Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '10

 
Kategori
Yapı / İnşaat
 

Bu kanunun gerçek amacı nedir?

Bu kanunun gerçek amacı nedir?
 

Türkiye'de ki Kamu İhale Kanununu anlamak mümkün değil. Güya devletin çıkarını gözetmek için yapılan bu kanun devlete en büyük zararı veriyor. Akıllı ve mantıklı bir değişim yapılmadığı sürece bu ülkede kaliteli yapılaşma mümkün değil. İmkansız.

Yürürlükteki Kamu ihale Kanunu işini dürüst yapmaya çalışan yükleniciyi cezalandırıyor, işsiz bırakıyor. İşini sağlıklı yapmayan, gününde teslim edemeyen, şartnamelere uygunsuz iş yapan yükleniciler ise sürekli ihale kazanıyor.

Kim ne derse desin, hiç bir yapım ihalesinde %25' in üzerinde yapılan tenzilatla işi doğru yapmak, para kazanmak mümkün değil. Kimse de bunu rakamlarla ispat edemez. Durum böyle olduğu halde %40-60 tenzilatla ihaleler veriliyor. Bu kadar yüksek tenzilatla alınan bir işin şartnamelere uygun yapılması, kalitenin korunması, deprem yönetmeliğine uyulması ve işin süresinde bitirilmesi imkansız.

Bütün bunlar bilindiği ve tecrübe edildiği halde , ülke bu yüzden milyonlarca zarara uğratıldığı halde bu tenzilatlarla işler verilmeye devam ediliyor. Neden ? Kanundaki akıl mantık almaz bir cümle yüzünden. ''iş en düşük tenzilatı yapan firmaya verilir''.

Peki yapılan bu en düşük tenzilat işin şartnamelere uygun yapılaması için yeterli midir? Bunu sorgulayan yok. Evet kanunda aşırı düşük teklif sorgulaması var ama hikayeden. Hiç bir zaman amacına ulaşmamış bir sorgulama. Yükleniciye bir yazı gider, denir ki '' Teklifiniz aşırı düşük bulunmuştur.Bu işi nasıl yapacağız hakkında gerekli teknik açıklamanın yapılması ''. Aşırı düşük teklif veren yüklenicilerin %100' ünün savunması aynıdır. Efendim ben bu işte kar gözetmiyorum. İşim olmadığı için ve mevcut ekiplerimi dağıtmamak adına elimdeki işe uygun mevcut malzemeleri kullanarak işi yapmayı taahhüt ediyorum. İşveren idare bu savunmayı yeterli görür ve aşırı düşük fiyata işi verir.

İş başlar, daha yarısına gelmeden yüklenici kıvranmaya başlar .Para yetmemektedir çünkü. İşçiler ücretlerini alamaz. Piyasaya verilen çekler ödenmez. Şantiyeye malzeme akışı durma noktasına gelir. İşin süresi uzadıkça uzar. İşçi mağdur olur. Malzeme veren esnaf mağdur olur. Bir çoğu iflas eder. Aylarca ücretini alamayan işçinin yuvası dağılır.

Kanundaki mantıklı açıklaması olamayan bir cümle yüzünden yüzlerce insan, işçisi esnafı ailesiyle perişan olur. İş bir şekilde geciklemeli olarak bitirilse bile kalitesizlik yüzünden kısa zamanda dökülmeye başlar. Yapılan inşaat kimseye yar olamaz. Sonuçta devlet milyonlarca lira zarara uğrar. Hani kanundaki amaç devlete kar sağlamaktı?

İşin en komik, en acı tarafı, işçisini, esnafını ve devletini bu kadar mağdur eden yüklenici bir sonraki ihaleye tekrar girer ve tekrar yeni bir iş alır. Bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir düzen, bu nasıl bir kanun ???

Piyasada yüzlerce çeki yazılmış, onlarca esnafı dolandırmış, aileleriyle birlikte onlarca işçiyi perişan etmiş, işlerinin hiç birini hakkıyla tamamlamamış kendiside iflasın eşiğine gelmiş bir firmanın tekrar yeterlilik alarak ihalelere girdiğini gördüm. Böyle bir firma nasıl yeterlilik alabilir? İşlerini perişan ettiği halde aynı işveren idarenin ihalerine nasıl girebilir? Kamu İhale Kurumunun Denetleyicileri ne iş yapar?

Bu tür firmaların iş bitirmeleri iptal edilmeli ve süresiz yasak kapsamına alınmalıdır. Yoksa bu piyasa içinde kan emici kene olmaya devam edeceklerdir.

Aşırı düşük teklifle ihale dağıtmalar yüzünden işini dürüst yapan insanlar iş alamaz duruma gelmiştir. Çünkü hiçbir aklı başında işini bilen yüklenici %20-25 tenzilatın üzerinde fiyat vermez. vermediği takdirde iş alma şansı da %0 olur. Yaklaşık keşfi 12 milyon olan bir işi 8.5 milyona veren mantık nasıl bir mantıktır? İşin sağlıklı yapılmayacağı verilen fiyattan belli değil mi ? Belli. O halde bu iş bu fiyata neden verilir ? İşte kanundaki o mantıksız ve anlamsız cümle yüzünden.

Kamu ihale kurumu işini hakkıyla yapan yükleniciye gerektiğinde teklifle ihalesiz iş vermelidir ki bu tür dürüst firmalar çoğalsın. Kan emici keneler yok olsun.

Dikkat edin yurt dışında büyük işler yapan Türk firmaları yurtiçinde iş almazlar. Neden alsınlar ki ? Böyle bir düzende, böyle bir kanununla iş mi yapılır ?

Küçük bir örnek..Düşük fiyatla iş aldınız. Hayırlı olsun. İnşaatınızda seramik döşeyeceğiniz banyolar, tuvaletler var. Piyasada ortalama 1. sınıf bir seramiği alacağinız en düşük fiyat (fabrika çıkışı toptan dahi olsa ) minimum 7, 5 TL+KDV dir. fakat işi aldığınız düşük fiyat yüzünden bu seramiği kullanmanız mümkün değildir, paranız yetmez. O zaman ne yapacaksınız? Fabrika depolarında defolu seramik ararsınız. Bunların fiyatı 4-5 liradır. Ancak seramiklerin ölçüleri standarta uymaz, renklerde desenlerde uyumsuzluk vardır. Hatalı ürünlerdir. Olsun sizin işinizi görür.Seramik mi seramik. Yaptım mı, yaptım. Nasıl olsa yeterli denetim yok. Gözden saklarsınız. İş bitince ne olur? Standarda uymayan seramikler aşırı su emmeye ve alt katlara su sızdırmaya başlar. Ölçüler uygun olmadığı için derzler hatalı olur. Muhtemelen kullandığınız yapıştırıcı da ucuzdur, seramikler yerinden oynamaya ve dökülmeye başlar. Yine muhtemelen işçilikte ucuz olacağı için o binanın banyo ve tuvaletlerinin tadına doyum olmaz.

Olsun canım ne olacak..Kutsal kanun ne diyor? İşi en ucuz yapana vereceksin ki devlet kar etsin..Çapulcu müteahhitler çoğalsın. İnsanlar dolandırılsın. İşçiler aç kalsın...Severim ben böyle kanunu...

 
Toplam blog
: 29
: 1481
Kayıt tarihi
: 21.07.06
 
 

... KTÜ mezunu inşaat mühendisiyim. Proje müdürlüğü , İnşaat kontrollüğü ve danışmanlığı, Statik ..