- Kategori
- Güncel
Bu nasıl vicdansızlık?

Onlarca kişinin biber gazından etkilenip hastanelere kaldırılma durumundan sonra Mahkeme Taksim Gezi Park'ına yapılması planlanan Topçu Kışlası hakkında yürütmeyi durdurma kararı aldı..
Umarız geçici süreliğine değildir..
Yaşamımın en genç en güzel yıllarımda bana acı çektirenler hatta ağlatanlar oldu. Ödünç aldım onlardan acı ve gözyaşını..
Uzun yıllardan sonra ilk kez gözyaşı döktüm..
'Allah belelarını versin' demedim değil..
Gezi Parkı yıkımına izin vermemek adına direnen insanların bir dakika olsun yanlarında durmak için gittiğim Taksim alanında adeta mahşer gününden kalan görüntülerle karşılaştım. Yaşanan olayların sonuna denk geldiğimden dolayı biber gazlı manzaralara şahit olmadım. Zira gazın uzun süreli etkisinden dolayı ben dahil yoldan geçen insanların tümü gözyaşları içinde kaldık..
Az buz değil. Zor attım kendimi metro girişine herkes gibi..
Polisin bireysel olarak yapmak istemediğine inandığım vijdansızlığa anlam vermek çok güç..
Haber bültenlerinde bir tarafta polis acımasızca tazikli su sıkarak vatandaşın birini altı yedi metre öteye fırlatan görüntüler verirken bir başka görüntüde polis memurlardan bi tanesi, gazdan etkilenen vatandaşın birini kucağına alıp su verirken görüyoruz..
Bu ülkede Polisi ile Memuru ile Esnafı, Öğrencisi, Köylüsü, İşçisi Patronu ile Siyasetçisi ile birlikte yaşamaya ne zaman geçecek?
İktidar bu kadar vatandaşına acımasızca yaklaşma eyilimine girebiliyorsa bu iş bitmiştir sevgili okurlar..
Hak etmiyoruz bukadarını.!
İnanın 12 Eylül döneminde vatandaşa böyle yaklaşılmıyordu. Diyeceksiniz ki, o konjönktür başka bu konjönktür başka..
Evet şimdiki konjönktür, gölgesini satamadığı ağacı kesmeye çalışan kapitalizm..
Bugünkü olaylarla ilgili bir çok tepkiler yazıldı özellikle sanat camiasından. Zira Cem Boyner'in tepkisine alkış tutmak istiyorum..
Şöyle tepki göstermiş Boyner; "müşterilerimi dinlemek zorundayım. halkın ve müşterilerimizin bu denli karşı çıktığı bir projede yer almamız mümkün değildir".
Hatırlar mısınız bundan beş altı yıl önce İstanbul Boğaziçi vapurlarının yenilenmesi için vatandaşa sorulmuş anket yapılmıştı hangi model yeni vapurlar yapılsın diye.
Peki taa Tünel'den Levent'e kadar olan güzergahta Taksim Gezi Parkı dışında bir parkı olmayan bölgedeki vatandaşa neden sorulmak istenmeden AVM yapılmak istenebiliyor, ne dir bu şiddet bu celal?
Öte yandan yapılmak istenen AVM'ye Bülent Arınç'ın oğlunun da ortak olduğu iddia edilirken Arınç'dan yalanlama geliyor.
Bu nasıl ateş nasıl duman, onu da anlayamıyor insan..
Anladığım, bu hükümetin son kullanma tarihinin doldurmuş olduğudur.
Kılıçdaroğlu hükümete seslenerek polis'in geri çekilmesini istememiş ve mahkeme kararı ivedilikle çıkarılamamış olsaydı şu anda belki de hükümeti istifaya zorlayacak durumlar meydana gelebilirdi.
Olaylar nedeniyle bir vatandaşın durumunun ciddiyetini koruduğu belirtilmektedir. Dileğimiz sağlığına kavuşmasıdır.