- Kategori
- Gündelik Yaşam
Büyük şehirlerin yanlızlığı

Büyük şehirlerde yaşamanın sayısız faydaları olduğu kesin. Sosyalleşme, dünyayı tanıma, sanat etkinliklerini yakından takip etme, sağlık ve eğitim imkanları gibi birçok avantaj var. Büyük şehirler, çalışanların şehiri. Hele iyi de para kazanıyorsan, şehir bütün imkan ve güzelliklerini sunuyor. Kazandığın para azaldıkça imkanlar ve güzellikler orantılı biçimde azalıyor ve yok bile oluyor.
Benim bu konuda aslında söylemek istediğim bir başka birşey var. Belki bir iddia. Büyük şehirlere göç eden ailelerin sıkı akraba ilişkileri, üç nesil sonra yok olması. Teyzeler, dayılar, halalar, amcalar ve bütün büyükler, üç nesil sonra seyrekleşiyor ve yok oluyor. Sadece kardeş ilişkileri ( oldukça zayıfda olsa) kalıyor. Şehirin büyük, koca değirmenleri bütün akraba ilişkilerini öğütüyor. Geriye belli belirsiz arkadaş ilişkileri ve bunalımlar kalıyor.
Bunu bugün, Anadolu'ya küçük kasabalara gidip gelenler daha iyi anlayabilirler. Benim anne ve babam 60 sene önce İstanbul'a gelmişler. Ben sıkı ve kuvvetli bir akraba ilişkilerinin yaşandığı ortamda doğdum. Birbirimize gidip gelmeler yoğundu. Yıllar geçti, büyükler öbür tarafa göçtü ve şimdi benim çocuklarımın yılları başlıyor. Geçmişdeki akraba ilişkileri zayıflamış can çekişiyor. Bizim de göçüşümüzle, olası torunlarımızın akarabalık ilişkileri tabana vuracak ve yok olacak.
İnsanlar şehirlerde yaşamayı seçtiği vakit kaçınılmaz son bu olacak. Tekrar kasabalara büyük şehirlerden dönüş ne kazandırır bilemiyorum. Bu belki başka bir blog konusu......


