- Kategori
- Siyaset
Böbürlenme Türkiye Büyük Millet Meclisi, senden büyük Anayasa Mahkemesi var...

Hangisi büyük? "Atanmşlardan" oluşan AYM mi, yoksa "seçilmişlerden" oluşan TBMM mi?
Elbette, 17 atanmış kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi, halk tarafından seçilen üyelerden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden büyük değildir...
Ancak aldığı kararların, TBMM'nin iradesinin üstünde olduğu açıktır.
Bu bloğun amacı, Anayasa Mahkemesi'nin varlığını sorgulamak değildir. Ancak, AYM'nin ne zaman, hangi koşullarda ve ne maksatla anayasaya konduğunu -- farklı şekillerde yorumlasak da -- hepimiz biliyoruz. Ama şimdiki konumuz bu değil; zamanı gelince o da, "demokratik değerler" açısından elbette sorgulanacaktır...Bu sorgulamanın da, Cumhurbaşkanı seçimlerinden sonra, Türkiye gündeminin tamamen meşgul edecek "Başkanlık Sistemi" ve bu sisteme uygun bir "anayasanın yapımı" sırasında yapılacağını düşünüyorum.
Ben, bu bloğumda, birbiri ile ilintili iki konuyu irdelemeye çalışacağım :
1. ANAYASA MAHKEMESİ'NİN İRADESİ(kararları), --karar alma çoğunluğu açısından-- MECLİS İRADESİ'NİN(kararlarının) ÜSTÜNDE Mİ OLMALI?
2. ANAYASA MAKKENMESİ, KARARLARINI "salt" YA DA "2/3 çoğunluk" İLE DEĞİL DE, "3/4 çoğunlukla)" ya da "oybirliği" İLE Mİ ALMALIDIR ACABA?
Amacım,"Meclis İradesi" ile "Anayasa Mahkemesi'nin İradesi"ni karşılaştırmak ve AYM'nin aldığı kararların "hak ve adalete ve de demokrasiye" olan "uygunluğunu" ya da "uygunsuzluğunu" sorgulamaktır.
x x x
-- Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş amacı ve görevi...
Anayasa'da yazılı temel hak ve özgürlükleri korumak ve TBMM tarafından çıkarılan yasaların, başvuru üzerine, anayasaya uygun olup olmadığını denetlemek.
Not : Görevlerinin ayrıntıları için 1982 Anayasası'na ve değişikliklerine bakılabilir...
-- Kuruluşu...
Biri "başkan" olmak üzere "17 asil üyesi" vardı...Üyelerin 14'ü Cumhurbaşkanı, 3'ü de TBMM tarafından seçilir. (Nasılı Anayasa'da...)
NOT : Anayasa Mahkemesi, 1961 Askeri Darbesi ile anayasamıza girmiş olan bir kurumdur...Bu kurumun, anayasamıza giriş nedenini, bir başka bloğumda farklı bir şekilde açıklamaya çalışacağım.
Şimdilik, Anayasamızın "siyasi partileri kapatmasını" ve "kararların alınış şeklini", demokratik bulmadığımı ifade etmeliyim.
x x x
Anayasa Mahkemesi kararlarını iki şekilde alır...
1. "Anayasa değişikliğinin iptali" ve "parti kapatmaları" davaları dışındaki davalarda, kararlarını "salt çoğunluk" ile alır.
NOT: 17 üyeden oluşan AYM'nin "salt çoğunluğu", üye sayısı olarak 9; yüzde olarak ise, %52.9'dur.
2. "Anayasa değişikliği iptali" ve "parti kapatma" davalarında ise, 2/3 çoğunluk aranır.
NOT : 17 üyeden oluşan AYM'nin, 2/3 oranı, üye sayısı olarak, 11.33; yüzde olarak ise, %66.64
Şimdi, AYM'nin bu karar alma şeklinin, "hak ve adalet ve de demokrasiye" ne kadar uygunsuz olduğunu, TBMM'sindeki milletvekillerinin sayıları ve Meclis'teki partilere dağılma oranları, yani "Meclis iradesi" ile karşılaştırarak açıklamaya çalışacağım.
Aşağıda açıklamaları okurken, TBMM üyelerinin halk tarafından seçildiğini yani halkın iradesini temsil ettiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ise, atanmışlardan oluşan bir kurum olduğunu göz önünde tutmanızı isterim.
Örnek olarak 2011 Genel Seçimler alınmıştır.
TBMM, yani "meclis iradesi", 550 milletvekilinden oluşmuştur. Milletvekillerinin sayısı ve yüzdeleri aşağıdaki gibidir :
A Partisi : 327 Milletvekili(% 59,45)
B Partisi : 135 " (% 24.54)
C Partisi : 53 " (% 9.65)
Bağımsız : 35 " (% 6.36)
----------- -------------
TOPLAM : 550 (% 100)
ÖRNEK-1 :Şimdi diyelim ki, A Partisi bir yasa tasarısı hazırlıyor ve TBMM'e sunyor, Meclis'te yapılan oylamada, A Partisi'nin kendi oylarıyla yasa tasarısı kabul ediliyor.
Kabul yüzdesi : %59.44
Meclis'teki diğer bir ya da iki parti, yasa tasarısını beğenmedikleri için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyorlar...
AYM, üyelerinin % 52.9'luk kararı ile bu yasayı iptal ediyor...Şimdi ne oldu? 17 kişilik AYM, üyelerinin 9'u yani %52.9'luk çokluğu, Meclis iradesinin %59,44'ünün üzerinde bir tasarruf göstermiş olmadı mi?
ÖRNEK-2 : Yine diyelim ki, A partisi, bir anayasa değişikliği önerisi hazırladı. Bu öneri, C Partisi ve Bağımsız milletvekillerinin desteği ile, yani Meclis İradesi'nin, toplam %75.46'nın oyları ile Genel Kurul'da kabul edildi ve yasalaştı.
B Partisi, yasayı beğenmedi ve iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu... Konu, Anayasa olduğu için, AYM, "2/3 çoğunluk" oranını kullanıyor ve % 66.64 ile bu yasayı iptal ediyor.
Yine, AYM'nin, %66.64 oy çokluğu, Meclis İradesi'nin % 75.46'sınının oy çokluğunun üstünde bir işlev görüyor. Bir anlamda, AYM aldığı bu azlık kararla, TBMM'nin aldığı çokluk kararını yok sayıyor.
Benim önerim; şimdilik, Anayasa Mahkemesi, tüm kararlarını en az 3/4( yani%75 oy çokluğu ile) ve "oybirliği" ile almalıdır.
Ayrıca, AYM'nin, geçmişte örneklerini gördüğümüz, "musluk kapatır" gibi, siyasi parti kapatma işlevini, görevleri arasından çıkarmasını isterim. Ben bunu, bir sınıfta yaramazlık yapan birkaç öğrenci yüzünden öğretmenin, bütün sınıfı "sıra dayağından" geçirmesine benzetirim.
SONUÇ :
Eğer yeni anayasanın yapılmasına devam edilirse, bu konunun tartışılmasını isterim. Ben şahsen, "atanmışların", Meclis iradesine egemen olmasını istemem...Atanmışların, halkın oyları ile seçilmiş olanlar üzerindeki üstünlüğü ne kadar demokratik olabilir ki?
Halkın oylarıyla oluşmuş Meclis İradesi ve yine haklın oylarıyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı karşısında, atanmışlardan oluşan bir Anayasa Mahkemesi'nin varlığı , yukarıda da değindiğim gibi Cumhurbaşkanı seçimlerinden sonra sorgulanacak gibime geliyor.
NOT : Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Türkiye'nin güncelini en çok meşgul edecek konuların başında;
1. Başkanlık Sistemi
2. Başkanlık sistemine uygun bir anayasa
3. Çözün ve Barış Süreci
4. Türkiye'nin yeni idari yapılanması
5. Başkanlık Sistemine uygun olarak siyasi partilerin yeniden yapılanması
Güncel siyasi konularla ilgilenen arkadaşlarımın, şimdiden bu konularda hazırlık yapmalarını naçizane öneririm...Çünkü bu konuların tartışılması en az 2-3 sene sürecektir.
cdenizkent