana, eşime, kızıma bu güne kadar kimse örtünmesi yönünde bir dayatmada bulunamadı. Zaten bulunamazda. Ama maalesef biz onlara kendi yaşam biçimimizi dayatmaya kalkışıyoruz. Eğer hukuka güveniyorsak, bunun olamayacağına da güvenmek gerekir. Saygılarımla

Matilla 
 08.05.2007 10:36
Cevap :
Yine mi sen? Evet şimdi demokrasi var ve onlar bu demokrasinin gereklerini yapmamı yani saygı göstermemi istiyorsun. Evet sizinle bir konuda anlaşamadık herhelde. İlerde şeriat düzenine geçmeyeceğimizi kim garanti edebilir. Siz edebiliyor musunuz? Edebiliyorsanız tamam sizinle hem fikirim. Bu konuda haklısın. Fakaaaaat şunu sakın unutmayın ki ilerde bu düzen böyle giderse eğer, bozulmaya yüz tutacaktır. Benim korkum bu. Yani şeratın Türkiye'ye girmesi. Bu demektir ki İran'da ve diğer şeriatla yönetilen müslüman ülkelerde olduğu gibi ''dışarıda açık gezeceğim'' deyin bakalım. Şeriatı anlamak için galiba Türkiye'ye şeriatın girmesi lazım. O zaman demokrasiyi çok arayacağız. Saygılar.  08.05.2007 11:49
 

Bana mail adresinizi yazın size Atatürkün eşi lLatife hanımın kara çarşaflı resimlerini göndereyim. Yani eskiden moderndik de şimdi geriliyoruz gibi bir durum yok. Aksine o zamandan bu güne epey yol aldık. Ama sonuçta gerçeklik şu ki Türk kadınının % 60 dan fazlası hala bir şekilde örtünüyor. Bunda da utanılacak bir şey yok. Cahil ve hurafelere göre yaşayan insanların baş örtüsünde, türbandan veya çarşaftan medet umması iyi değil ama bir gerçek. Utanılası durum ne biliyormusunuz? Biz aydın geçinenlerin bir türlü demokrat olamayışımız. Ordu müdahalelerini sineye çekmemiz. Hukuk skandallarını kabullenmemiz. Yasakçı zihniyetlerden vaz geçmememiz. Onlar türban takıyorlarsa bize ne bundan. Cumhuriyetimizin geleceği bir türbana bağlıysa ölmüşüz demektir.Yani şimdi kadınların türbanlarını ve çarşaflarını zorla çıkarttığımızda Avrupalı mı olacağız? Hayır bence bizim gibi olmayanlara da saygı duymayı öğrendiğimizde Avrupalı oluruz. Saygılar

Matilla 
 07.05.2007 23:03
Cevap :
Diyelim ki cumhurbaşkanını seçtiler ve bütün kanunları değiştirdiler. Tıpkı 1979 yılında İran'da olduğu gibi devrim yapıp şeriatı monte ettiler. Olma olasılığı var mı? Bence var. Olmasada düşünmek lazım. Peki sorayım size, onlara ''biz hayır böyle yaşamak, açılmak istiyoruz'' diyebilecek miyiz o zaman? Eh öylese onlar bana saygı göstermeyeceklerse eğer, neden ben onlara saygı duyayım ki! Eğer demokrasinin gereği buysa ilk önce onlar öğrensinler demokrasinin gereklerini. O zaman demokrasi diye bir şey kalacaksa. Saygılarımla.  08.05.2007 0:52
 

Avrupalı gibi yaşamak, türbanlı ya da çarşaflı birini görünce cinleri tepesine çıkmak ve onları elbirliğiyle temizleyeceğiz demek mi Ahmet bey? Sokakta türbanlı gören bir Avrupalı acaba ne düşünüyor, nasıl bir tepki veriyor? Yoksa biz kendi kendimize, bize has bir Avrupalılık mı yaratıyoruz. Hem nasıl temizleyeceğiz bunları, zorla açarak mı, döverek mi, öldürerek mi, sokağa çıkmasını yasaklayarak mı, bunu da iyi düşünmek lazım.

Ahmet YILMAZ 
 07.05.2007 16:33
Cevap :
Nasıl mı? Ben de bilmiyorum ama görev hepimize düşüyor. Atatürk ilke ve inkılaplara sıkı sıkı bağlanarak elbette. Onun çizdiği yoldan hep beraber ilerlemekle mümkün olabilir. ''Bir elin nesi var, iki elin sesi var'' sözünü hatırlatarak. Yoksa onlar bu davayı kazanırlar. Buna imkân vermeyelim. Sevgi ve saygılarımla.  07.05.2007 16:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1222
Toplam mesaj
: 180
Ort. okunma sayısı
: 3170
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster