- Kategori
- Güncel
Büyük depreme hazır mıyız?...

Önce Japonya depremi…
Ardından Afrika ve Yunanistan depremleri…
Unuttuğumuz deprem korkusunu yine yaşamaya başladık birden.
Bir televizyon kanalında deprem uzmanlarının tartışmalarına tanık oldum.
Biri beklenen büyük Marmara depremi ile bu depremler arasında bir ilişki olmadığını söyledi. Bir bilim adamı da bu depremlerin büyük Marmara depreminin ayak sesleri olduğunu…
Bilime inanan bir kimse olarak, şimdi ben bu bilim adamlarının hangisine inanacağım?
Bizler kime inanacağız…
1999 daki büyük 17 Ağustos depreminden sonra Sayın Işıkara : “Depremle yaşamasını öğreneceğiz” cümlesini hayatımıza sokmuştu hatırlarsanız.
Şimdi bakıyorum televizyonlarda konuşan bilim adamlarına yine bu cümleyi sıklıkla kullanmaya başladılar.
Her türlü yaşama razı olduğumuz yetmiyormuş gibi bir de depremle yaşamak çıktı karşımıza.
Tamam.
Aç yaşanır...
Parasız yaşanır…
Yalnız yaşanır…
Umutla yaşanır…
Umutsuz yaşanır..
Fakat, depremle nasıl yaşanır?
Uzmanlar: “Depreme dayanıklı konutlarda oturun; olmayanları ise, depreme dayanıklı hale getirin…” diyorlar!...
Güzel…
Yaşadığınız yerde kaç konut depreme dayanıklı hale getirildi?
Halen oturduğumuz evleri nasıl bir teknik ve hangi para ile depreme dayanıklı konutlar haline getireceğiz?...
Oturduğumuz evlerin durumları belli.
Ne yapacağız yani!
Evlerimizi yıkıp, yerine 8, 7 şiddetindeki depreme dayanıklı konutlar mı yapacağız?
Depremle yaşamak!...
Demesi kolay!
Gerçi hiçte önlem almadığımız söylenemez.
O zamanlar uyanık vatandaşlarımız, deprem olunca öten oyuncak deprem kuşlarından satın alarak önlemlerini almıştı.
Şimdiye kadar aldığımız en teknik önlem de buydu. Bir ara peynir ekmek gibi de satılıyordu.
Buna benzer bir uyanıklık ta bu sefer bilim adamlarımızca geçtiğimiz aylarda açıklanan, depremi önceden bilen aletin yapılıyor olması.
Uyanık vatandaşlarımız yine büyük bir ilgi ve merakla haberin üzerine atlamıştı.
Çünkü eğer depremi önceden bilirlerse, o takdirde vatandaş tam o saat ve dakikada evinden çıkacak, deprem bittikten sonra -eğer evi yerinde duruyorsa- tekrar evine girip normal yaşantısını sürdürecek.
Böylelikle herhangi bir önlem almaya ihtiyaç bulunmayan bir uyanıklıkla vaziyeti idare etmiş olacaktı.
Bizim önlem almaktan anladığımız bu.
Birkaç okulda deprem ile ilgili konferans verip, tatbikat ta yaparsanız depreme hazırsınız demektir.
Deprem konusunda bırakın aldığımız önlemleri düşüncede bile hazırlıklı değiliz biz…