- Kategori
- Kişisel Gelişim
Bu
Birileri hayatımıza girince seviniyoruz. Birileri de çıkmayacak diye ödümüz kopuyor. Bazen tek bir öfkeye harcıyoruz ömrümüzü, bazen en fazla üç beş yıl sürebilen sevgi için... Bir yemek yapmak saatleri alsa da onu yemesi on dakika... Ne kadar koştursak da yıllarca, hepsi küçük anlar için.
Hep bir anlatmak derdimiz; biliyoruz işte, çok derinde bir yerde gerçekler var, "ben bir şey yapmadım ki" kalemimiz yazıyor sürekli derindeki deftere. Anlamıyorlar ki diyoruz; Kızıyoruz, acıtıyoruz ve yine kızıyoruz ve yine acıtıyoruz. Ve yine...
İncine incine incitiyoruz. Kızdığımız ne varsa hayatın bir parçası; bizim bir yönümüz olduğunu anlayana dek... Anladığımızda ise sıkılmaya başlıyoruz. Anlatmak isteği anlamını yitiriyor. Kim bilir belki de Ramtha'nın dediği gibidir; sıkılmak bu dünyadaki işimizin bittiğini gösteriyordur. Kim bilir sonsuzluğunda yaşamın, bizi daha neler bekliyordur.