- Kategori
- Reklam
Bu nasıl çelişki?

Her gün ya da gün aşırı televizyon ekranlarında , gazetelerde vahşet sahneleri ile karşılaşıyoruz.
Toplumumuzda özellikle de okullarda hızla yükselen şiddet, vahşet haberleri. Örneğin; Bir öğrenci herhangi bir nedenden dolayı başka bir öğrenciyi bıçaklıyor. Ya da kız öğrenci sırf erkek arkadaşı ile konuştu diye bir başka kız öğrenciyi sınıfın ortasında evire çevire dövüyor. Buna benzer pek çok örnek sık sık haberlerde birinci sıraya oturuyor. Bu da yetmiyormuş gibi öğretmen meslektaşını öğrencilerin gözü önünde vuruyor.
Son zamanlarda haberlerin bitmesine az bir süre kala yaklaşık sekiz dakikalık bir reklam arası veriliyor.
Bazı reklamlar o kadar çarpıcı ki. Örneğin; Bilinen bir bisküi firmasına ait bir reklam. Külhanbeyi görünümünde bir erkek öğrenci bütün hışmı ile bir sınıfa giriyor. Sınıftaki bütün öğrenciler bu öğrenciden korkuyor, tir tir titriyorlar. Ve bu sözüm ona öğrenci sınıf birincisi olan kız öğrencinin elindeki jöleli vb. kek’i almaya gidiyor ve reklam böyle devam ediyor.
Bu nasıl çelişki? Reklamlar’a geçmeden , haberlerde okullardaki şiddetten, çeteleşmeden söz edilip, eleştirilirken hatta ve hatta okullardaki şiddet ile ilgili istatistikler ekrana getirilirken. Kısacası, ”Yapmayın, etmeyin çocuklar, gençler” denilirken. Bir kaç dakika sonra aynı durum ; sanki bir öğrencinin diğerini korkutması, çete reisi gibi dolaşması vb.çok doğal bir hareketmişçesine reklamlarda gösterilmesinin ne gibi bir anlamı olabilir?
Başka bir örnek daha. Haberlerde herhangi bir fuhuş çetesinin ortaya çıkartıldığı, çökertildiği haberi yayınlanıyor. Hemen arkasından reklam kuşağında yine tanınan bir firmaya ait pencere sistemi ile ilgili reklamda; Bir bayan çenesinin avucunun içine almış düşünceli bir ifade ile “acaba ne yapsam” dercesine. Pencere kenarında oturmuş gazete okuyan eşine bakıyor. Bu görüntü devam ederken reklamın sloganı duyuluyor. ” Yanına hiçbir şeyi yakıştıramayacaksınız ”. Dikkatinizi çekerim eşinizin yanına değil, yeni taktırdığınız ya da taktıracağınız pencere sisteminin yanına. Bunun anlamı ne? Yani insana halı, vazo.. gibi kullanılıp atılabilen bir mal ya da meta olarak bakma, bakabilme hakkını kim kime veriyor. Böyle büyük bir çelişki nasıl olabilir?
Böyle bir reklam filminden sonra haberlerde fuhuş çetesinin çökertildiği ile ilgili haber yayınlamanın ne gibi bir anlamı kalıyor ki? Bir yandan tutup kişiyi mal gibi başkalarına satan kişiler yakalandığı için haber yapacaksınız.
Ama hemen arkasından reklam kuşağında insanın mal, eşya gibi görülmesi, gösterilmesi doğru imişcesine, desteklercesine bir reklam filmi yayınlayacaksınız.
Bu ve benzeri pek çok reklam filmi yayınlanıyor. Reklam filmlerini en dikkatli izleyen kesim ise çocuklar ve gençler.
Haberler, taş çatlasa yarım saat sürüyor oysa reklamlar akşam geç saatlere kadar televizyon kanallarında yayınlanıyor. Bu tip reklamlar aracılığı ile çocukların, gençlerin beyni bombardıman ediliyor.
Bu gençler, çocuklar bir gün bizlere doğruyu, yanlışı sorduklarında böylesine çelişkili görüntülerden hangisinin doğru olduğunu nasıl anlatacağız.
Bunu hiç düşündük mü ya da düşünüyor muyuz?