​ Bu ülkeyi ya seversiniz ya sevmezsiniz / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

07 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
 

Bu ülkeyi ya seversiniz ya sevmezsiniz

VATANI YA SEVERSİNİZ YA SEVMEZSİNİZ…

Bugün 10 ncu gününe basan bir “halk hareketi” var, beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz bu eylemler ülkeyi baştan sona sallamayı başardı. Gerek “ Sosyal yaşam” açısından gerekse “mali ve ekonomik” açıdan…

Bu eylem ve eylemcilere; İdeolojik mi dersiniz acemice mi ne derseniz deyin, sadece küçümsemeyin yeter.

Çünkü bu halk hareketini yapanlar hem ülkenin sahipsiz olmadığını hem de baskıcı zorba bencil bir sistemin ülkeyi karanlık birçok noktaya taşıyabileceğine dikkat çektiler. İsteklerini de sıraladılar ki farkında iseniz “hükümeti” devirme isyan çıkarma gibi bir talepleri yok…

Şimdi de aynı vakurluk ve sessizlik içerisinde, şimdiye kadar olduğu gibi polis gazlarının kalkanlarının ağır müdahalelerinin gölgesinde makul ve mantıklı cevaplar bekliyorlar.

***

Bugüne gelene kadar geçen süre içerisinde birkaç dikkatimi çeken hususu yazacağım ancak az evvel Başbakanın Tunus’ta gazetecilere verdiği yanıtları dinleyince “dehşete” kapılmadığımı söylersem yalan söylemiş olurum.
Aslına bakarsanız sadece dehşete düşen ben olmamalıyım.

Niye yalan söyleyeyim; Başbakandan bundan başka bir yanıt da beklemiyordum. Ancak görünen o ki; bu tür davranış ve yanıtların sebep olacağı sonuçlara inanan veya inanmayan herkesin hazır olması gerekiyor.

***

Umarım daha sonra bu konuyu daha teferruatlı bir biçimde ele alma imkânım olur…

***

Öncelikle belirtmeliyim ki onuncu gününe girilen halk hareketini siyaset ve ticaret arenasındaki “belirli” bir kesim bilerek isteyerek kesinlikle hafife alıyor.

Kuruluşunda ve hedeflerinde “halkın istek ve talepleri” olan bazı önemli parti ve Genel Başkanları bugünlerin önemini kavrayamayacak kadar basiretsizlik örneği sergiliyorlar.

Bu nedenle de gerek iktidarın gerek illegal oluşumların ve kimi muhaliflerin bu basiretsizliği fırsata dönüştürme çabaları; eylemi yapanlara ve nedenlerine antipropaganda imkânını sağlamaya başladı.

Uluslararası savaşlarda kullanılan ne yazık ki PKK ile mücadele de bile kullanılmayan “soğuk savaş” taktiklerini; maalesef kendi halklarına vatandaşlarına karşı kullanacak kadar ileri gidiyorlar.

Ayrıca; başta iktidara yakın çevreler bu garip karşıt atakları “eylemcileri” vazgeçirebileceğini sanarak tarihi bir hataya da imza atmak üzereler. Umarım “akıl” galip gelir..

***

Siyasetçiler ve siyaset bilimcileri bugünleri ve bugünlerde meydana çıkan gençleri hiç unutmamalıdırlar. Zira bugüne kadar ki Türkiye ile bundan sonraki Türkiye asla aynı olmayacaktır.

Bu olayların sona ermesi için ortaya koyacakları kalıcı çözümler eylemciler ve onları destekleyen kesim arasında büyük bir birlikteliğe neden olabilecektir.

Eminim ki eğer bu çözümleri halkın peşinden sürüklendiği bir siyasi parti yaparsa inanın bundan sonraki seçim dönemlerinde kendisine çok büyük avantaj sağlayacaktır ki geçen yıllarda DSP ve Bülent Ecevit’in yaptığı büyük atak bu konuda çok büyük bir örnektir.

Hangi kurum ya da önderi bunu başarırsa gençlerle birlikte tarihin altın sayfalarına yazılacaklardır bundan hiç kimsenin kuskusu olmasın…

Aşağıda üzülerek yazdığım gerçeğin tarafları ne yazık ki; ne kadar büyük bir fırsatı teptiklerinin de farkında değiller.

Seçmenlerini gençleri ve halkı yapayalnız bırakmışlardır.

***

Hepimizin “milliyetçi-vatansever” diye bildiğimiz ve benim de ülkenin siyasal hayatının “sigortası” olarak yorumladığım MHP li dostlar ile Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu eylemler sırasında çok büyük ve tarihi bir hataya imza attılar.

Gerek illegal bazı örgütlerin gerek PKK yandaşlarının meydanlarda bulunmasını kendilerinin orada bulunmama sebebi olarak öne sürerek eylemlere katılmayarak halk hareketine ve MHP seçmenlerine destek ve “önder” olma şansını kullanamadılar.

Şunu açıkça söyleyeyim ki; büyük bir memnuniyetle desteklediğim “halk hareketinin” içinde bende; PKK yandaş ve teröristlerinin olmasını asla kabul da edemem içime de sindiremem, ama bunların varlığı katılmamı engelleyemediği gibi orada bazı illegal oluşumların, gençlerin yaşı yetmediği için bizim nesilce bilinen fraksiyonların (bölüngülerin) farkına varıp polisin yardımıyla “kışkırtmalara” engel olmamı da sağladı.

Kimse kusura bakmasın, kendi kendine “milliyetçi” olunmaz, özellikle en zor zamanlarda millete ortak ve sahip çıkılarak “milliyetçi” “vatansever” olunur.

***

Yaklaşık kırk senedir koşulsuz ve beklentisiz arkasından gittiğim CHP ve Genel Başkanı da yakın dostlarım da, bu konuda son derece büyük hata yapmıştır.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve tüm milletvekillerinin teşkilatlarının tüm ülke ve dünyaya bu muhteşem “halk hareketini” yapan gençlerin yanında olduklarını, şiddet ve çatışma içermediği sürece desteklediklerini, hükümeti devirmek amacında olmadıklarını, yapılan eylemlerin olumlu yanıt bulabilmesi için olası karanlık odaklara engel olmak amacında olduklarını anlatabilir ve buna inandırabilirlerdi.
Maalesef yapamadıkları gibi adeta “günah keçisi” ilan edildiler ve çok büyük tarihi bir hata yaptılar.

***

İşte ben bu yüzden siyaset bir bilim alanıdır her önüne gelenin cahil cühelanın, her çuvalla para sahibi olanların milletvekili hatta Başbakan olmaması gerektiğini söylüyorum.

Özellikle iktidara gelen ya da aday olan parti ve Genel Başkanların mutlaka ama mutlaka; ülkede olası yaşanacak iç ve dış savaşlarda oluşan krizleri yönetebilme ve krizlere çözüm üretici kararları zamanında ve yerinde alma yeteneğine sahip olmak zorundadırlar.

***

Beyler bayanlar; Bu ülkeyi “ya seversiniz ya da sevmezsiniz…” Bunun ortası yoktur!
Öyle işinize geldiği zaman “ben milliyetçiyim, Atatürkçüyüm, Laikim, Müslümanım” diyemezsiniz.

Eğer bu ülkenin gençleri şiddeti baskıyı yasakları zorlamaları dayatmaları reddetmek için meydanlarda toplanıyor ve devletin her türlü caydırıcı teçhizatına şiddetine orantısız güç kullanmasına rağmen “Polisin” karşısına çıkma cesaretini gösterebiliyorsa bunu küçümsemeye ve yok saymaya hiç hakkınız yoktur.
Hiç kimse sizden kendilerini korumalarını herhangi birilerine saldırmanızı beklemedi sadece yanlarında görmeyi istedi. Neyse ki Genel Başkanları dinlemeyen binlerce “halk” vardı sokaklarda…

***

Dedim ya bundan sonra on gün önceki Türkiye ile bir gün öyle veya böyle sona erecek olan bu eylemlerin sonrasındaki Türkiye özellikle de “gençler” aynı olmayacaktır.

Hayırlı akşamlar…

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..