- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Boşanma (II) çarşıdan aldım bir tane eve getirdim bin tane boşanmaları

.
Bir önceki yazımızda, perşembenin gelişinin çarşambadan belli olduğu boşanmaları incelemiştik. Bugün ise, ''çarşıdan aldım bir tane eve getirdim bin tane'' boşanmalarını inceleyeceğiz.
Bu boşanma çeşidinde, nikâh akdi imzalandıktan sonra yaşanan sürecin her anı sürpriz olabilir.
Hiçbir şey beklenen olmadığı gibi, yaşanan ya da karşılaşılan birçok şey hâyâl kırıklığı yaşatabilecek ölçüde de yıkıcıdır.
Hepinizin aklına, nikâhtan önce çiftlerden birinin gerçek yüzünü gizlediği, bunu sonraya sakladığı gelebilir.
Evet bu kısmen doğrudur.
Yani nikâh kıyılına kadar kişi gerçek yüzünü göstermeyebilir.
Örneğin erkekte ahlâksızlık tavan yapmıştır ancak yabancı hiçbir kadına bakmayan, onlarla ilişkiye girmek istemeyen, karısına sonuna kadar sadık birisi gibi davranabilir.
Fakat nikâhtan sonraki günlerde ne kadar aşağılık ve beş para etmez kalitesiz bir insan olduğu ortaya çıkabilecektir.
Tam tersi, kadın, kendisini, çok dürüst göstermeye gayret etmiş ve büyük ölçüde de başarılı olmuştur.
Ancak nikâhtan sonraki süreç, kadının rafine bir o...pu olduğunu göstermiştir.
Ancak bir nokta önemlidir.
Her ne kadar ilk anda akla gelen, taraflardan bir tanesinin gerçek mizacını gizlediği ve bunu imza atıldıktan sonraya sakladığı olsa da gerçekte boşanmanın sebebi yalnızca bu değildir.
Bazen öyle çiftler vardır ki, her biri ayrı ayrı bireyler olarak oldukça faydalıdırlar.
Çevreleri tarafından sevilen ve aranan kimliklerdir.
Ancak bu iki ayrı karakter bir araya geldiğinde geçinemeyebilirler.
İşte ''çarşıdan aldım bir tane eve getirdim bin tane'' boşanmalarında gördüğümüz temel sebep yalnızca tarafların gerçek yüzünü gizlemeleri, nikâhtan sonraya saklamaları değildir.
Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, her biri ayrı ayrı iyi insan olan eşlerin, bir araya geldiklerinde sinerji yaratamamaları da, bu sürprizi doğurabilir.
Burada önemli olan, tanışma, çıkma ya da nişanlılık dönemlerinde, evlilik birlikteliğinin yürümeyeceğine dair herhangi bir emare olmadığıdır.
Her şey yolunda, işler tıkırındadır.
İlişki, nikâh akdinden önce, İsviçre saatleri gibi işlemektedir.
Kimse eve gidildiğinde, yani evlilik başladığında bir şok yaşayacağına ihtimâl vermemektedir.
Fakat sonuç bir sürprizdir.
Hem de herkes için.
Bir sonraki yazımızda 'tedrici boşanmaları' inceleyecek ve üç bölümlük yazı dizimizi sonlandıracağız.
Sabrın sonu ile