- Kategori
- Futbol
Buruk Veda

yok
Galatasaray dün gece Uefa kupasına hiç beklemediği bir şekilde veda etti.
Bu takım geçmiş yıllarda da Avrupa kupalarına veda etmişti, ama hiçbirisinin açısı bu kadar bana dokunmamıştı. Hele dün gece son sekize kalan takımları gördükten sonra daha da kahroldum, bütün gece bana iyice kabus oldu. Avrupa'nın kalburüstü takımlarının birer birer elenmesinin ardından, kalan takımların tam dişimize göre olduğu düşündüğüm bir dönemde Kadıköy'de Uefa kupasını hedeflemişken, Mecidiyeköy'e dönüş yaptık.
İlk maçın avantajlı sonuçu ve dün akşamki maçta iki farklı skor avantajının yakalanması ile herşey tam güllük gülistanlık giderken arka arkaya yenilen goller belkide kötü sonun habercisiydi. Bir tek Lincoln hariç, herkes maçı çevirmek adına üzerine düşeni yapmaya çalıştı, ama olmadı. Almanya'da başlayan Lincoln krizi bu maçta iyice su yüzüne çıktı. Çok önemli bir maçta sahada serseri mayın gibi dolaşan Lincoln için bence Galatasaray defteri kapanmak üzere.
İsmi ve kariyeri ne olursa olsun hiçbir oyuncu kulübden üstün değildir. İsimler değil kurumlar bakidir. İki yıldır takımın en çok para alan adamısın ama takıma katkın aldığının on da biri değil. Arkasdaşların kar kış demeden mücadele ederken sen yan gelip yatıyorsun, O formanın hakkını vermeyen, sahada mücadele etmeyen, her hareketiyle tribünlere oynayan, Galatasaray'ın ahlaki değerlerine hiç uymayan biri olarak gitme zamanın çok geldide geçiyor bile.
Avrupa kupalarında en başarılı Türk takımının tüm avantajlar elindeyken böyle hazin bir şekilde elenmesi beni öncekilerden çok daha fazla üzdü. Belkide yolun sonunda kupa vardı. Kendi ülkemizde, kendi seyircimiz önünde ve de Kadıköyde kupayı kaldırmak ne muhteşem olurdu. Olmadı. Yazık çok yazık...
Herşeye rağmen Avrupa'da bu gururu, sevinçi ve de hüznü bizlere yaşatan, sahada yüreğini ortaya koyan, mücadelesini terinin son damlasına kadar sürdüren gerçek Galatasaraylı oyuncuları kutluyorum. O formanın ağırlığını taşıyamayanlara da yazıklar olsun.