Blogda intihal iddiası ve beklenen özür borcu / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '08

 
Kategori
Blog
 

Blogda intihal iddiası ve beklenen özür borcu

Blogda intihal iddiası ve beklenen özür borcu
 

http://img478.imageshack.us/img478/350/trkesinanolueh8.jpg


Bu milliyet blog ortamında yaşanılan bir intihalin gerçek hikayesidir. Blog yazarlarından Başak Altın 26.09.2008 tarihli ‘’Bir intihal ve Bekeriya Çelebi Hikayesi ‘’ isimli yazısında 06.12.2006 tarihinde yazdığı bir yazıdan dolayı intihal yapıldığını iddia ediyor. Yazısında isim vermese de blogdaki yazıları takip eden ve biraz tarih merakı olan insanların çok rahatça tahmin edebileceği bir ismi suçluyor. Başak Altın, zamanda , tarihte yolculuk yapma ve olayları anlatma fikrinin kendisine ait olduğunu ve bu konuda ilgili blog yazarının intihal yaptığını yazdı. Hatta blog yazarının bir radyo da proğram yaptığını ve bu formatta bir yapım düşüncesi olduğu düşüncesi istihbaratı aldığını da yazdı. Doğal olarak kimden bahsettiğini açıklıyor ancak ismini vermiyor.

Burada yazıyı okuyup tepki veren insanları anlamak mümkün çünkü bir yazar ciddi bir suçlamayla ortaya çıkıyor ve eserinin, fikirlerinin çalındığını iddia ediyor. Ancak gerçekler hiçte öyle değil. Çünkü suçlamayla karşı karşıya kalan kişinin yazılarına bakan herkes yazarın hayal dünyasının, yazım tekniğinin, kurgunun ve seçtiği konuların tamamının orijinal olduğunu ve kesinlikle intihal olmadığını anlar. En basit örnek olarak yazar blogda ilk yazısını 03.07.2006 tarihinde ‘’gökler bulutlu efem’’i yazar. Bu yazısında yaşlı bir maket ustasının kurgulanmış hikayesi var ve burada yaşlı adamın yaptığı maketin gerçeğe dönüşüp adamı 87 yıl öncesine götürmesi ve orada tarihi hikayeleri canlı tanıklar olarak okurlara aktarması var. Yani intihal iddiasına konu yazıdan 5 ay önce yazılmış benzer bir formatda özgün bir yazı. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=1461
Başka bir örnekte yazarın 08.10.2006 tarihinde yazdığı ‘’Bohçacı geldi hanım’’ isimli yazısından. İntihalle suçlanan yazarımız burada aynen şu ifadeleri kullanıyor; ‘’Kuantumları aşmış biri olarak arada bir ‘’foton’’ olup zaman-mekanda yolculuğa çıkıyorum ya sevgili dünyalı kardeşlerim.Bir bohça dolusu yepyeni eskiler getirdim size geçmişten. Tarihte ‘’ortaya karışık’’ ilginçlikler var efendim bohçamızda. Biir bir sayalım şimdi…’’ Burada tarihe bir yolculuk yapıyor, daha sonra mr. Spokla ilgili bir espiri yapıyor. Yani zamanda ileri ve geri gidebilen ve tarihi olayları sanki oradaymış gibi anlatan hikayeci var yazarın yazılarında. Yani Başak hanımın iddiasından iki ay önce yazmış bu yazıyı.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=9263
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=12004
Yazarın başak hanımın ilk yazısından önceki tarihlerde benzer formatta yazdığı pek çok yazısı var. Hatta Başak hanım suçladığı yazarın tarih konulu bir bloğundan oldukça etkilenmiş olacak ki 15.09.2006 tarihindeki bloğuna ‘’vay anasını dedim yani, bu bilgiler içinde teşekkürler ilginç bir blogtu benim için.tarih konusunda, özellikle de ortaçağ’a merakım çok sanırım o yüzden’’ diye yorum yazar. Suçlanan yazarda yorumunuz sonrası sayfanızı inceledim ve sıcak ve sevimli bir tarzınız var diye cevap yazar. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=7019

Bu arada suçlanan yazarın 113 bloğundan 57 tanesi tarih kategorisinde. Diğer bloglarda da tarihi alıntılar fazlasıyla mevcut. Suçlama da bulunan yazarın ise 176 bloğundan 34 tanesi kültür sanat, 25 tanesi animasyon, 14 tanesi de blog kategorisinde ve tarih kategorisinde bir yazısı bulunmuyor. Çok ilginç bir ayrıntı bence.

Ayrıca suçlanan kimse bir proğram yapımcısı ve bütün hayatı proğram yapmakla, reji, kamera vb geçtiği için kameraman bir kahraman kendisine seçmesi ve bununda çok matrak bir insan olması kadar normal ne olabilir?

Kısaca Başak hanımın iddiaları kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kusura bakmayın ama burada intihal mevcut ancak intihali yapan intihal suçlamasında bulunan kişi bence. Başak Hanım sanırım bilinçaltından etkilenmiş ve yazarın kurgusunu içselleştirmiş ve sanki kendi fikri gibi bir psikolojiye kapılmış. Çünkü suçlanan yazar aslında tarzıyla olsun Başak hanımın iddia ettiği tarihten önceki verdiği örnek yazılardan olsun bir intihal yapmadığını ispat ediyor. Başak Hanım bu iddiada bulunmadan önce yazarın eski yazılarına bir göz gezdirse, yazara bir not iletse ve düşüncelerini belirtse belki de böyle bir haksız suçlamada bulunmayacaktı. Suçlamada bulunan Başak Hanımın bir özür borcu var bence. Başak Hanım, bu gerçekler ışığında, en azından fikir ve düşünceye karşı bir saygısı varsa borcunu yazacağı özür bloğuyla yazması gerekiyor.


 
Toplam blog
: 166
: 1969
Kayıt tarihi
: 30.09.06
 
 

Sıcak bir Ankara yazında, 1975 yılında doğmuşum. İlk gençliğim Ankarada geçti. Üniversite yılları..