Bugün 1 yaşını dolduran oğluma..! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bugün 1 yaşını dolduran oğluma..!

Bugün 1 yaşını dolduran oğluma..!
 

Sevgili Oğlum,

Doğduğun günü daha dün gibi hatırlasak da üzerinden tam tamına koca bir yıl geçmiş. Ameliyathanenin kapısında seni beklerken hiçbir randevu beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Sonra sen çıkageldin. Mosmor bir yüzün, buruşuk ellerin olsa da o an dünyada bana senden daha güzel gelen birşey olamazdı. Ya seni ilk kez kucağıma almam; insanın kendi ruhunu elinde tutması gibi birşeydi. Ya annenle ilk kez buluşman; o anı ömrüm boyunca hiç unutmayacağım.

Senin hayatımıza girmenle ömür denen bu serüven ayrı bir hal aldı. Gariptir sen yeni girmişken hayatımıza, daha 1 aydır bizimleyken annen de ben de sanki hep bizimleymişsin gibi, senden önce yaşanmış hayatımız yokmuş gibi hissetmeye başladık.

Sevgili oğlm, annen senin için çok şeylere katlandı; çok acılar çekti. Gün gelir de kocaman adam olduğunda lütfen onu sakın incitme. Diğer yaptıkları bin yana seni yanındaki onca ağırlıkla 9 ay taşıması bile ona ömrüm boyunca minnet duyman için oldukça yeterli bir bedeldir.

Doğduktan yaklaşık 1 ay sonra büyümene anneannenin evinde devam etmen için sen ve annen Adapazarı' na gittiniz. Ömrünün ilk 6 ayının büyük kısmı burada geçti. Başlangıçta senin, çocukları orasını burasını sıkarak ağlatarak seven anneannenin sana da aynılarını yapacağını düşünerek korktumsa da, kan bağının buna engel olduğunu görmem beni rahatlattı. Kimbilir belki de yapmıştır, büyüdüğünde eğer hatırlarsan artık sen anlatırsın:))

Hem deden hem de anneannen seninle geçen hayata çok çabuk alıştılar. Sen onların ilk torunları olduğun için bir dediğin iki edilmedi. Ne zaman ağlasan hemen birileri kaptı seni. Seni mutlu etmek için kimsenin yapmadığı şebeklik kalmadı. Hele o dayın yok mu, muziplik üstüne muziplik yaptı; güldürdü seni. Laf aramızda onun da senin üzerinde emeği çok.

Annen izni bitip çalışmaya başlayacağı için tekrar evine geri döndün. Şanslıydık seni bu kez babaannene emanet ettik. Zavallı annem sana bakmaya başladığı andan itibaren kilo vermeye başladı. Neyse ki önceden olan fazlalıkları bu sayede ortadan kayboldu:))

Babaanneni oldukça fazla seviyorsun. Çünkü gidip yüzüne yüzünü sürüp,öptüğün iki kadın var; biri doğal olarak annen, diğeri de babaannen. Ancak ikisini de arada bir ısırıyorsun, bunu neden yaptığını da tam anlayamadım,onu da büyüdüğünde anlatırsan seviniriz. Tahir deden de seni çok seviyor, habire kendisine benzediğini söyleyerek sürekli bana seni anlatıyor.

Hareketliliği çok seviyorsun. Dur durağın yok. Baba olarak seni göğsüme yatırıp şöyle bir seveyim diyorum, aşkımız sadece 30 saniye sürüyor. Ağzından her ne kadar "Baba" kelimesi düşmese de onunla beni kastetmediğini çabuk anladım. Çünkü kendi resmini görüp ona bile:

-Baba, baba..!

diyorsun. Kocum senden küçük bir ricam olacak, ALLAH aşkına bir an önce ANNE dede rahatlayalım. Yoksa annen hergün başımızın etini yiyor. Günde yüzlerce kez bazen YAMBA bazen LAMBA deyip duruyorsun. İnan lambaların senin üzerinde bir emekleri yok:)) Bunların yarısında ANNE de, yeter. Korkma, annen artık o saatten sonra emrine amede:)))

Bak konu dağıldı yine, nerede kalmıştık. Ha, senin hareketli olmadan bahsediyorduk. Zaten senin bu kadar hareketli olacağın annenin karnında bile belliydi. Öyle ki doktorun Utku Bey sana bakıp:

"Bu çocuk oldukça hareketli olacağa benziyor. Sizin bununla çekeceğiniz var demişti..!"

Tamam be oğlum haraketli olmana da itirazım yok ama şu gece uyanmaların yok mu bitiriyor bizi. Doktor doktor dolaştık,bir türlü senin derdini çözemedik. Hatta annenle anlaştık sen büyüdüğünde sırf zevkine seni bir gece boyunca her 2 saatte bir -annenle beraber çığlık çığlığa ağlayıp- uyandıracağız. Çünkü şu an senin tüm bir yıl boyunca hemen hemen her gece üstün bir performansla yaptığın şey de bu:))) İnan senden önce birisi bana gelip:

"Sen bir gecede 3-5 kez kalkıp, tekrar yatacaksın ve sabah normal yaşamına devam edeceksin..!"

dese şaka yaptığını söylerdim. Ama sana şükran borcum var. Bunu da yapabileceğimi gösterdin bana. Ama sana bir sır vereyim mi, İNŞALLAH ileri de baba olduğunda bunu sen de yaşarsın; böyle geceler sesinle uyanıp, yatağımdan kalkıp gergin bir ruh haliyle gelip seni yatağından aldığımda, karanlıkta bir melek gibi gözüken yüzüne bakarken içimdeki gerginliğin nasıl bu kadar çabuk sevgiye dönüştüğüne ben bile inanamıyorum. Neredeyse beni her iki saatte uyandırdığın için sana teşekkür ederek tekrar yatacağım.

Dedim ya bugün senin doğum günün. Sana gidip bir yerlerden hediye almak yerine sadece içimden geçenleri ve senin hayatımıza kattıklarını aktarayım dedim. İleride benim veya annenin çektiği binlerce resime veya onlarca videoya bakarken seni hangi duygularla, hangi zorluklarla büyüttüğümüzü bilesin diye bunlara sana yazdım.

Sevgili Oğlum,

Ömrün uzun, kalbin sevgi dolu olsun. Yüreğinden ALLAH, PEYGAMBER, VATAN, MİLLET, AİLE sevgisi eksik olmasın..!

Hoşcakal..!

 
Toplam blog
: 410
: 3283
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..