- Kategori
- İlişkiler
Büyükler de sever masalları

YAŞANMIŞ HALK HİKAYELERİ (12)
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde bir yanı orman-dağ, önü göl, ahşap bir konak varmış. Konağın otantik dekore edilmiş yatak odasına teknolojik eklentiler de yapılmış. Dört köşesinde yanarken dönen farklı renklerde polis lambaları konmuş. Tavan, ayna kaplı, kocaman kanatları olan bir vantilatör asılı. Odanın ısısına duyarlı bir müzik sistemi ve yangın su sensörü.
Bir gül, bir adam ve bir kadın, odanın canlı dekor malzemeleri. Gül, yatağın ortasında yatıyor, terasda göle karşı, ayın aydınlattığı kanepede sallanan adamla kadını izliyormuş. Kurbağalar sessiz, ördekler çalıların arasında saklılarmış.
Müzik ‘hadi’ demiş adamla kadına. Eternal flame-hotel california-unchanet melodie....
Yatağa uzandıklarında, aralarındaki gül, seyret beni demiş adama. Alnına bir öpücük kondurmuş kadının gül, önce. Göz kapaklarını yalamış, burnunun üstünden yanaklarına gelmiş. Dudağından öpmüş kadının. Boynunun altından usul usul aşağıya. Sol göğsünün etrafında tur atmış biriki sefer. Sonra da ucundan öpmüş. Aynı şeyleri sağda da yapmış aynı sakinlikle. Kavisler çizerek göbeğinde oyalanmış bir süre gül, kadının. Sol uyluğundan aşağı yukarı gitmiş gelmiş, düz sağa geçmiş. Sağdan da kaymış aşağı tırmanmış yukarı. Ortaya gelince durmuş üstde. Derin bir soluk almış gül ve kendini aşağı bırakıvermiş.....
Herbiri ayrı modda dönen trafik lambaları, farklı noktalarda kesişiyor ve birbirini kesen gökkuşakları oluşturuyorlarmış. Yukarı doğru yükselen gökkuşaklarını, tavan vantilatörü kırpıp kırpıp küçücük küçücük gökkuşakları halinde yatağın üstüne, adamın, kadının ve gülün üstüne döküyormuş.
Gül, adamın eline gelerek, yoruldum demiş, beni bir de sen gezdir. Adam yanlış yapmamak adına usul usul gülün iz bıraktığı yerlerden geçirmiş gülü yeniden.
Gül yine kendini aşağıya bırakıp, benim görevim tamam demiş adama, şimdi aynı şeyleri sen kendin yap.
İzler ikinci kez geçildiğinden daha belirgin olunca adam, hiç yanılmadan yolun sonuna kadar gelebilmiş. Önce müzik hızlanmış, sonra lambalar. Tavandaki vantilatör daha hızlı kesiyormuş artık gökkuşaklarını. Ay, yana çekilmiş biraz utangaç. Kurbağalar ve ördekler de bozmuşlar sessizliklerini. Adam da hızlıymış artık kadın da. Yağmur sensörü devreye girmiş, bahar damlatıyormuş gökkuşaklarını ıslatarak tavandan.........
Tina Turner, lowe to lowe you baby söylerken, gül mutluymuş kenarda solgun. Ay, nöbeti devrediyormuş güneşe............./ gökten iki elma düşmüş/
22.07.004 mergen