- Kategori
- Güncel
Bu kez darbeyi kendilerine yapabildiler

Kaynak: last.fm
Sayın Koşaner'in istifası neredeyse bir asıra varan askeri vesayet dönemine noktayı koydu. Demokrasimiz bir gecede çağ atladı. Bu olumlu gelişmenin mimarı dik duruşundan taviz vermeyen Başbakan Erdoğan'dır. Belli ki, bir süredir devam eden "bak istifa ederim" yollu tavır alma tehditlerine kulak asmadı, Ergenekon'un darbe sanıklarını terfi yoluyla ödüllendirmeyi kabul etmedi. Eskiden olduğu gibi milli iradenin temsilcilerini süt dökmüş kedi moduna sokamayacağını anlayan üniformalı memurlar paşa paşa gitmek zorunda kaldılar. Türkiye'de 29 Temmuz 2011'den sonra ordunun örtülü saltanatı bir daha geri gelmeyecek şekilde tarihe gömüldü.
Sayın Koşaner'in veda mektubu bile bu gelişmelerin temel nedenlerini anlatmaya yetiyor. Komutanlarımız kendilerini her türlü yasa üzerinde görmeye fena alışmışlardı. Bu kez ezber bozuldu. Ordunun yıllardır adeta otomatiğe bağlanmış ve adına teammül dedikleri terfi sürecinin bu kez yasalara takılması Genel Kurmay Başkanlığı'nı bırakma gerekçesi oldu. Eskiden olsa böyle bir inatlaşma sonunda hükümetler giderdi. Oysa 926 sayılı TSK Personel Yasası'nın 65'nci maddesi çok açık. "Hakkında 5 yıldan fazla hapis istenen bir suç isnadı olan muvazzaf subaylar terfi edemez". Sanıkların tutuklu ya da tutuksuz yargılanması terfi edemeyişlerini etkilemiyor. Emekli paşa bu yasaya bir çeşit isyan ediyor ve muhtemelen bir kriz beklentisi ile çekip gidiyor.
Üstelik bu akıl almaz pişkinliğin özürü kabahatından büyük. "Soruşturma ve uzun süreli tutuklamaların bir amacının da TSK’nın sürekli gündemde tutularak kamuoyunda bir suç teşkilatı olduğu izleniminin yaratılmaya çalışıldığını..." iddia ediliyor. Sanki yargı ve hükümet kafa kafaya verip, ıslak imzalı bir "TSK ve Koşaner'i bitirme planı" hazırlamışlar.
Emekli paşa, darbe planlamanın suç olduğunu kabul etmeyen bir disiplinden geldiği için olmalı, Ergenekon ve Balyoz davaları sanıklarını masum kabul ediyor, tutuklamalarda bir art niyet arıyor. Oysa darbe planlamaktan daha çirkin bir art niyet olabilir mi? Bu ordunun subayları genel kurmay binasında "faili meçhul" internet siteleri hazırlayıp, hükümet aleyhine propaganda yapıyorlar. Dursun Çiçek, ıslak imzalı planı yukarıdan aldığı emirle hazırladığını itiraf ediyor. Bunları alt alta koyunca TSK'nın bir suç teşkilatı izlenimi vermesinin sorumlusu kimdir? Paşanın anlamadığı bu. TSK'yı darbe planlayanların değil, darbecileri yargılayanların yıprattığına inanıyor.
Cumhuriyetin en yüce makamı olan Cumhurbaşkanı'nı eşi başörtülü diye protesto etmek, Başbakan'ın eşine hasta ziyaretini dahi yasaklamak, parolalarla Başbakan'a küfür etmek, protokollerde karşılamaya tenezzül etmemek... Bu millet generallere bunları yapsınlar diye mi maaş bağlıyor?
Bu generaller 5 bin kişilik PKK ile 30 seneden beri başedemiyorlar. Kendilerine emanet edilen askerleri koruyamıyorlar. Sahillere beş yıldız konforunda orduevi dikmeye yeten bütçeleri, sınır boylarındaki kerpiç karakolları onarmaya yetmiyor. Daha bir kaç gün önce yaşadık, helikopterler 10 dakika uçuş mesafesindeki çatışmalara 1, 5 saat sonra gelebiliyorlar.
Emekli paşa görevi bırakırken bu ihmallerden dolayı en ufak bir sorumluluk belirtisi gösterdi mi? Hayır, böyle bir tasaları yok. Tek gerekçesi, yasaları çiğneyip darbe zanlılarını terfi ettirmeye güçlerinin yetmemesi. TSK mensuplarına veda ederken bile durumdan vazife çıkarmayı ihmal etmiyor, tutuklamalarda bir "amaç" icat ediyor, hukukun ve vicdanların kabul etmeyeceği bir siyasi fatura çıkarmaya çalışıyor.
Hep böyle geldi ama belli ki bundan sonra böyle gitmeyecek. Kafasına göre takılan, kendini hukukun üzerine taşımış üniformalı atanmışlar saltanatı kapandı. Ekonomik ve demokratik kazanımlara yelken açmış büyük Türkiye'yi kışla disiplini ile çelmelemeye ve cezalandırmaya bundan sonra kimsenin gücü yetmez.
TSK komutanları artık değişimi idrak etmeli ve siyaseti dizayn etmekten zaman bulamayıp, kendi asli görevini ihmal eden bir ordu izlenimi yaratmaktan vazgeçmelidirler.