- Kategori
- Dünya Şehirleri
Burek ve ıhlamur kokulu şehir

Sempozyum ve toplantı duyurusunu okuduğumda ilk kez öğrenmiş oldum Ljubjljana (Ljubljana) şehrini. Slovenya’nın başkenti olan Ljubljana tarihin ve doğanın iç içe yaşadığı görsel bir şölen gibi…
Havaalanına inerken geniş bir ormanlık alan karşıladı. “Çevre kirliliği sorunu yaşayan Avrupa için oksijen kaynağı bu ormanlar” diye düşündüm. Alplerdeki karlar de ayrı bir güzellik katıyordu. İsviçre’nin doğal güzellikleri yanı başındaki Slovenya’da da devam ediyor yeşilin pek çok farklı tonuyla…
Şehre, otele ulaşmada hiç zorlanmadım… Bekleyen mini busa hemen bindim ve otele vardım. Otobüsle, taksiyle de ulaşım sağlanmakta. Grand Hotel Union’un kapısına kadar gittim, aramam gerekmedi. Aramam gerekseydi de bulmam zor olmazdı. Temiz bir otelde iyi bir karşılama, beni rahatlattı. Gitmeden öğrendiklerim de benzerdi ve gidenlerin hepsi memnun kalmıştı.
Balkondan şehre baktığımda tarihin izlerini taşıyan evleri, saat kulesini gördüm ve “ben bu şehri sevdim” dedim kendime…
Fırsat buldukça gezdiğim şehirde, her bina fotoğrafını çekecek güzellikte. Binaların güzelliklerini korumuşlar, bir kısmının bakım çalışmaları da devam ediyordu. Nehir de, üzerindeki köprüler de şehre ayrı güzellikler katmış. Çevredeki kafelerde oturup, tarih ve doğayla iç içe kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Sokak festivalleri de her an yaşayabileceğiniz sürprizlerden.
Şehre yukardan bakmak isterseniz kaleye çıkmanız yeterli. Teleferikle kaleye ulaşım sağlayabilirsiniz. Kalede oturup şehri seyretme imkanınız var. Ayrıca kaledeki şapel, galeri, hediyelik eşya satış mağazası da görebileceğiniz yerlerden… Öğrenciler de öğretmenleriyle gelmiş, kaleyi geziyor, tarihlerini öğreniyorlardı. Torununu gezdiren bir dede gözetleme kulesinde ona aşağıyı göstererek kendi dilinden bir şeyler anlatıyordu. “Dedelerimiz buradan düşmanları gözetliyorlardı” mı diyor acaba? dedim kendi kendime… Çağlar boyu savaştı insanlık, hala da savaşmaya devam ediyor. “Ne zaman dost olacağız acaba” diye düşünüyorum. Antartika hariç bütün kıtalardan gelenlerle dostluk içinde geçen toplantıda hepimiz keyifli anlar yaşadık, bilgi, birikimimizi paylaştık… Dünyayı paylaşamıyoruz oysa…
Şehre döndüğümde ıhlamur kokuları karşıladı beni. Bir yandan da burek kokuları. Börekleri çok meşhur. Bir de Karadeniz aksanında “burek” denen “börek” ayrı bir tebessüm bıraktırdı yüzümde. Aç kalmazsınız bu şehirde yani…
Güvenli bir şehir ayrıca Lubjljana… Şehrin Belediye Başkanı da bizlere yapmış olduğu konuşmada bunu özellikle vurguladı…
Dedim ya “ben bu şehri sevdim”, siz de giderseniz bu şehri seveceksiniz…