- Kategori
- Güncel
BÖYLE DOSTLUK DÜŞMAN BAŞINA
Bir dostun var, geçmişte yaptığı kritik hamlelerle ülkeni altından çekip almış; kurduğu sözde okullarla ülkeni terör bataklığına çevirmiş, Merzifon’dan Sivas’a Harput’tan İstanbul’a her yerde sözde okullarla terörü azdırıp, yüzyıllarca kardeş kardeş yaşayan halkları birbirine düşman etmiş; kim adı nedir bu ülkenin? (Türk ve Ermeni Türk ve Yunan gerçek aydınları varsa bu ülkenin kışkırtmaları ile binlerce yıllık huzur coğrafyası kan denizine dönmüşse, bir devletten özel yetiştirilmiş misyoner papaz, öğretmen, doktor kılığında geldiler) Amerika Birleşik Devletleri. Sözde müttefik…
Silah yapacağım, ordumu güçlendireceğim desen, hayır yapamazsın, benden al diyor. En kritik zamanlarda vermiyor. Ambargo koyuyor. Kıbrıs’ta tehdit ediyor.
“Araba yapacağım”diyorsun, “tarım senin neyine yetmiyor” diyor. Engel oluyor. Yıllar geçince anlıyoruz Türkiye’de kaç tane darbe olmuşa hepsinin arkasında Amerika var. 12 Eylül öncesinde meğerse sağın da ipi elindeymiş solun da ipi elindeymiş. En son sözde bir imam, Diyanette müezzinken Amerika desteği ile dünya imamı oluyor. Futboldan siyasete, ticaretten her yere giriveriyor. Biri bitmeden bir başlıyor, papyonlusu da onun gözünün içine bakıyor, sarıklısı da bu nice iştir bilinmiyor. Adamlar işi biliyor.
Araba yapsan, el arabası neyine yetmiyor. Sonra suyunu, tarımını düşün, dünyanın en büyük tarım üreticisi adamlar. Açlıkla terbiye edecek, edilecek bir millet.
Kendilerine karşı çıkanlar için binlerce alternatif senaryoları var. Amerika, İslam Dünyasının korkarım tek ve gerçek patronu. Arap liderlerinin durumu en son bunu ortaya döktü. Şimdilerde yine ambargolar, yine düşmanlık naraları atan bir Amerika var karşımızda. Bu ülke şimdiye kadar bizim ülkemizin sonunu getirmese de nefes aldırmak istemiyor. Böyle dostluk düşmanın başına? Dost seçen efendi mi seçmiş yanlışlıkla işte bu bilinmiyor? Jhon Dewey’le başlamıştı süreç, kesintisiz devam ediyor.