Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '15

 
Kategori
Gezi Rehberleri
Okunma Sayısı
1119
 

Bük Ormanı-Antalya

Bük Ormanı-Antalya
 

Bük Ormanı


Eski Korkuteli yolu  Yenice Boğazı'ndan  stabilize yola girildiktne sonra, yaklaşık 4.5 km bir mesafede Bük Ormanı tesisleri bulunmaktadır.Ayrıca  Antalya- Saklıkent kayak merkezi yolunda Çınarlıpınar mevkiinden stabilize yola girerseniz, yaklaşık 10 km lik bir mesafede Bük Araştırma Ormanı'na ulaşabilirsiniz. Çınarlıpınar mevki, Yazır deresi parkuru oldukça keyifli ve rahat bir yürüyüş parkurudur.
 
Bahar aylarında renk renk çiçeklerin, özellikle de bazı bölgelerde yamaçları bir örtü gibi kaplayan pembe çiçeklerin arasından geçilir. Sonbaharda ise kuru dere yatağı çevresindeki çınarların sarı- turuncu yaprakları, çevredeki çam ağaçlarının yeşiliyle  renkli bir görüntü sunuyor.
 
Bük Araştırma Ormanı 1957 yılında kurulmuş, 1959 yılında Güney Anadolu Araştırma İstasyonu’na devir teslimi yapılmıştır.Daha sonra 1984'te ormancılık uygulama ve araştırma çalışmalarında önemli hizmetler vermiş olan Lütfi Büyükyıldırım’ın ismi verilerek araştırma ormanının adı ”Lütfi Büyükyıldırım Araştırma Ormanı”olarak değiştirilmiştir.
 
Antalya-Korkuteli karayolu üzerinde ve bugün Termessos harabeleri ismiyle anılan tarihi bir dağ olan Güllük Dağı’nın eteğinde yerleşmiştir ,Ortakapı boynundan itibaren ana sırtları takip eden sınırları   Güllük - Gözetierne- Yelekboynu ve Sofra taşı sırtını ndan sonra  Mecene boğazına iner. 
 
 Bük-Lütfi Büyükyıldırım Araştırma Ormanı kızılçam orman sahalarımızı karakterize edecek özellikler taşır. Ormanın doğu kısmında, Güllük dağı yamaçlarında kuzey - güney istikametinde uzanan  600 - 700 m genişliğindeki bir alan karekteristik ağaç ve ağaçcıklardan oluşan bozuk baltalık şeklindedir.
 
Bük Araştırma Ormanı 2101.61 hektar bir alanda kuruludur. Bunun 1870.41 hektarı koru, 161.58 Hektarı baltalık ve 69.62 hektarı faydalanılması imkansız sarp kayalıktır.
1938 tarihine kadar her iki dere de fazla miktarda su bulunmaktadır. 
 
Dere boyunca çeşitli saz ve kamış türleri yetişmekte ve bölgede yaşayanlar  bu kamışlardan sepet örmekteymişler. 1938 yılında meydana gelen depremden sonra her iki derede de sular azalmıştır. Bugün genellikle, yaz aylarında her iki dere birkaç hafta tamamen kurumaktadır. 
 
Not:Sıkışık, sazlık geçilmesi güç sulak araziye «Bük» diye tabir edilir. Halen Yazırdere ile Kızılderenin birleştiği yere Bük denmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1249
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Başlangıçta sadece su ve onun üzerinde salınıp duran sis mevcuttu.  Baba Apsu ortaya çıktı ve tat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster