- Kategori
- Kitap
Çağdaş Arap kadın anlatılarında kadının kimlik arayışı
Arap dünyasında kadın sorunu ve kadınların toplumsal konumu, kadın araştırmaları alanının üzerinde en çok durduğu konuların başında gelmektedir. Arap coğrafyasında 1800’lü yılların sonunda önce Mısır ve Lübnan’da başlayan ve daha sonra tüm Arap ülkelerine yayılan kadın hareketleri, Arap kadınının bilinçlenmesi yönünde önemli bir adım olmuş ve bölge kadınlarını kendi kimliklerini oluşturma mücadelesine sevk etmiştir.
Edebi metinler -özellikle roman ve hikâye- kadınlarının bu mücadelesinin yapıtaşı mahiyetindedir. Edward Said’in dediği gibi: “tamamlanmamış bir dünyadaki eksiklikleri dolduran nesneler” olarak kabul edilebilen anlatı, yazarın kendi görüşünü toplumun avantajları ve dezavantajları hakkındaki sosyal ve politik yönden gerçekliği yansıttığı sürece yazar ve toplum için bir katkı aracı olabilir. Yazar bu şekilde eksikliği doldurabilir ve yaşadığı toplumun gerçekliği için alternatifler gösterebilir.
Arap kadınlarının, Mısırlı yazar ‘Âişe et-Teymûriyye’ ile başlayan yazma serüveni, bazı çağdaşlarının siyasi arenada ve meydanlarda verdiği hak ve özgürlük mücadelesinin bir nevi yazıya dökülmesi biçimidir. Yüzyıllardır ataerki kıskacı altında, hiçbir konumda hiçbir hakkı olmayan Arap kadınının kendini ifade ediş biçimidir. Ataerki odaklı Arap toplumlarının katı kurallarını ve bu kurallar çerçevesinde kadına yapılan haksızlığı ve zulmü haykırışın diğer adıdır. Dolayısıyla toplum içerisinde yaygın olan sorunların, o sorunlara maruz kalan kesimler tarafından dile getirilmesi de kaçınılmaz olmaktadır.
Bu çalışma, Arap coğrafyasında yaklaşık yüz yıl önce başlayan kadın hareketleri ve bu hareketlerin fitilini ateşleyip, 1960’lı yıllarda gelen ikinci dalgasıyla tüm Arap coğrafyasını etkileyen feminist düşünceyle bağlantılı gibi görünse de tümüyle Arap kadın hareketleri ya da feminizm odaklı bir çalışma değildir. Birçok Arap eleştirmenin hatta feminist olarak anılan birçok Arap kadın yazarın ifade ettiği gibi; Arap ülkelerinde feminizm, Batı kaynaklı feminist konseptlerden oldukça farklıdır ve bu yüzden Arap kadınlarının mücadelesine eğer bir ad verilecekse bunun adı feminizm değil Arap kadınının kimlik mücadelesi olmalıdır. Nitekim bu kitapta adları geçen kadın yazarların neredeyse hepsi feminist olarak anılmasına rağmen hiçbiri Batılı çağdaşları gibi bir feminizm anlayışı gütmemiş; yıllardır mücadelesini verdikleri haksızlıklara maruz kalmamak kaydıyla, evlenip çocuk doğurma, aile çatısı altında belli hizmetleri yapma gibi kadınlığın gerektirdiği birçok şeyi yapmaktan geri durmamışlardır. O halde Arap kadınının mücadelesinin adı feminizm değil hak ve özgürlük mücadelesidir; layık olduğu saygın kadın kimliğini tekrar kazanma mücadelesidir.
Üç bölümden oluşan kitabın giriş bölümü; Lübnan, Mısır ve Suriye’de başlayıp daha sonra tüm Arap coğrafyasına yayılan kadın hareketleri ve bu hareketlere öncülük eden kadınların yanı sıra, Âişe et-Teymûriyye’nin Netâ’icu’l-Akvâl Ve’l-Ef’âl adlı anlatısının yayımlandığı 1896 yılından günümüze kadar tüm Arap ülkelerinde hikâye ve roman yazan kadınlar ve eserleri hakkındadır.
Birinci bölümde, genel bir ifadeyle geleneksel kadın olarak adlandırılan ve 1900-1950 yıllarını kapsayan dönemde hem yazarlar hem de kurgu karakterleri bağlamında kadınların yaşadığı cinsiyet ayrımcılığı, kadın sünneti, regl dönemi, bekâret, eril gücün kadınlar üzerindeki tahakkümü, zorunlu evlilikler, doğurganlık, çok eşlilik, uzlet hayatı, taciz/tecavüz ve çocuk gelinler gibi konular üzerinde durulmuş ve bu konuları ele alan bazı hikâye ve romanların konuya yaklaşımı objektif olarak yansıtılmıştır.
İkinci bölüm, geleneksel kadın tipinin aksine sessiz kalıp her şeyi sineye çekmek yerine bazı durumlarda haksızlıklara sesini çıkarmaya hatta karşı koymaya başlayan kadınlarla ilgili olduğu için 1950-1980 yılları arasındaki dönemin kadınları, isynankâr kadınlar olarak adlandırılmıştır. Bu dönem kadınlarının yaşadığı bazı sorunlar çoğunlukla hüsranla biten ilk aşk deneyimi, bedenini ve cinsiyetini keşfetme merakı, anne-kız ilişkisi, baba-kız ilişkisi, isyanın ilk kıvılcımı, kendi bedenine duyulan nefret, erkek düşmanlığı, evlilik hayatındaki hayal kırklıkları, baskılardan kaçış, kurtuluş ümidi olarak sığınılan kişinin ihaneti, gayrı meşru ilişkiler, gayrı meşru çocuklar ve iç savaş dönemlerinde kadınların fiziksel ve psikolojik durumu gibi konular olup Arap kadın anlatılarında bu konuların nasıl ele alındığı anlatılmıştır.
Üçüncü bölümde hızla değişen dünyanın yeni trendlerine ayak uydurma çabasıyla geçmiş dönemlerdeki kadın tiplerinin yerine özgüveni tam, kararlı, eğitim ve iş hayatında belli bir statü elde etmiş kadınların daha sık görülmeye başladığı ve “özgür kadınlar” dönemi olarak adlandırılan 1980’den günümüze kadar devam eden süreci kapsayan dönem ele alınır. Bu dönemde kadınların özellikle cinsellik bağlamında eril gücün tahakkümünü tersine çevirme girişimi, daha önceki dönemlerde kendisi adına verilen evlilik kararını tümüyle kendi özgür iradesine göre alması, cinsellik ya da cinsel tatminsizlik, aldatma, örtünme ve dini inancını yaşama arzusu ve gerek aile ve toplum içinde gerekse de kamunun her alanında güçlü varlığını ispatlama gibi konuları ele alan hikâye ve romanların bu konulara nasıl baktığı irdelenmiştir.
Son zamanlarda büyük bir ivme kazanan kadın araştırmaları alanının en çok üzerinde durduğu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Arap ülkeleri kadınlarının zor yaşam koşulları ve toplumsal konumlarıyla ilgili çalışmalarına ışık tutacağını düşündüğümüz bu çalışmanın bazı eksiklikleri olması doğaldır. Zira yirmi iki Arap ülkesinin her birinde çok sayıda kadın yazar ve bu yazarlara ait oldukça fazla roman ve hikâyenin varlığı söz konusudur. Birkaç hikâye ve romanla Arap coğrafyası kadınlarının yaşadığı sorunları tümüyle anlamak mümkün olmayacağından biz bu çalışmada kadın sorunlarına eğilmeleri bakımından Mısırlı Emîne es-Sa’îd, Sûfî Abdullah, Su’âd Zuheyr, Nevâl es-Sa’dâvî, Latîfe ez-Zeyyât, İnâyet ez-Zeyyât, Elîfe Rıf’at, Hâle el-Bedrî, Randa Abdulfettâh; Lübnanlı Leylâ Ba’albekî, Hanân eş-Şeyh; Suriyeli Colette el-Hûrî, Ulfet el-İdlibî, Selvâ en-Nu’aymî; Ürdünlü Fadia Faqir, Filistinli Seher Halîfe, Liyâne Bedr, Leila Al Atrash, Sâmiye ‘At’ût; Kuveytli Hayfâ Hâşim, Fevziye Râşid; Tunuslu Leylâ el-Usmân; Yemenli Remziye Abbâs el-İryânî; Sudanlı Leyla Eboulala ve Somalili Waris Dirie gibi yirmi beş kadın yazara ait yaklaşık otuz roman ve otuz öyküye yer verdik. Burada ele alınan yazarların ve eserlerin seçilmesi bağlamında herhangi bir bölge ya da yazar ayrımı gözetmeksizin, eserlerine ulaşabildiğimiz bazı kadın yazarların bir veya birkaç çalışmasına yer vermeye çalıştık. Ayrıca ele alınan roman ve öykülerde Arap kadını için hayati önem arzeden sorunlar olarak dikkat çeken konulara göre belirlediğimiz alt başlıklara uygunluğu temel kriter olarak belirleyip bu alt başlıklara uygun temaları irdeledik.
Belinenen temalara ait ana ve alt başlıklar şu şekildedir:
GİRİŞ
Modern Arap Dünyasında Öncü Kadınlar Ve İlk Kadın Hareketleri
Sessizliğin Sesi Olma Yolunda İlk Kadın Yazarlar
1. BÖLÜM
KADERLE KEDER MENGENESİNDE SIKIŞTIRILAN GELENEKSEL KADIN
Sen Sadece Bir Kızsın: Doğumla Aşılanan Aşağılık Cins Bilinci
Genital Sünnet: Bir Cinsi Yüceltirken Diğer Cinsi Aşağılayan Ortak Bir Ritüel
Israrla Gizlenen Musibet: İşlenmemiş Günahın Kanlı Cezası
İnce Bir Zarla Mühürlenen İffet: Mühür Yoksa Yaşama Şansın da Yoktur
Anne Okulunun Usul Dersleri: Erkek Kadının Tanrısıdır Veya Düzenin Devamlılığı Esastır
Zor Seçim Kolay Karar: En Uygun Eşi Ebeveyn Bilir
Telli-Duvaklı Kurban: Gelinlikle Girdiğin Evden Ancak Kefenle Çıkarsın
Kıraç Tarla / Boş Namlu: Çocuk Doğuramazsan Sen Bir Hiçsin
İlahi Hükmün İnsani Kılıfı: Gücünün Yettiği Kadar Kadın Erkeğe Helaldir
Amansız Uzlet Prangası: Cennet Karşılığında Dört Duvar Arasına Gömülen Yaşamlar
Aklın İflası Bedenin İnfazı: “İlk Taşı Günahsız Olanınız Atsın”
Taciz-Tecavüz Travması: Küçük Bedenleri Yoklayan Kokuşmuş Eller
Çocuk Gelinin Son Oyunu: “Aç Koynunu Ben Geldim”
2.BÖLÜM
MUTLAK İTAAT GEBELİĞİNDEN MİLİTAN DOĞURAN İSYANKÂR KADIN
İlk Aşk Tek Mutluluk: Özlemle Yâd Edilen Tatlı Bir Düş
Bedenini Keşfetme Merakı: Yaptırımı Ağır Zamansız Bir Hata
Yafa Portakalı ve Göbeği: Anne-Kız İlişkisinde Müzmin Kıskançlık
Nefrete Dönüşen Elektra Kompleksi: Baba Kız İlişkisinde Beklenen Son
Semavi İkaz: Kaburga Kemiği Baskıya Gelmez/Kırılmanın İlk Çatırtısı
Köreltilmiş Arzuların Yıkımı: Kahrolsun Kadın Bedenim
Bastırılmış Acıların İfrazatı: Yaşasın Erkek Düşmanlığı
Cindrella Kompleksi: “Beyaz Atlı Prens”le Zindanda Yaşamak
Sığınak Arayışı: Baskı-Bunalım-Kaçış Üçleminde Bir Kısır Döngü
Kapalı Kapılar Ardında “Hayvanlaşan” Erkeklik: Erkeğin Gözünde Kadın Sadece Ettir
3.BÖLÜM
KADERİ KUDRETE KEDERİ HAZZA DÖNÜŞTÜREN ÖZGÜR KADIN
Savaşın Kadınları: Ulusal Kimlik Yoksa Birey de Yok
Özgür Seçim: Hayat Arkadaşımı Babam Değil Ben Seçerim
Bedenin Saplantısı Ruhun Çıkmazı: Erkeğe Lutûf Kadına Zulûm Edilen Cinsellik
Aldatmanın Dayanılmaz Hafifliği: Kör Kuyuda Aranan Mutluluk Silüeti
Fıtratın Kıskacı: İnanç ve Örtünme İhtiyacı
“Çocuk da Yaparım Kariyer de”: Kendini Gerçekleştirme Mücadelesinin Son Raundu
http://www.kitapyurdu.com/kitap/cagdas-arap-kadin-anlatilarinda-kadinin-kimlik-arayisi/404142.html&filter_name=YUSUF%20K%C3%96%C5%9EEL%C4%B0