- Kategori
- Genel Sağlık
Bu şehir migren hastalığına son veriyor.

Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul, insanlık tarihi kadar eski bir kronik hastalık olan migrenin kalıcı tedavisinin öncüsü ve merkezi haline geldi.
Türkiye’nin en kalabalık şehri İstanbul son yıllarda uygulanan bu cerrahi tedavinin öncü şehri ve merkezi haline geldi. Dolayısıyla ameliyatlarımızı da migren hastalığının en çok yaşandığı mega kent İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin her bölgesinden migren hastaları da, bu kronik ağrılardan kurtulmak için İstanbul’u tercih ediyor.
En çok migren hastası İstanbul’da…
3 yıl önce Türkiye’nin 21 şehrinde 5 bin 323 migren hastasının katıldığı bir çalışmayla ortaya çıkarılan Türkiye’nin migren haritasının içinde İstanbul’un özel bir yeri olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan çalışmada şehirde yaşayanlarda, kırsal yerleşim alanlarında yaşayanlara oranla 3 kat daha fazla migren görüldüğü ortaya konmuştur. Bu noktada İstanbul’un ülkemizin en kalabalık il’i olduğunu hatırlamakta yarar var.
Türkiye nüfusunun yüzde 18.4’ü İstanbul’da yaşamaktadır. Son resmi rakamlara göre İstanbul’un nüfusu 14 milyonu geçmektedir. Ayrıca araştırmanın sonuçlarına göre, İstanbul’da yaşayan her 100 kişiden 10’unda migren görülmektedir.
Migren hastalığının tamamen tedavi edilmesi amacıyla gerçekleştirilen migren ameliyatının İstanbul’da yapılmasının en büyük nedenlerinden biri de bu kalıcı tedaviyi mümkün olduğunca fazla hastanın faydalanmasını sağlayarak migreni ömür boyu yaşanılan bir hastalık olmaktan çıkarmaktır.
En şanslı Ege Bölgesi
Türkiye genelinde yapılan migren araştırmasında dikkat çeken diğer sonuçlar ise şöyledir:
· Migren hastalarının önemli bir kısmı, migren olduğunun farkında değiller. Doktora gitmiyorlar, yakın çevresinden tavsiyelerle ağrılardan kurtulmaya çalışılıyor. Tedavinin önündeki en büyük engel de başvurulan kişinin uzman doktorlar değil, yakın çevrenin olması.
· 18 ila 65 yaş arasındaki her 6 kişiden 1’i migren hastalığıyla yaşıyor. Bu yaş aralığındaki kadınlar daha şanssız. 4 kadından 1’inde migren görülüyor.
· Migren hastalığı en çok Doğu Anadolu Bölgesi’nde, en az Ege Bölgesi’nde görülüyor. En sık görülen bölgeden en az görülen bölgeye doğru yapılan sıralama şöyle:
Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 24
Marmara Bölgesi’nde yüzde 22
Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 22
Orta Anadolu Bölgesi’nde yüzde 20
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 20
Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 16
Ege Bölgesi’nde yüzde 11
· Araştırma sonuçları, eşinden ayrılanlarda ve eğitim-öğretim seviyesi düşük olanlarda migrenin daha sık ortaya çıktığını göstermektedir.
· Migren, kadınları en çok 18-55 yaş arasında etkiliyor.
Migren, sadece yetişkinlerde görülen bir hastalık değildir. Migren hastalarının yüzde 10 ila 15’i çocukluk döneminden itibaren bu rahatsızlığı yaşamaktadırlar. İlerleyen yaşlarda ortaya çıkacak migren, çocukluk döneminde şu belirtileri gösterir: Yolculuklarda araç tutması, düzensiz uyku, uyuyamama… Migrenin büyük şehirlerde daha çok görülmesi, nüfus yoğunluğunun arttığı bu bölgede yaşayan çocukları da olumsuz etkilemektedir. Diğer yandan migren ataklarını tetikleyen etkenler büyük şehirlerde daha fazla görülmektedir. Kimyasal kokular, parfüm kokuları, kirli hava, sigara dumanına maruz kalmak, stresli, yoğun ve koşuşturmaca içinde geçen günlerde öğün atlamak gibi tetikleyici faktörler şehirlerde yaşayan nüfusun adeta kaderi oldu.
İlaç ve alternatif tedaviler
Bu kadar yaygın olarak görülen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından hayatı engelleyen ve özürlülük yaratan 20 hastalık arasında 7. sırada değerlendirilen migren hastalığının en bilinen ve yaygın tedavisi koruyucu ve atak önleyici ilaç tedavisi, geçici botoks tedavisi; alternatif olarak da akupunktur, bitkisel destek ürünleri, reiki gibi tedavilerdir. Bu tedavi yöntemleri migrenin ağrılarını tamamen sona erdirmemekte, atakların şiddetini, sıklığını ve süresine geçici olarak etki etmektedir.
Ağrılar 1 ila 4 saatte tedavi ediliyor
Migren ameliyatı, 15 yıllık bilimsel araştırma ve çalışmanın sonunda ortaya konulan, migrenin tedavisinde yüzde 90 kalıcı başarı oranının yakalandığı endoskopik teknikle yapılan kalıcı tedavi yöntemidir.
Yıllardır her ay migren atakları yaşayan, ilaç tedavisinden ya da diğer alternatif tedavilerden kesin sonuç alamayan migren ve kronik migren hastaları ya da gerilim tipi baş ağrısı yaşayanların hastalığına son vermek amacıyla migren ameliyatı yapılmaktadır.
Migren ağrısı başın hangi bölgesini tutuyorsa o bölgedeki saçlı deri ile kafatası kemiği arasındaki atak tetikleyici sinirler endoskopik yani kapalı ameliyat tekniğiyle rahatlatılıyor. Gevşeyen ve etrafı serbestlenen sinirler bir daha migren atağını tetiklemiyor. 1 ila 3 santimetre arasında kesi izinden girilerek yapılan ameliyat 1 ila 4 saatte tamamlanıyor. İzler saçlı deri ya da üst göz kapağı arasında görünmeyecek şekilde gizleniyor.
Hasta aynı gün taburcu oluyor. 4 ila 8 günde iyileşen hasta 1 aya kadar ataklarından tamamen kurtuluyor. Her gün kullandığı migren ilaçlarını artık kullanmıyor. Burun kıkırdağında sıkışan sinirlerin tetiklediği migrenin tedavisi ise bu duyusal sinirlerin açık burun ameliyatıyla serbestleştirilmesi ile mümkün olmaktadır.
Plastik ve Estetik Cerrah Doç. Dr. Tayfun TÜRKASLAN