- Kategori
- Güncel
Bu vatan bizim diyenlerindir

ECDAT VATAN VE BAYRAK
Her geçen gün bir şehit haberi almak ateşin düştüğü yeri yakması değil tüm yürekleri yakması demek olmalıdır. Hani bir yumruk? Hani bir beden? Hani şehitliğin mertebesi nerede? Hani kutsallık nere de? Ölü tohumumu serpildi üzerimize! duyarsızlılıklar almış başın gidiyor. Allah sonumuzu hayırlara çıkara, diyerek sayfa sayfa deliller ile belgeleri görmemezlikten gelmek, bunların içinden ülkenin değil de kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmelere bir anlam vermek mümkün değildir. Güya meclis kürsüsünün ardına sığınarak "Analar ağlamasın biz böyle olmasını ister miydik? Gerekirse tankların önüne siper oluruz." mesajları dağıtanlar, Mehmetçiğe kurşun sıkanlar ellerini kollarını sallayarak gezer iken her geçen gün yeni bir olay ve yeni bir olumsuz haberle kararan günlerimiz birbirini kovalamaktadır. Ya yarınlarımız ne olacak? Bu Aziz Vatanı Ecdadın bize bıraktığı gibi bizler de çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakamayacak mıyız?
Gelecek kaygısı ile sadece bu günü kurtarıp günü gün olarak yaşayan insanlar olarak mı tarih sayfalarındaki yerimizi alacağız! Dış mihrakların dıştan yıkamadıkları için içe dönük bu çalışmalarına daha ne kadar çanak tutacağız bilinmez. Gün gelmiyor ki yeni ve bir öncekinden farklı gündem oluşmasın Yeni olaylar oluşurken de ayarlamalar öyle bir yapılmakta ki bir öncesini anında unutturmakta ve amacına ulaşabilmektedir. Bu suni gündemler oluşurken de asıl istenen gündemler tereyağından kıl çeker gibi pürüzsüz bir şekilde halledilmektedir. Gelecek ise bugün olduğunda ise iş işten geçmiş olacaktır. Tarih tekerrürden ibaret olup her 50 veya 100 yılda bir daha ileri gidilmiş ve geliştirilmiş oyunlar ile hamleler yapılarak bir adım daha emellerine uğraşan kendini bilmezlere kim dur diyecek! Tabi ki Halkın kendisidir. Bu millet öyle bir millettir ki akıllardan çıkmayan bir Kurtuluş savaşını, akıllara durgunluk verecek bir Çanakkale savaşını ve destanını tarih sayfalarına yazmış milletin kendisi verecek. Gerektiğinde bir yenisini daha yazma kabiliyetinde olan Türk Milletidir.
Ancak unutulmaması gereken bir unsur vardır ki oda Türk Milletinin hiçbir zaman etnik olaylar ile değil mili olaylar ile milli gelecek için mücadelesi olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Ulu önder Atatürk’ün de dediği gibi YURTTA VE CİHANDA SULH düsturu ile hareket etmeye özen gösterirken gücünü damarlarında dolaşan asil kandan alan gençliğin birlikteliği ve çalışkanlığı önem arz edecektir. Bu zaman ve devirde beyinlerimize sahip çıkılacak ve özellikle beyin göçlerine müsaade edilmemesi gerekmektedir. Başta Eğitim sistemimizin yapboz tahtasına dönmemesi sağlığımızın bozulmayıp Ulu Önder Atatürk’ünde buyurduğu gibi "Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz" sözünü unutmamalı, Türk Milletinin ve Vatanın vaz geçilmezi olmaz ise olmazı olan Mehmetçiğine ve kurumuna sahip çıkılmalıdır. Hainler ve betbahlar kurumlar içine sızmış olsalar da bu sızıntılar temizlenmeli temizlenirken de kurumlara zarar verilmemelidir. Zararın neresinden dönülür ise kardır.
Saygılarımla.
21.05.2010