- Kategori
- TV Programları
Bu Kalp Seni Unutur mu Hatırla Sevgili’den öte..

Bu gece inatla ilk bölümü yeniden yayınlanan “Bu Kalp Seni Unutur mu?” dizisini seyrettim. Kitap yakma sahnesinden başlayarak aklıma gelmedik kalmadı. 12 eylül gecesi sabaha doğru rahmetli babam kalk demişti darbe oldu.. Kitaplar.. Bürokrattı, sanırım bilgisi vardı, ya da söylentileri dikkate almıştır, sürekli radyosu açıktı o günlerde…
Aramalar, hücreler Dal’ı bilenleriniz vardır, sarı hücreler.. ’86 da tanışmıştım ben sarı hücrelerle, Öğrenci Dernekleri, YÖK protestosu.. Hücrenin altından ilk önce keskin losyonun kokusu gelirdi, sorgucunun.. Fazla hırpalandık sayılmaz.. Soyup suyu döküp oraya buraya kabloları bağladıklarında korkudan kekelemeye başlayınca sanırım bu adamda bi numara yok diye kanaat getirip dinlendirmişlerdi.
O arada dolaşan bi tanesi islamın beş şartını sormuştu sırayla hepimize.. Bu soru da maaş karşılığı; görevinin icabı mı idi acaba. Hem Müslüman hem Türk, bizde hain.. Tek sebep 5 yıl önce lisede arkadaşlar oda bizimle maden iş -e gelirdi cümlesi.. 13-14 yaşında kominist partisi üyesi olduğum iddiası ile 21 yaşında DGM de yargılanmıştım.
DGM’ye çıktığımda savcı asker üniformalı olduğu için, tamam demiştim polisten kurtulduk; asker iyidir, sülale asker.. Oysa ne ye uğradığımı şaşırmıştım. Savcı Ülkü Coşkun, “emniyetteki ifadeni kabul edeceksin seni sallandırırım" diye bas bas bağırmıştı.
Bana yazıp zorla imzalattılar dedim yok.. yaz dedi... yazıcıya; emniyetteki ifademi kabul ediyorum falan filan… Yoktu ki bi örgüt durumum hakim serbest bıraktı tutuksuz yargılandım.. Hiç birimizin bişeyi yoktu, sola kenarından dokunmuş 5 Gazi Üniversiteli değişik fakültelerden..
Sonrası yargılama süreci stresler korkular, 141 e 5 ten, 5 yıldan 14 yıla…. 3 gün sorguya çekilen kız kardeşimin Ankara Hastanesi psikiyatride geçen ayları. A.Ü Basın Yayın Gazetecilik öğrencisi idi. Hiç alakası yoktu.. Ailecek koministmişiz hiç alakası yoktu, babam kemalizmin askeri, bürokrattı, lojmanda idik, sona Özal görevden almıştı, mahkemelerle geri dönmüştü. Yani efendiler karar verir birileri düşman birileri fedai olur, yani her an herkes yer değiştirebilir. Bu yüzden uzak durmakta yarar var. Allahtan bugünlerde efendiler “Barış” a razı..
Evet dizi, Tomris Giritlioğlu’nun devam dizisini anlatacaktım sözde, aslında böyle hikayelerin daha beterlerini anlatarak başlıyor dizi, daha radikal sağ ve sol grupların içinden, askerin ve polisin işkencenin içinden, olabildiğince gerçekçi...
Kılık kıyafetlerden, oyuncuların renklerine ifadelerine kadar o günleri çok başarılı yansıtıyor. 4O yaş altındaki çoğunluğun; sonbahar neslinin dışındakilerin hiç bilmediği, benim gibi 40-45’liklerin kenarından geçtiği 45- 55 yaşların ise çok acı deneyimlerle geçirdiği yıllar..
Ara ara Kenan Evren demeçlerini veriyor dizi, paşa önceden hazırlanmış bir senaryodaki rolünü paşa paşa oynamaya devam ediyor; iç ve dış düşmanlar edebiyatı, terör....
Askerde sürgün yemiştim, yukardaki abidik gubidik yargılamadan; tabur komutanı bu memleketi kurtarmak size mi düştü diye 1.5 saat bağırıp çağırmıştı, sonrada Gençliğe Hitabeyi oku diye bağırmıştı, ezbere okuyamadım, emir verdi tüm asteğmenler gençliğe hitabeyi ezberleyecekti…Ogün dudağım boydan boya uçuklamıştı..
Emekli olmuş; Uğur Mumcu’nun da komutanı gestapo Vahit.
Bunlar hikayenin hikayesi.. Bu ülkede insanların nasıl inanılmaz hikayeleri var ve bunlar hatırlanmalı yazılmalı, bu devlet bunu bize niye yaptı..?
Dizi de işkence sahnesiyle kocanın karısını dövdüğü sahne müthiş harmanlanmıştı. Kadınlar, analar tüm acıları kat kat fazla yaşadılar, hala analar bacılar ağlıyor, neden?
Bugün haberlerde seyretti iseniz sınırlardan girenlerin sevinçlerini, yakınlarının ağıtlarını acılarını sevinçlerini.. Siyasi mücadeleyle şiddeti beslemeden, oligarşik düzeni beslemeden, elde edilebilecek kazanımları; silahlı mücadeleyle bu hale getirenlerin, bu zulmün meşru kılınmasına aracılık edenlerin meşrulaştırıldığı günlerden geçiyoruz.
Bugün olanları anlamak için yeni nesile bu yaşananların nerden kaynaklı olduğunu anlatabilecek bir dizi "Bu Kalp Seni Unutur Mu"…
Hepimizin geçmişinde; bir yakınında o günlerin ezilmişliği acıları var.. Bu dizide herkes bu anlamda kendinden bir şey bulacaktır. Sahneler hiç abartılı değil.
1993 yılında meydana gelmiş bir olaya ilişkin dünkü gazetede bir itiraf vardı: "Görümlü köyü; ayaklarına kurşun sıktılar, emirle diğerleri de ölene kadar işkence etti, gömdü.."
Hangi insan ne için başka insana bunu yapar?
Bu topluma bu vahşilik neden yapıldı?
Kim için kimler için, hadi sen; sorgucu, işkenceci niye yaptın?
Gurur duyuyor musunuz yaptıklarınızla?
Bu olanlar ve dizi evet Melis Birkan, Bülent İnal, Berrak Tüzünataç ve Okan Yalabık oldukça başarılı, daha iyi olacaklar dilerim dizinin başına bişey gelmez demek geçti içimden yazdım..
12 Eylül sonrası hepimize baskı ve şiddet uygulandı, bu hala aydınlar yazanlar üzerinde hüküm sürüyor. O gözaltı nedeniyle "Güvenlik soruşturması" hiç peşimi bırakmadı, ama bizim Fransaya sığınacak halimiz de kimsemizde hiç olmadı.
Vahşilerin resim çizip toplumu işkence ile hızaya getirmeye çalıştıkları bir dönemde başarılı oldukları; zavallı kılınmış insanların ülkesi burası, ama artık sonu geliyor, ülke yeniden kuruluyor, tüm mazlumlar ayağa kalkıyor.
Biz bunları hak etmedik, vergilerimizi peşin verdik, karın tokluğuna çalıştık, işsizliğe, açlığa katlandık, etnik kökenlerimiz inançlarımız düşüncelerimiz nedeniyle aşağılandık, sürekli kullanıldık, eğitildik, eğik durmaya zorlandık. Bu uygulamaları hep en vatanseverler ve en kurtarıcılarımız yaptı.
Artık vazgeçin bu kıyımdan..
Yeni nesillerinde gençliğini, birlikte uzun yolculuklara çıkma ihtimallerini, yok etmeyin..
***************
Filmle ilgili telesiyej’in değerlendirmeleride yerinde bence şöyle:
“Show TV’nin Bu Kalp Seni Unutur mu? adlı yeni dizisi, yakın tarihin resmî olarak unutturulmaya çalışılan; silahlı, işkenceli, idamlı bir dönemini anlatıyor. İlk bakışta, yaşananların o dönemin kuşağının belleklerinde yeniden tazelenmesi, yeni kuşağın da olup bitenlerden haberdar edilmesi ve hatta belleğine kazınması için faydalı bir girişim eseri olarak değerlendirilebilir bu dizi.
Bu Kalp Seni Unutur mu? 12 Eylül militerliğinin sivil hayata olan zorbalığının ruhunu oldukça başarılı bir biçimde ortaya koyuyor; daha ilk bölümünden –özellikle biçimsel olarak- iyi işlenecek, zanaatı titiz bir dizi olacağı işaretini veriyor.
12 Eylül, aynı zamanda bir insanlık bilançosuydu. Ancak bu bilanço, bir insanlık ayıbıydı; hem sayı itibariyle hem mana itibariyle hem de dünya hegemonyasını elinde tutanların pragmatik faşizmiyle ilgili bir bilançoydu.
İşte bu yüzden de, böyle bir dizinin dramaturjik çalışmasında, dramanın güçlü bir başlangıç yapması ve aynı zamanda seyircide vicdani-duygusal bir etki yaratması bakımından, bu bilançonun sayısal dökümünü daha ilk dakikalar içinde vermekte yarar vardı bence.
Dizinin zanaatına gelince.. işlenmiş olan dönem ambiyansı, dekor-kostüm çalışması, ışık uygulaması, oyuncu yönetimi, belgesel görüntülerin kurgu içinde yer alması, –Kenan Evren’in sesinin monoton (lup) tekrarı dışında- oldukça özenli ve zahmetli bir yapım Bu Kalp Seni Unutur mu?.
İşkence ve hücre sahneleri ise, TV dizi tarihine geçecek kadar başarılı bence.
Dizide Cemile’yi canlandıran Melis Birkan ve Sinan rolündeki Bülent İnal çok dikkat çekici bir oyun sergiliyorlar; her iki oyuncu da oynamadan oynuyor adeta. Tabii bu konuda yönetmenin (Aydın Bulut) de payı büyük.
Dizinin danışman kadrosundan Murat Belge, Mümtaz Türköne, Fehmi Koru, Ertuğrul Kürkçü, Tuğrul Eryılmaz ve Yasin Aktay’ın, dizinin gelişen bölümleri içinde 12 Eylül’ün aktarılmasında siyasi-ideolojik-uluslararası boyutların layıkıyla sunulmasını sağlayacaklarına inanıyorum.”
http://www.bukalpseniunuturmudizisi.com/2009/10/1-bolumu-izle-tamami.html
BU KALP SENİ UNUTUR MU? / YENİ BÖLÜM
SHOW TV
20 EKİM SALI 20:00