Bunu neden yaptın Perihan? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bunu neden yaptın Perihan?

Bunu neden yaptın Perihan?
 

Perihan, olağanüstü güzelliğinin yanı sıra başarılı ders notları ile dikkati çeken, söyleyeceği sözü esirgemeyen cevval bir öğrenci idi. Fikirlerinin örtüştüğü insanlarla köklü dostluklar kurarak oluşturduğu bir arkadaş grubuna sahipti.

Tarık ise lisenin delişmen öğrencilerinden biriydi. Kumral saçları, renkli gözleri ve diğer yaşıtlarından olgun ama bir o kadar da umursamaz görünen davranışları ile kendine bir çekim merkezi yaratmayı başarmış, Lise de cereyan eden hemen her etkinlik de boy gösteren bir öğrenci lideri olmuştu.

Âdeta herkes bu ikiliyi birbirine yakıştırıyor ve yollarının ne zaman kesişeceğini bekliyordu.

Yeni öğrenim yılı bu beklentiyi hayata geçirmiş Perihan ile Tarık o yıl aynı sınıfın öğrencileri olmuştu.

Önce kaçamak bakışmalar sonra göz göze gelmeler ve nihayetinde gizli buluşmalar birbiri ardına gelmiş beklenen aşk lisenin gündemine oturmuştu.

Başlarda her şey yolunda gitmiş ancak her ikisinin ödün vermez kişiliği, Perihan’ın dik, Tarık’ın umursamaz yapısı ilişkiyi yavaş yavaş hırpalamaya başlamış cicim aylarını sona erdirmişti. Liseden mezun olduktan sonra ilişki kavgalı gürültülü de olsa bir dargın bir barışık devam etmiş ancak sonunda bitmişti.

Ben sonraki yıllar da Tarık’ın izini kaybettim. İş yaşamının acımasızlığı ve biraz da duyarsızlığımız birbirimizden habersiz kalmamıza neden olmuştu. Ancak görüştüğüm diğer arkadaşlar vasıtası ile dolaylı da olsa haberlerini almaya devam ediyordum. Bundan sekiz veya on yıl önce evlendiğini öğrendim.

Perihan ile görüşmelerimiz ise iki gün öncesine kadar sürüyordu. Telefonla hatır soruyor nadir de olsa bir araya gelerek söyleşiyorduk. Son bir yıldır kanser tedavisi gören Perihan hayatına bir başkasını sokmamış ve yaklaşık yirmi yıldır Tarık ile hiç görüşmemişti. Tarık ile ilgili gelişmeleri kız kardeşi Nazan aracılığı ile duyuyordu.

Salı akşamı eve henüz girmiştim ki telefonum çaldı. Perihan arıyordu.

Daha doğrusu telefonun ekranında öyle yazıyordu.

Açtım tanımadığım bir ses bana:

—“Ağabey!” diyerek âdeta iniler gibi konuştu

Perihan bana asla "Ağabey" diye hitap etmezdi. Gayri ihtiyâri:

—“Efendim! “ dedim.

—“Ağabey ben Nazan, ablamı az önce kaybettik!”

Sonrasında ne konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum. Ayrıca çok ta önemli değildi.

Çarşamba günü son görevimizi yerine getirmek için Emirgân Cami’inde toplandığımızda otuz yıl aradan sonra Tarık’ı gördüm. Sağanak halinde yağmur yağıyor sanki İstanbul bu genç ölümün ardından ağlıyordu. Havadan sudan konuştuk, ancak asıl konuya bir türlü giremedik.

Aşiyan Mezarlığındaki defin sırasında imam yakınlarından bir kişiyi mezara inmesi için davet etti.

Perihan’ın cansız bedenini mezara Tarık indirdi!

 
Toplam blog
: 262
: 1569
Kayıt tarihi
: 27.09.07
 
 

Anadolu'nun doğusunda sonradan ismi değiştirilen köylerden birinde zemheri zamanına denk gelen bi..