- Kategori
- Üniversiteler
Buyurun cenaze namazına

İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü
İ.Ü. rektörü istemiş, artık üniversite içinde ve çevresinde polis istediğini arayabilecekmiş.
Vay ki vay halimize!
Ölmüşüz toprak atanımız yok. Kendi büyütüp okuttuğu, 12 yıl eğitim-öğretim verdiği öğrencilerine güvenmez olmuş devlet. İşine gelen davayı jet hızı ile kabul eden yeni hukuk sistemimiz yine öyle yapmış yapılan başvuruyu hemen onaylamış polislerimiz de boş durmamış kararı üniversitenin kapılarına çoktan asmış.
Amaç belli, konuşan, bilen, aktif, sosyal, okuyan öğrenciyi hatta rektör isterse öğretim görevlisini susturmak. AKP iktidarı zamanında bu tür anti-demokratik hareketlere artık çoktan alıştık, hatta uyuştuk çoğumuz tepki vermez olduk. Polis devleti olma yolunda üniversitelerin içlerine kadar giren iktidar şimdi de rahatça insan mimlemek için "pilot okul" seçtiği İstanbul Üniversitesi'ni abluka altına aldı.
Türkiye'nin en bilgin siyaset ve gazetecilerini yetiştiren bu okul artık böylece susturulup, işlevini yitirmesi isteniyor. Konuşan öğrenciden, öğretim görevlisinden bile korkan AKP iktidarı bitmek bilmez hırs ve nefretiyle yapmak istediklerini bir bir zorla da olsa polis aracılığı ile yapıyor.Önce Ergenekon ile başlayan polisi maşa gibi kullanma şimdi de daha örgütlü muhalif olan öğrenciler üzerinde bir baskı unsuru haline getirilmeye çalışılıyor.
Hukuk demiştik. Yeni hukuk sistemimiz. Bu karara yapılan itirazı tıpkı kabul ettiği hızla jet gibi reddediyor. Son sınıf hukuk öğrencisine gözdağı veriliyor "çok kaşınma hazır son sınıfa gelmişken" diye. Ama öğrenciler yılmıyor, yılmayacak da. Ta ki AKP Faşizm'i sona erene, ta ki üniversiteler özgür olana dek!