- Kategori
- Güncel
Bu çocuklar o çocuklar

Bu çocukta büyüyecek geleceğine bakıyor
Yıl 1999 sınıfa giriyorum. “Çocuklar bu gün ben çok öfkeliyim. Eğer beni üzerseniz size nasıl bir tepki vereceğimi bilemiyorum. Onun için bu gün sizden anlayış bekliyorum. Beni kırmayacağınızı umuyorum. Ben de sizi kırmak zorunda kalmam.” İki ders saatinin sonunda zil çaldı kitaplarımı topladım teneffüse çıkacağız. Çocukların hepsi kapının önünde durdu ve benim dışarı çıkmamı engellediler. Ben “Ne oluyor neden çıkmamı engelliyorsunuz?” hepsi bir ağızdan “Ama öğretmenim bize öfkeliyim dediniz. Sizi izledik hiç öyle görünmüyordunuz. Neden öyle söylediniz? Biz anlayamadık çok da iyiydiniz bu gün.” Ben güldüm “Sabah derse gelirken trafikte çok canım sıkıldı. O gerginlikle size karşı olumsuz bir davranışta bulunabileceğimi ve size kendimi ifade etmek gereksinimi duyumsadım. Haklıymışım sizler de ben de daha dikkatli olduk ve birbirimizi kırmadık. Bu bize yeni bir şey öğretti bir daha kendimizi ifade ederek önlenemeyecek kırıcı davranışların önüne geçebiliriz. Burada eğitim öğretim yaptığımız kadar yaşamımız için gereken birçok anıyı da biriktiriyoruz. Öğretici anılarımızı da biriktirmek yaşamımıza kalite katacaktır. Ben zaten ders sonunda size teşekkür edecektim. Siz daha erken davrandınız.”
İşte bu çocuklar gezide direnen çocuklar o çocuklar. Onlarla birlikte çok güzel anılar biriktirdik. Ben onları o zaman da çok sevmiştim şimdi de çok seviyorum.
O gün o sınıfta ilk yazılı sınav yapacağım. Sınıfa girdim. Çocuklar merakla bekliyorlar, gözümün içine bakıyorlar. Sınav kağıtlarını dağıttım. Çocuklar da hiç hareket yok sadece bekliyorlar. “Çocuklar sınav kağıtlarınızı dağıttım başlayabilirsiniz artık yazmaya” Onlar gayet sakin “Başlayamayız öğretmenim.” Ben şaşırdım “Nedenmiş o?” Onlar yine duruşlarını hiç bozmadan “Defterleri ve kitapları toplamadınız. Ya kopya çekersek.” Ben daha da şaşırarak “Neden kopya çekeceksiniz diye defter ve kitapları toplayayım. Ben size güveniyorum. Siz sınav sorularını öğrendiğiniz bilgilerle yanıtlayacaksınız. Neden kopya çekeceksiniz anlayamadım.” Gözlerini fal taşı gibi açtılar koro halinde “Öğretmenim siz bize güveniyorsunuz. Çok teşekkür ederiz”
İşte o çocuklar bu çocuklar. Onlara güven duymadığımızı düşünüyorlardı. Bunun için kendilerini ifade etmekten çekiniyorlardı.
Bir gün odamdaki bilgisayar azizlik yaptı bir türlü sorunu çözemedim. Kapıyı açtım ilk gördüğüm öğrenciye ” Şu bilgisayara bakar mısın. Dilini çözemedim. Hemen oturdu bilgisayarın başına döndü “Öğretmenim gizli bilgileriniz yazılı sorularınız ve notlarımız olabilir. Görebilirim. Güveniyor musunuz?” Güldüm “Neden güvenmiyeceğim. Öyle bir düşüncem olsa sana sormazdım. Henüz daha adını bile bilmiyorum ama senin gibi öğrencilerim olduğu için gururluyum. Teşekkür ederim duyarlılığın için.”
İşte bu çocuklar o çocuklar. O çocukların sesine kulak verdiğimiz için gelecek güven içindedir.
Hani oturup kalkıp “Nasıl çocuklar yetiştirmişiz. Bilgisayar önünden kalkmayan sosyal olmayan bu çocuklardan hani hiçbir şey olmaz” diye ahkam kesmiştik ya işte o çocuklar bu çocuklar. Utanmalıyız içimizden ya da yüksek sesle söylediğimiz onları yargılayan sözlerimizden.
Öğrenmenin ve öğretmenin yaşının olmadığı nasıl da ortaya çıktı.
Geleceğe sahip çıkan bu çocuklar işte o çocuklar…
Bu gün karne günü ülkemin bütün çocukları karne alıyor. Hepsi başarılı, hepsi çok çalışkan. Kutluyorum onları, başarılarının artarak devam etmesi en büyük dileğim...
Direnin çocuklar geleceğiniz için, özgürlüğünüz için, doğa için, sevgi, için, ..., için direnin çocuklar size çapulcu diyenlerin gözünün içine baka baka...