- Kategori
- Gezi - Tatil
Bursa'nın meşhur Cumalıkızık köyü
Bursa’ya 12 kilometre kadar uzaklıkta, ağırlıklı olarak mavinin ve yeşilin dans ettiği evleriyle meşhur bir köyündeydim geçen ay. Yaklaşık 700 yıl önce ilk yerleşimin başladığı Cumalıkızık köyü hem tarihi sevenler, hem nostaljiyi yaşamaya meraklı olanlar, hem de güzel fotoğraf tutkunları için bire bir, harika bir kültür & gezi rotası.
Evler o zamanın çamur sıvama tekniği, ahşap cumba yapısı ve kiremit çatılarla yapılmış. Tam sayıyı biliyor mu diye bir köylüye sordum, 250 vardır dedi. Hepsinin kullanılmadığını, bazılarının koruma ve restorasyonla ayakta tutulmaya çalışıldığını öğrendim.
Ana bir caddesi ya da sokak yönlendirmeleri olmasa da tüm köyü gezip bitirmek 2-3 saatinizi alıyor. Yürüyüş ve fotoğraf rotası köyün girişindeki ana pazar meydanından başlıyor, tam bir tur attığınızda da burada son buluyor. Sağınızda ve solunuzda kurulmuş tezgahlarda ev yapımı tarhana, kurutulmuş meyve ve sebzeler, baharatlar, ahşap el oyması hediyelikler, konserveler ve reçellerle, el oyası havlular, baş örtüleri gibi yerel ürünler satılıyor. Mis gibi kokan gözlemeler açılıyor, tavşan kanı çay demleniyor odun ateşindeki ocaklarda. Köye girişteki ilk evlerden birinde Osmanlı geleneklerini canlandıran kostümler asılmış kapılara. Belli bir ücret karşılığı fes, kaftan giyip padişah tahtına oturup sembolik fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Evlerin kapılarının önüne tezgahlar kurulmuş, onlar yerel halkın minik ekmek tekneleri belli ki. Kapılar gezginlere sonuna kadar açık, sakin ve huzurlu bir misafirperverlik var sanki.
Evler beni büyülüyor, eski yerleşimleri seviyor olmam beni biraz da kapı pencereleri incelemeye sevk ediyor galiba. Cumbalı evlerin pencere önleri renk renk çiçeklerle dolu, fotoğraf çekmek için doğal fonları bulunca mutlu oluyorum. Evlerin yanındaki bağ ve bahçelerde ahududu, kızılcık yetiştiriyorlar. Mısırların kurutulması için evlerin kapı ve cam pervazlarına asıyorlar. O kadar çok renk, o kadar çok malzeme var ki, görmesini bilene…
Cumalıkızık’a yolunuz düşerse mutlaka sıcak bir gözleme yiyin, ev yapımı hakiki sahlep için, bol bol fotoğraf çektirin. Köyün ekonomisine katkıda bulunmak için de yerel tezgahlardan alışveriş yapmadan dönmeyin derim!
Sena Baran