- Kategori
- Siyaset
Bu telaş niye?
Bırak yargı soruştursun ”Temizsen, tek kör kuruş geçmediyse boğazından, alayı yalan ve iftiraysa... Aklanır, temizlenirsin”
Böylece yine yeni yeniden mağdur edebiyatı yapma imkânını da elde edersin” diyoruz.
Aldığımız karşılık hep şu oluyor:
“Biz bu yargıya nasıl güvenelim? Bunlar paralel devlet... Bunlar Cemaatçi... Bunlar bize iftira atıyorlar... Bunlar bize savaş açıyor... Bize karşı bunlar kahramandılar şimdi ne oldu ? Bize yazık değil mi?”
İyi de kendinizden olmayanları bu yargının kollarına davul zurna çalarak teslim eden siz değil misiniz?”
Onlar insan evladı değil miydi?” ,
Onları beton duvarların altına bu yargı gömmedi mi?” dedik.
Hepsini söyledik.Fakat “çıt” yok.
Bir türlü bu konuda seslerini çıkarmıyorlar. Ya da çıkaramıyorlar. Madem öyle... O zaman biraz da başka bir şey söyleyelim:Ama ağalar, ama beyler...
Durun bir dakika! Siz İlker Başbuğ gibi sahipsiz değilsiniz ki...
Bir günde sekiz miting yapıp Edirne’den Hakkâri’ye kadar tüm ülkeyi ayağa kaldırma imkânınız var.
Siz telefonuna sehven yükleme yapılan o gariban teğmen gibi derdini anlatma imkânından yoksun değilsiniz ki...
Konuşunca 18 ayrı kanalı otomatikman canlı yayına geçiren bir korkutuculuğunuz var.
Siz “Ergenekon’un para kasası” ilan edilen ama sonra beş parasız hapiste can veren Kuddusi Okkır gibi arkasında dayısı olmayan biri değilsiniz ki...
Maşallah arkanız pek sağlam.
Siz Hanefi Avcı gibi bir başına kalmış değilsiniz ki...
Kefenlerini giyip sokaklara fırlayan adamlarınız var.
Elinizde her biri aynı manşeti atan sekiz gazeteniz, yüzlerce konuşan kafanız var.
Siz Nedim Şener ve Ahmet Şık gibi çevresi olmayan kişiler değilsiniz ki...
İstediği zaman başsavcı ile görüşen adalet bakanınız var.
Siz içeri tıkılan generaller gibi yetkisiz ve etkisiz değilsiniz ki...
Beş günde 4 yüz polisi hallaç pamuğu gibi dağıtacak yetkiniz var.
Daha çok şeyiniz var.Neyse... Uzatmayalım.Yani demem o ki...
Böylesine devasa bir güce karşı yargı, istediği kadar art niyetli olsun, öyle kolayca “kumpas” kuramaz.
Kurmaya kalksa o yargıya mavi gökyüzünü dar edersiniz.
Savcı bir bildiri dağıtıyorsa... Siz bin bildiri dağıtırsınız..
-Size bir katakulli falan çevirmeye kalkarlarsa...
Feleklerini şaşırtırsınız feleklerini...
Kısacası... “Yamuk” yapamazlar size...
Demir yumruğunuzu “güm” diye indirirsiniz tepelerine.
Dünyanın kaç bucak olduğunu gösterirsiniz onlara
İşte bu yüzden, sırf bu yüzden...
Soruşturmadan kaçmak yerine “Gel aslanım, sor soruştur bizi...
Kör bir kuruş yediysek ispatla...
Açığa çıkar... Kanıtla...” diye haykırmanız gerekir.
Benim anlamadığım şu: Bu telaş ne diye?