​ Bush'un fendi!.. / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '08

 
Kategori
Dünya
 

Bush'un fendi!..

Bush'un fendi!..
 

Hani bizde bir laf vardır; Karamanın Koyunu sonradan çıkar oyunu, aynen öyle!

Öyle olan ne mi? Diyorsunuz.

ABD’nin, Irak’ı işgali.

Aradan onca zaman geçtikten sonra ABD başkanı BUSH’un yalanları bir bir ortaya çıkıyor.

BUSH kendi halkını kandırdığı gibi tüm Avrupalı sözde müttefiklerini de kandırmış!

Bakın Irak’ın işgali için nasıl bir senaryo yazılmış;

ABD'nin müttefikleriyle Irak'a girmesinin üzerinden 5 yıl geçti.

Bu sürede savaşı hazırlamak için atılan adımlar ve Irak'ın kitle imha silahları olduğuna dair kamuoyunu yanlış bilgilendirmesiyle ilgili sayısız kitap yayımlanmış.

En son kitapsa Pulitzer ödüllü gazeteci Ron Suskind'e ait "The Way of the World" (Dünyanın Yolu)... Suskind kitapta ABD Başkanı Bush, dönemin ulusal güvenlik danışmanı Rice ve CIA Başkanı Tenet'le ilgili ağır ithamlarda bulunuluyormuş.

Bush, Irak'ı işgali kafasına koymuş.

İngilizlerse taraftar değilmiş.

İngiliz istihbarat servisi savaştan birkaç ay önce bir ajanı bölgede istihbarat toplamakla görevlendirmiş. Ajan bu amaçla Irak istihbarat şefi Tahir Celil Habbush ile Ürdün'de bir araya gelmiş.

Habbush, Saddam'ın kitle imha silahları olup olmadığını soran ajana, nükleer projelerin 2001'de durduğunu söylemiş. Bilgiler İngiliz ve ABD istihbaratına geçilmiş.

Tenet; Bush ve Rice'ı bilgilendirmiş.

Ancak Habbush raporu örtbas edilmiş ve savaş başlamış.

Yani sizin anlayacağınız, Irak’ın kitle imha silahı falan yokmuş!

Sırf Irak petrolüne konabilmek için uydurulmuş, bir masal neticesinde Irak İşgal edilmiş ve halen işgal altında tutuluyor.

Bush yönetimi, Savaşa neden olabilecek ipucu ararken, aklına Saddam ve El Kaide arasında bağ arar.

Ancak bulamaz.

Bush ve yönetimi, Sahte bir bağ kurulması kararı alır.

CIA, Habbush'tan 11 Eylül eylemcisi Muhammed Atta'nın Irak'ta eğitildiğine dair mektup yazmasını ister.

Karşılığında da Habbush Ürdün'e yerleştirilir ve 5 milyon dolar ödenir.

Mektup, İngiliz Sunday Telegraph gazetesine sızdırılarak ve yayımlanır.

Tüm dünya da böyle bir bağ olduğunu sanmaya başlar.

Ve arkasından Tüm Avrupa ve dünya ABD’nin kuyruklu yalanına inanarak, ABD’nin peşine takılır.

Netice; Irak bir hiç uğruna işgal edilip, tabi zenginlikleri sömürülürken, bir yandan da yüz binlerce insanı, ABD ve yandaşlarının askerlerince ve yaratılan iç kargaşa nedeniyle öldürülür.

Demem odur ki! Bir kişinin yazdığı sahte bir mektuba dayanarak bir ülkenin işgal edilmesi, yüz binlerce insanının öldürülmesi, hangi demokrasiye, hangi insan haklarına sığar.

Her sene Dünya ülkeleri hakkında İnsan Hakları raporu hazırlayan bir ülke yönetiminin tüm dünyaya yalan bir mektup yayınlayarak bir ülkeyi işgal edebiliyor.

Sonra da Kitle İmha silahlarını bulamasak ta, biz demokrasi getirmek için gelmiştik diyebiliyorlar.

Pişkinliği görüyor musunuz?

Şimdi bu ABD için diğer ülkeler ne gibi bir tepki koyacaklar!
Her şeyden önemlisi, tepki koyabilecekler mi?

Güçleri yetecek mi?

BM örgütünün her hangi bir bildiri yayınlama gibi eylemi olabilecek mi?

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..