- Kategori
- Kişisel Gelişim
Büyük düşün küçük adımlarla başla !

Kütüphanede yıllardır bekleyen kitapları tozlu raflarından alıp irdeleyerek, yeniden, incelemek.
Herkese tavsiye ediyorum...
Bir yıl önce okuduğunuz kitabı şimdi yeniden okuyun ve izlenimlerinizin farklı olacağını göreceksiniz... Bende o tozlu raflardan aldım ''BAŞARI ÜNİVERSİTESİ''ni, annem hediye etmişti üniversite sınavına hazırlandığım yıllarda...
Kitap iki ana bölüme ayrılıyor; ''PSİKOLOJİK'' ve ''TAKTİK'' olarak, benim ilgimi çekense daha çok ''TAKTİK'' bölümü oldu.
Bu bölümde kendimizi ders çalışmaya hazırlamak, konsantre olmak, herkesin ayrı ayrı öğrenme tarzının olduğu, ders çalışma teknikleri, hafıza, hızlı okuma gibi konular irdelenmiş...
Kitabın giriş cümlesi beni etkisi altına almışken ilerleyen sayfalarda daha neler etkileyecek diye heyecan duymaya başlamıştım bile...
BÜYÜK DÜŞÜN KÜÇÜK ADIMLARLA BAŞLA!
Sizce de doğru değil mi?
Öğrenme Kavramı! Ben öğrenmenin koşullara göre farklılık göstereceğine inanıyorum. Nasıl mı?Üniversiteye hazırlanırken; evin tek çocuğu olmamın da payı var tabii; evde çıt çıkmazdı, en büyük oda benimdi, sayısız test kitaplarının arasında en büyük heyecan kaynağım istediğim üniversitenin resmi ve yol haritasının krokisiydi, o dönemler ders aldığım matematik öğretmenime çizdirmiştim. Her sabah onunla uyanıyor, her akşam onunla yatıyordum. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesini kazandım. Annemler beni özel bir yurda yerleştirdiler, hemde dört kişilik bir odaya! Burada tek çocuk olmamın bir değeri yoktu artık!! Sınav zamanı çalışma odasında sabahlayan bir iki kişiden biriydim, yanlış anlaşılmasın çok çalıştığımdan değil, herkes çalışmasını bitirip uyumaya gittiğinde ben yeni başlardım... Zamanla bende insanların arasına karıştım o kalabalık saatlerdeki kalabalık masalarda bana da yer vardı artık, tabii kulağıma taktığım tıpaları da unutmamak gerek, alıştım okuduğumu anlamaya... Sonra bu koca şehirde benim de evim oldu, bu seferde yalnızlık zor gelmeye başladı, kalabalığa özlem duymaya başladım. Özlemi gidermek uğruna arada bir ev arkadaşımla çalışıyoruz, tabii hala kulaklarda tıpalarla :)
Mümin Sekman'ın da 9. bölümde dediği gibi, hangi konuyu nereye kadar okuyacağınızı tespit edin, bir kaç saniye göz atarak yazıyı tanıyın... İşte bunları bana yurt koşulları öğretti. Herkes uyuduktan sonra derinlemesine çalışıyordum ya, öncesinde de boş boş oturmaya vicdanım el vermiyordu. Herkesin harıl harıl çalıştığı saatlerde ben yavaş yavaş özet çıkardım, yazıyı tanıdım... Hiç acelem yoktu!
Makaleleri Okumak Bir Sanattır! Ben bir makaleyi okumaya başladığımda, konunun dışına çok çıkıyorum. Hayallere dalıyorum, dünyayı kurtarıyorum! İşte bu SERBEST ÇAĞRIŞIM mış.
Oysa;
''Saçımı tararken yalnız saçımı düşünüorum.'' (Clemencau) Dünyayı kurtarmak gerekmiyormuş. Konsantrasyonu kurtarmak gerekiyormuş!
Kitapta öyle bir yer vardı ki öğrencilik ve iş hayatı arasındaki çıplak gerçeği gözler önüne seriyordu...
'' Genel olarak okul hayatı bitmiş kişiler dikkatlerini toplayıp bir konuyu okumakta fazla zorlanmazlar; ancak konuyu sürdürmekte zorlanırlar. Yani onlar için zor olan, dikkatlerini toplamak değil, sürdürmektir.''
...
'' Oysa öğrenciler genellikle okumak istediklerini değil 'okumak zorunda kaldıkları' şeyleri okudukları için, ders çalışmaya başlamakta ve dikkatlerini toplamakta zorluk çekerler. Dikkati topladıktan sonra iş daha kolaydır.''
Bence bu yüzden sevdiğin mesleği yapmak veya sevdiğin bölümü okumak çok önemlidir. Çünkü bir konu veya bir kitaba yeteri kadar önem veriyorsak, mutlaka konsantre oluruz. İşte o zaman ister öğrenci olalım ister iş hayatına atılmış olalım, aynı anda hem öğrenci oluruz hem de çalışan. Yani dikkati toplamakta da, sürdürmekte de sorun yaşamayız.
Özetle;
Kişisel gelişim kitaplarıyla insan kendini tanıyor, nasıl bir öğrenme tarzı olduğunu öğreniyor, neler motive eder, neler zarar verir hepsini okuyor. Başarı Üniversitesinde okuyan kişi ise bu okuduklarını hayatına uyarlayan kişidir.
Çünkü;
HER ŞEY SENDE BİTER
Eğer yenildiğini sanıyorsan yenilmişsindir
Girişmeye cesaretin yoksa girişemezsin.
Başarmak ister ama başaramayacağını sanırsan, hiç şüphen olmasın, başaramazsın!
Harpte muhabereleri kazananlar, her zaman daha güçlüler veya daha hızlı koşanlar değildir.
Er veya geç, başarmış bir kimse, başaracağına inanmış bir insandır. (Anonim)
....''En büyük yanlış ise hiç denememektir.''
** Kitabı okuduktan sonra bazı bölümlerle ilgili olan fikirlerimi yazdım Mümin Sekman'a ve hiç beklemediğim bir şekilde o gün hem de mailime karşılık verdi ve tarif edilemez bir şekilde mutlu etti beni, bu yüzden kendisine teşekkürü bir borç bilirim :)
** TÜYOM :) Renkli küçük postitlere; YAŞASIN YARISINA GELDİM BİLE:) , ÖNEMLİ KONU! , MUTLU SON:) , vb. yazılar yazarak bu yazıları kitabın arasına serpiştirin!!! Motivasyon sağlaması bakımından işe yaradığını görünce gerçekten şaşıracaksınız :)
Hayallerinizi gerçekleştirmeniz dileğiyle...
BKT TRK
** Başarı Üniversitesi (Mümin Sekman) kitabından alıntılar mevcuttur.