​ BM Filistin oylamasında 'Çirkin Amerikalı' yalnız yapayalnız kaldı!..' / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '12

 
Kategori
Güncel
 

BM Filistin oylamasında 'Çirkin Amerikalı' yalnız yapayalnız kaldı!..'

BM Filistin oylamasında 'Çirkin Amerikalı' yalnız yapayalnız kaldı!..'
 

Let's Go Palestine!..


Filistin yönetiminin statüsünün ‘üye olmayan gözlemci devlet’ statüsüne yükseltilmesi BM’ye yaptığı başvuru 138 EVET oyuyla KABUL edildi.

193 üye ülkeden HAYIR oyu kullanan 9 ülke: ABD, İsrael, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Panama, Marshall Adaları, Mikronezya, Paulu ve Nauru şeklinde oldu.

Kalanlar ‘çekimser’ oy kullandılar. Oldum olası bu ‘çekimser’ sözcüğüne ‘gıcık’ oldum, ‘anlam’ yakalayamadım. ‘Çekimser’ sözcüğü bana‘kararsız’ ‘istikrarsız’ ‘kişiliksiz’ ‘kişiliği’ anımsatır.     

‘60’lı yıllarda çok yaygındı ‘Çirkin Amerikalı.’ Genellikle, ‘siyasi’ bir ‘çirkinlik’ için kullanılırdı.

‘60’lı yıllar “komünizmin” tüm Dünya’da özellikle ‘az gelişmiş’ ve ‘gelişmekte olan’ ülkelerde ‘zirve’ yapmaya başladığı dönemdi.

Ülkemizdede ‘Üçüncü Dünya Ülkeleri’nde olduğu gibi‘Komünizmle Mücadele’ gerekçesiyle; İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ‘arkeolog,’ Robert College’de ‘öğretmen’ Anadolu’nun tozlu yollarında ‘Barış Gönüllüsü’ bir ‘Amerikalı’ ‘ajan’ olarak ‘Çirkin Amerikalı’ rolünü üstlenmişlerdi.

İşte ‘O’ ‘Çirkin Amerikalı’ ‘koskoca’ ABD Dışişleri Bakanı Hillary CLINTON oylama sonrasında ‘mahcup’ ve ‘endişeli’ gözlerle Türkiye Cumhuriyeti sıralarına şaşkın, şaşkın bakıyordu. 

Çünkü karşısında T.C. Dışişleri Bakanı DAVUTOĞLU ile sarmaş dolaş olmuş Filistin Delegeleri sevinçgözyaşlarını tutamıyordu.

‘O’ ‘Çirkin Amerikalı’ yanlış ata oynadığını mı düşünmeye başlamıştı?

Filistin Halklarının tırnaklarıyla ‘Devlet’ olma yolunda verdiklerinde mücadelenin ‘kırılma noktası’ olan “Altı Gün Savaşı”ında üstlendikleri rolleri ile “Çirkin Amerikalılar”ın ‘arkaya geçerek’ aldıkları ‘haram puanları’ nasıl toprağa çevirdiklerini irdelemeye çalışacağım.

“Altı Gün Savaşı” veya “Haziran Savaşı,” 05 Haziran 1967’de İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan, 06 gün süren ve Orta Doğu tarihinde çok özel yeri olan bir savaştır.

“Altı Gün Savaşı” daha savaş öncesinde “Arap Dünyası” için 1 – 0 mağlup başlamıştı.

Şöyle ki; Ortadoğu’ya en erken 23 MAYIS 1967’de başlayan silah ambargosu uygulamasına rağmen ABD Başkanı JOHNSON gizlice İsrail’e silah yardımı yapılması için onay vermiştir. 

06 Haziran 1967’de ‘Arap Medyası’ın ABD ve İngiliz Bölüklerinin İsrail’in yanında savaştığını duyurması ‘üzerine tüy dikti.’

Aynı gün Kahire Radyosu ve Al-Ahram Gazetesi: Libya’daki Amerikan Wheelus Hava Üssü’nden kalkan ABD ve İngiliz uçaklarının Mısır semalarında sorti yaptığını duyurdu.

09 Haziran 1967’de Mısır Devlet Başkanı NASIR, sonradan kabul edilmeyen istifa konuşmasında şunları ifade etmiştir:

- Düşman sahillerinde, düşmanın savaş çabalarına yardım eden Amerikan ve İngiliz uçak gemilerinin varlığı geçerlidir. Ayrıca, İngiliz uçakları, gün ışığında Suriye ve Mısır cephelerine saldırdı. Bunun yanı sıra Amerikan keşif uçakları pozisyonumuzu ifşa etti. Abartmadan diyebiliriz ki; düşmanımız hava kuvvetlerinin normal gücünün üç katı büyüklüğünde hareket etti.”

Eylül 1967’de The New York Times’da çıkan bir habere göre, Arap Liderleriyle özel olarak bir görüşme yapan Başkan NASIR; önceden verdiği bilgilerin ‘asılsız’ olduğunu belirtmiştir.

Fakat Kahire Radyosu ve Al-Ahram Gazetesi’nden araştırmacı gazeteci Mohammed HEIKAL ise, bir araştırma sonucu ortaya çıkardığı ‘bulguları’ şöyle açıklamıştır;

- “Suriye ve Mısır’a karşı; İsrail, ABD ve İngiltere arasındaki gizli antlaşma uyarınca kurulan bu ‘işbirliğinin’ tüm kaynak ve belgeleri ortadadır.”

Diğer yandan İsrail’li Tarihçi Elie PODEH’in açıklamasında şöyle söylemiştir:

- “Arap Dünyasında anlatılanların Haziran 1967 Savaşı ile önceden deArap Birliğini kontrol etmeye çalışan emperyalist güçler olan ABD ve İngiltere ile İsrail Devleti de aynı fotoğraf karesine konulmuştur.”        

‘Altı GÜN Savaşı’ yazarı tarihçi Michael OREN’e göre:

- ‘Şark kurnazı’ ‘Arap Liderleri’ Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden ‘diplomatik’ ve ‘askeri’ yardımları ‘duble garantiye’ almak amacıyla ‘asılsız’ ve ‘yanıltıcı’ beyanda bulunmayı alışkanlık haline getirmişlerdir.”

Savaş sonunda, üç önemli olgu gerçekleşmiştir:

1 – Mısır’dan Sina Yarımadası’nı,

2 – Suriye’den Golan Tepeleri’ni,

3 – Filistin’in Gazze Şeridi ile Batı Şeria topraklarını alan İsrail, topraklarını dört katına çıkarmıştır.

Bugüne kadar BM Kararlarını tanımadığını ‘deklare eden’ İsrail,  SAM AMCASI’nın himayesi altında Sina Yarımadası dışında diğer toprakları ilhak ettiğini açıklamıştır .

İşte ‘Çirkin Amerikalı’ Bak…Nihayet ‘Hak yerini buldu!..’

FİLİSTİN Devleti de BM üyesi artık… kaldığı yerden devam edecektir.        

 
Toplam blog
: 392
: 908
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..