Bursaspor:2 - Galatasaray:0 / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '11

 
Kategori
Futbol
 

Bursaspor:2 - Galatasaray:0

Bursaspor:2 - Galatasaray:0
 

Ah Hagi ah!


Bu maçı Bursaspor'un aldığını söyleyemeyiz ancak Galatasaray'ın hiç hak etmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. İlk gol kesinlikle hakem hatasıydı ancak hakem o hatayı yapmasaydı da görüntü maçın en fazla berabere biteceği yönündeydi Galatasaray açısından. 

Koca 90 dakika oynandı, Galatasaray'ın gol pozisyonu yok!. Aslında maç 45+1'de 2-0 olmasına rağmen 77. dakikaya kadar Bursaspor'un da (goller dahil) gol pozisyonu yok. Haftalardır yazıyoruz; Galatasaray iyi kötü savunma yapmayı öğrendi ancak gol atmayı öğrenemedi. Yenik duruma düştüğünde maç bitti diyebilirsiniz neredeyse! Bir de psikopat gibi kart görmeye başlamışlar iyi mi! 

Bu maça rağmen ben hala Galatasaray takımının genel bir kalite sorunu olduğunu düşünmüyorum. Galatasaray'ın iki şeye ihtiyacı var; paraya kıyılarak alınacak "çok kaliteli 'bir' adam" ve "özgüven". 

Galatasaray'ın koşusu ve mücadelesi yine verime dönüşmedi. Sezon başından beri ısrarla söylediğimiz gibi; orta sahada yaratıcı, öldürücü pasları olan, oyunun iki yönünü oynayabilen, çok koşan ve lider vasıfları olan bir oyuncu alınmadığı sürece harcanan paralara yazık olacak. 

Adnanlar büyük düşünmedikçe de harcanan paralara yazık olacak. Yıllardır aynı filmi izliyoruz: Galatasaray'ın "uzun süre" görüştüğü kaliteli isimleri önemli kulüpler transfer ederken, Galatasaray ise birden bire biraz daha ucuz oyuncuyu transfer edivermiş. (Hani 5 milyon vermemiş de 4 vermiş!) Sonra telaşla, "ederinden pahalı" adamı alıveriyorlar. Ya da ezeli rakibinin "adam olmaz" diye kapıya koyduğu adama yılda 2 milyon euroya yakın para vererek sarılıveriyorlar kurtarıcı diye. Ya da şampiyonluğa oynuyorlarmış gibi, sözleşmesinin bitmesine 6 ay kalmış bir oyuncuyu 3.5 milyon euro artı altyapıdan bir oyuncu vererek transfer ediyorlar. Yazıktır yahu! 

Faruk Süren hariç hiç bir yönetim Galatasaray'ın paralarını bu kadar çarçur etmedi. Üstelik bunu 2012 kriterleri için ucuz futbolcu almak adına yaptılar. Adamlar boşuna söylememiş, "Ucuz mal alacak kadar zengin değilim" diye. Yıldırım Demirören'in yıllardır yaptığı hataların aynısını yapıyorlar. 

Sezon başında Volkan Şen için kıyamadıkları paranın birkaç katını harcayıp oradaki boşluğu kapatamadılar hala. Ucuz etin yahnisi!! 

Bogdan Stancu veya başka bir transferi bu maçta değerlendirmek yanlış olur. Adam oyuna girdikten sonra 10 kişi kaldılar zaten. Dünkü takımda Maradona olsa ne olurdu ki? 

Ayhan'a hiç yakışmadı. Bence Ayhan için "the end" oldu. Yine de ikinci sarı kartı ağırdı. 

Emre Çolak için hala benim gibi düşünmeyen var mı? 

Hagi 4-3-3 oynatıyor ama kanat oyuncuları Yekta ile Emre Çolak :) Kazım da en son oynayacağı yerde: Golcü! Ah Hagi ah.. 

Hayatımda Galatasaray'ın yediği hiçbir gol için bu kadar üzülmemiştim. Ufuk için çok kötü oldu bu, içim gitti. İkinci yarı mükemmel oynadı ama nafile, şimdi onu çarmıha gerecekler. Adamı birinci golde bile suçlayanlar var. Oysa kalecilerin çoğu o topa öyle çıkamaz. Adamın şanssızlığı, o çelmesi çok zor olan topun adamın eline çarpması ve hakemin bunu görmemesi. 

Geçen hafta Ufuk için "Hatalı golller yiyecek tabi, acemi olmadan usta olunur mu? Ufuk acemi değil fakat Galatasaray kalesinin acemisi... İyi kaleci; yenmeyecek golleri yemeyen, yenecek golleri yiyen değildir! İyi kaleci herkesin kurtaramayacağı golleri kurtarandır! Bu tip kaleciler zaman zaman komik goller de yiyebilirler." demiştik. İşte Ufuk o gollerden birisini yedi. Allah için de ne yönetimden ne de teknik ekipten bir gün onu destekleyecek, ona moral verecek bir açıklama gelmedi! Yine soruyorum: Böyle bir kaleciye böyle bir sezonda bile tahammül edemeyeceksek, ne zaman edeceğiz? 

Ufuk o kadar iyi bir kaleci ki; eğer bir gün giderse onu geri alma şansına bile sahip olamayacağız, göreceksiniz! 

Galatasaraylılar, gün Galatasaray'a sahip çıkma günüdür.. 

Bir de konuyla ilgili bir yorum paylaşayım istedim, bakın biz kimleri okuyoruz, bizi hangi yorumcular yönlendiriyor, maksat kaleciyi yermek olunca nasıl gözleri dönüyor. Talay Erker gazetesindeki yorumunda şöyle demiş: "Ufuk öne uzanarak kontrolsüz yumruklayınca top Servet'e çarptı, Miller'in önünde kaldı. Galatasaray'ın yediği ikinci golde de Ufuk başroldeydi" Yani şair diyor ki, ilk golde de Ufuk başroldeydi. Dönen top da Miller'in koluna çarpmadı, nizamiydi! :) 

Haydi bu neşeyle size iyi haftalar şimdi! 

 

 
Toplam blog
: 293
: 1063
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..