Bugün de benim günüm... / Özel Günler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '12

 
Kategori
Özel Günler
 

Bugün de benim günüm...

Bugün de benim günüm...
 

görsel,www.vipresim.com'dan alınmıştır.


10 Nisan 1845 tarihi Emniyet Teşkilatının kuruluş günü olarak kabul edilmiştir.

Polis; asayişi, amme, şahıs tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini koruyan, halkın ırz can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eden, yardım isteyenlere, yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eden, kanun ve nizamnamelerin kendisine verdiği vazifeleri yapan silahlı icra ve inzibat kuvvetidir.

Bu sayılan görevleri layıkıyla yerine getirebilmesi için, bedenen  formda olması gerekir polisin. Silahlı bir kuvvet olması nedeniyle de çelik gibi sinirlere sahip olması beklenir…Yani ruhsal açıdan da formda olması gerekmektedir.

Pekala beklentiler böyle olunca, polisin çalışma şartları, almış olduğu maaş ve varsa şayet yaşam tarzı, bunları korumaya veya geliştirmeye müsait midir?

Ben pek de öyle müsait olduğunu düşünmüyorum, çünkü;

Normal bir memur haftada 40 saat çalışırken polis neredeyse bunun iki katına yaklaşan bir zaman süresinde çalışmak zorundadır. Hafta sonları, bayramlar, seyranlar polis için bir anlam ifade etmemektedir. Bugünler onun için genellikle mesai günüdür. Çalışma şartlarının ağır olması nedeniyle dinlenmeye fırsat bulamadığı gibi, düzensiz yemek yeme (Gece mesailerinde) alışkanlığından sağlıksız  beslenmektedir. Bu da fiziksel aktiviteyi tehdit eden bir unsur.

Dinlenemediğinden, fazla çalışma nedeniyle sosyal aktivitelere fazla katılamadığından içe dönük bir yaşam sürmektedir. Bu da zaman içerisinde sinirlerinin yıpranmasına neden olabilmektedir.

Almış olduğu maaş ise asla çalışmasının tam karşılığı değildir.

Vaziyet böyle olunca da zaman zaman olumsuz örneklerin topluma yansıması kaçınılmaz olmaktadır. Toplum olarak da bir olumsuz örnekle karşılaştığımızda, hemen tüm camiaya mal etmek gibi bir alışkanlığımız olduğundan, polis moral destekten mahrum kalmaktadır.

Yapmış olduğu görev nedeniyle toplumumuzda hiç sevilmeyen meslek dallarının en başında gelir polis. Ağzını açan hakaret eder polise. Hiç kimseye yaranamaz nedense. Polisi sürekli eleştirmek prim de yapar toplumumuzda. Bu, acaba güçlü bir teşkilatı kötüleyerek kendi gücünü ortaya dökme çabası mıdır?

Neticede polis bu toplumun bir parçasıdır. Uzaydan gelmemiş, getirilmemiştir. Onun her zaafı aslında toplumumuzun zaafıdır.

Sağduyulu insanlarımız bilirler polisin varlığının önemini. Bilirler polisin varlığının hava gibi olduğunu, hissedilmediğini, yokluğunun ise bir felaket olduğunu…

Yıllar içerisinde poliste iyi anlamda çok önemli değişiklikler olmuştur. Bunu görmemek mümkün değildir. Her geçen gün daha da iyiye gitmektedir. Toplumun huzuru için canla başla çalışmaktadır. Toplum olarak, bizim de polisin yanında olmamız gerekmektedir. Birkaç tane olumsuz örnek (ki onlar mutlaka ayıklanıyorlar) nedeniyle yerden yere vurulmamalı, moral değerleri yüksek tutulmalıdır.

Polis Teşkilatımızın 167. Kuruluş yıldönümünü kutlarken, şehitlerimizi  rahmetle, gazilerimizi de minnetle anıyorum...09 Nisan 2012

POLİS MARŞI

Yurtta sulh, cihanda sulh amacımız her işte

Türk öğün, çalış, güven bekleyenin var işte

Hudutta ordu bekler, dahilde biz bekleriz

Biz kanunun, rejimin timsali polisleriz.

Halkın hizmetindedir, bizim bütün varlığımız

Doğrulukla incelik ayrılmaz şiarımız

Hudutta ordu bekler, dahilde biz bekleriz

Biz kanunun, rejimin timsali polisleriz.

 
Toplam blog
: 278
: 1431
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..