​ Bu seçimler de biter; geriye kurusoğan ile kurusoğana muhtaç yiğitler kalır... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '09

 
Kategori
Güncel
 

Bu seçimler de biter; geriye kurusoğan ile kurusoğana muhtaç yiğitler kalır...

Bu seçimler de biter; geriye kurusoğan ile kurusoğana muhtaç yiğitler kalır...
 

Bir olağanüstülük olmazsa 29 Mart 2009 Pazar günü yerel seçimler yapılacak. Yapılacak seçimlerin, yerel seçimlerden çok, genel seçimi andırdığı kanaati yaygın.

Seçimlerde bir miting yarışı yaşandı...

Miting yarışında muhalefet geride kaldı.

Dağıtılan para, kömür, beyaz eşya, erzak... seçimin temel tartışmasını oluşturdu. Kahramanmaraş'tan da rahmetli Aşık Mahzuni'den esinlenilen "kurusoğan" serzenişi geldi. Kurusoğana muhtaç olan yiğit gündeme geldi... Kurusoğana muhtaç olan bir yiğidimiz olsa çaresi kolay da, yiğitlerin çoğu kurusoğana muhtaç. Bu yüzden de çaresi de zor; hem de çok zor...

Bu cennet vatanda yiğit olmak çok güzel; ama kurusoğana muhtaç bir yiğit olmak ise çok kötü...

Sonuçta hayırlısıyla bu seçimler de bitecek; geriye kurusoğan ile, kurusoğana muhtaç yiğitler kalacak... Tarımın da can çekiştiği yazılıp çiziliyor; bu bakımdan kurusoğanın olup olmayacağı da meçhul. Ancak kurusoğana muhtaç yiğitlerin varlığı, böyle gidersek hep olacak...

Seçim yarışı eşit şartlarda yapılmadı. "Baba" da bu gerçeği dile getirdi. "Yarış eşit şartlarda yapılmıyor. dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, seçim yarışını yorumladı: Devletin kaynakları kullanılıp haksız rekabet yapılıyor."(Yeniçağ Gazetesi)

Bu haksız rekabette, kiraladığı helikopterle yerini almaya çalışan Büyük Birlik Partisi genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'tan Yozgat'a doğru normal uçuşunu sürdürürken; dün (25.03.2009 çarşamba) düştü. Milletçe duacıyız; inşallah sevindirici bir haber alırız.

Muhsin Yazıcıoğlu, yaşananlardan ders çıkarmış ve sözüne güvenilen, sözünün eri bir siyasi şahsiyet olarak siyasetimizdeki yerini almayı başaran bir liderdir. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde de bağımsız milletvekili olarak seçilmeyi başardı. Seçim barajı da çok yüksek ve bu da haksız bir yarış...

Ne çok haksızlık ve ne çok da yıkım yaşanıyor yurdumda... Türk Milleti haksızlığın zerresine bile layık değil; bu olagideni haketmiyor...

Şu anda saat 16.18. Haber Türk Televizyonu'nu izliyorum; altbaşlıkta sürekli olarak, "Kazanın üzerinden ... saat geçti, kazazedelerden umut kesiliyor." altyazısı geçiyor. Bu da bizleri üzüyor...

En büyük Türk Atatürk'ten sonra nice yiğit geçti başa. Acaba Atatürk'ü anlayabildiler mi?!.. Anlasalardı bu kadar çok yiğidimiz kurusoğana muhtaç olabilir miydi?!..

Hepsi de yiğit... Hiçbiri biraraya gelmiyor... Hep kavga, hap kavga... Bak işte bir kaza, bu anlamsız yarışı bıçak gibi kesti. Partiler mitinglerini, seçim çalışmalarını iptal ettiler; durdurdular.

Ankara'da her yedi kişiden biri icralık. Ankara'nın 32 tane icra dairesi 4 milyon, 650 bin icra dosyası ile uğraşıyor. Kimi icrazede boşanma yoluyla borcun eşlerden ikisine birden gelmesini engellemeye çalışıyor.

Peki ya İstanbul nasıl?.. Bunu da Esfender Korkmaz yazdı: "İktisatçılar Vakfı'nın yaptığı araştırmaya göre, İstanbul halkının yüzde 70'i borçludur. İstanbulluların en fazla bankalara borcu var. Borçlarının içinde kredi kartı borçlusu oranı yüzde 44.3'tür. Banka kredisi alanların oranı yüzde 18.5'tir. Toplam, bankaya borcu olanların oranı yüzde 62.8'dir. Öte yandan kriz nedeniyle işsizlik ve yoksulluğun artması, kredi kartları ve bireysel kredilerin geriye dönüşünü de risk altında bırakmıştır."(Türkiye'de Yeniçağ; 26.03.2009 perşembe)

Bütün mesele yiğitlerin kavgaya devam etmeyi marifet sayıp biraraya gelmemeleri... Bu çok kötü bir durum... Demokrasi ve seçim bir ülke için ancak bayram ve şenlik olur. Biz de bu modern kavramlar kutuplaşmaya yolaçıyorsa, büyük sorun var demektir. Siyasetin önde gelen babayiğitleri, bu kötü durumu iyiye çevirmelidir.

Bugün bir alışveriş merkezine giderken, Demokrat Parti'nin (DYP) Kartal İlçesi Belediye Başkanı Adayı Avukat Mutlu Erkaya'nın, seçim propagandası için hazırlayıp ustaca yol kenarlarına dizdiği seçim dövizlerini okudum. Çok ilginç geldi; okudum, güldüm, düşündüm,üzüldüm... Bazıları şöyle ve mevcut muhalefet partilerinin ortak görüşünü yansıtır nitelikte:

"Bir daha oy verirsem erzak ile kömüre, bu halk yüzüme tüküre."

"Sizden ne kömür isteriz, ne de erzak; bizden uzak durun, uzak!.."

"Diyordun ki aldandık, işte göründü sandık."

"İnanmayın boş lafa, halini sor esnafa."

"Ülken satılıyor arkadaş. Sen daha kömür, erzak peşinde dolaş."

"Bu sefer millet verecek doğru kararı."

"Fakir fukaraya iki torba kömür, Türkiye'yi boydan boya sömür."

"Bu seçimde ya Kartal'ın yüzü gülecek, ya da hortumcular gülecek."

"Senin gözün ne rakamda, ne de makamda, yürü be yiğidim Kartal arkanda."

"Seviyorsan bu vatanı bu yiğide bir şans tanı."

22 Temmuz seçimlerinde en beğendiğim slogan, önce DYP, sonra da DP adını alan partinin eski genel başkanı Mehmet Ağar'ın bir sorusuyla biten slogandı: "Kucaklaşmaya mı, kutuplaşmaya mı?!!" Bir endişesi olmasaydı böyle bir soruyu slogan yapar mıydı Sayın Ağar?.. Şimdi kutuplaşma daha da artmış durumda.

Bu yerel seçimlerde ben, en çok Sayın Devlet Bahçeli'nin birer tarihi tespit ve uyarılarla dolu olan konuşmalarını beğendim. Söyledikleri günümüz Türkiyesi'nin birer tarihi belgesi niteliğinde. Şuna da inanmanızı isterim ki Türk'ün tarihi bugünlerde yeniden yazılmaya çalışılıyor; içeriden ve dışarıdan... Bir de Türk Milleti'nin yeni bir ateşle imtihanı var; bu da vahşi kapitalizmle, yabancı finans kapitalizmle olan imtihanıdır. Türk milleti birbiriyle imtihan olmasın; birbirini sevsin, çok sevsin!..

Kurusoğana azçok muhtaç olmayan yiğitler; biryerlerden, kendilerine yakın buldukları partilerden makamlara adaylar. Ne diyeyim, şansları açık olsun...

Bir gerçek var ki hangi yiğit başa gelirse gelsin; yiğitlerin kurusoğana muhtaçlık durumlarında bir değişiklik olmayacak. Çünkü siyasetin önde giden yiğitleri kavgalı, biraraya gelmiyorlar. Atatürk gibi önce millete ve kendilerine güvenseler ne iyi olacak.

İnsani duygular bir başkadır. Muhsin Yazıcıoğlu'nun maruz kaldığı kaza seçim yarışına nokta koydu. Sağduyu egemen olsun ve hep öyle kalsın!..

Bu seçimler de bitecek; geriye kurusoğan ile kurusoğana muhtaç yiğitler kalacak...

Yazık değil mi?!..

Ayıp değil mi?!..

fot.Türkiye'de Yeniçağ

 
Toplam blog
: 323
: 2029
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..