- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bugün Erciyes'le konuştum, yakından

Uzun zamandır, bazı ortak yanlarımız olan ama yakından görüşemediğimiz, sadece kendisini her fırsatta seyrettiğim Erciyes'e gittim bugün.
Sabah yine kendisini gizlemişti bulutların, sislerin arkasına.
Ne zamandır merak ediyordum bu bulutların arkasına gizlenmesinin belli bir amacı mı var acaba diye. Pazar sabahı sıcak yataktan ayrılmak zor oldu ama yine de içimde ki merak ağır bastı beni Erciyes'in yollarına düşürdü.
O zaman anladım Erciyes'in neden öyle bulutların arkasına saklandığını anladım ki ilgi istiyor kendisine yakın olunmasını istiyor.
Kendisini sevenlerin üşenmemesini uykuya yenik düşmemelerini az biraz zorluklara katlanmalarını istiyor.
Anladım ki; O hep güzel hep heybetli hep açık hep içten sadece yakınlaşılmasını istiyor.
Anladım ki; O bazen bulutların arkasında olmakla aslında şımarıklık yapıyor naz yapıyor biraz, hani sevgiliniz olur onun ilgisinin azaldığını düşünürsünüz acaba soruları başlar Peyami Safa'nın "Yalnızız" ında ki Samim gibi kuruntulara kapılırsınız ya, işte onlar Erciyesi gizleyen bulutlardır. Bir gülümseme, bir dokunuş, bir yeşil sevgisi Erciyes'in bulutlarını, sevgilinin acabaları dağıtır atar işte o zaman Erciyes 'in görüntüsü daha bir güzelleşir sevgilinin duyguları daha bir derinleşir.
Anladım ki; O her ne kadar taş hatta taşların en sertinden volkanik taştan bile olsa bazen insanların ilgisini istiyor.
Sadece uzaktan bakılması sadece kitaplarda yazılarda adının geçmesi yetmeyebiliyor. Onunda hakkı naz yapmak biraz sımartılmak.
Çok kalmadım kısa ve öz konuştuk, birbirimizi anlıyor olmamız ilişkimizin güzelliği zaten. Anlayacağımı anladım ben bu kısa öz konuşmadan " Ona daha çok zaman ayıracağım".
Erciyes bunu hak ediyor.