​ Cahiliye Dönemi ve düşündürdükleri / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '08

 
Kategori
İnançlar
 

Cahiliye Dönemi ve düşündürdükleri

Cahiliye Dönemi ve düşündürdükleri
 

İslamiyetten önceki döneme Arabistan'da "Cahiliye" dönemi" deniliyor.

Rivayete göre, bu dönemde kız çocukları toprağa diri diri gömülüyormuş !.

Tarihi belgeler ve kanıtlar çok çelişkili.

Günümüzde bize anlatılanlara, okullarda ders olarak anlatılanlara göre, Cahiliye döneminde, kadınların bir değeri yok, devamlı aşağılanıyor ve yok sayılıyor.. Üstelik cezalandırılması gereken bir yaratık olarak düşünülüyor.

Tarih sayfalarına, belgelere baktığımız zaman bunun tam anlamıyla böyle olmadığını görüyoruz. Bunun çok önemli bir kanıtı da Hz Hatice'dir.

Hz Hatice, Peygamberimizin ilk eşi.

Peygamberimiz, daha peygamber olmadan önce gençlik yıllarında; Hz Hatice'nin ticaret kervanlarında çalışmaktadır.

Hatta, peygamberimizin gençliğinde deve kervanlarıyla Anadolu'ya çok kez geldiği söyleniyor.

Hz Hatice , Mekkenin önemli kadınlarından ve ticareti de elinde bulunduruyor.

Hz Hatice duldur, sözü geçen, istediğini yapan da bir kadındır.

Demek ki; Cahiliye dönemiyle ilgili anlatılanlar gerçeklerle örtüşmüyor...

Peygamberimizin ilk eşi olan Hz Hatice, peygamberimizi kendi isteğiyle, beğenerek eş olarak kabul etmiştir. O zamanlar peygamberimiz yirmibeş. H.z. Hatice ise kırk yaşına yakın dul bir kadındır. Bu evlilik tam anlamıyla Hz Haticenin kendi iradesiyle olmuştur.

Hz  Hatice  ekonomik yönden güçlüdür ve istediği her şey olmaktadır. Önceki eşlerinden ona çok önemli miraslar kalmıştır. Sosyal bir çevresi vardır ve sözü de geçmektedir.

Peygamberimiz ise Hz Haticenin ölümüne kadar başka bir evlilik yapmamıştır. ( Çok evlilik dönemi, Hz. Hatice’nin ölümünden sonradır.) Bu, cahiliye dönemiyle ilgili anlatılan çoğu bilgileri çürütmektedir.

İslam tarihi, tam gerçek anlamıyla okullarımızda okutulmuyor.

Belli bir kalıp içinde bazı bilgiler, gerçekler saklanarak öğretiliyor.

Kadınlara bakış açısının asıl islamiyetle birlikte darbe yediğini kimse cesaretle açıklayamıyor.

Türklerin, islamiyetten önce kadınlara verdiği değerin gerçeklerle açıklanması gerekiyor.

İslamiyetten önce Türk kadınları, meclislerde erkeklerle birlikte bulunabiliyorlar, karar verebiliyor. Erkeğiyle savaşa gidebiliyordu. Devlet yönetimini en üst makamında bulunabiliyor. Bununla ilgili tarihi belgeler herkesin kolayca bulabileceği belgelerdir.

Asıl islamiyetin kabul edilmesiyle kadınlarımız için güç dönem başlıyor. Bu durum Arap ülkelerinde daha keskin. Anadolu da ise kültüre dayanan hoşgörü anlayışı hakimdir. Osmanlı yönetimi ise bu konuda daha serttir..

Osmanlı zamanında kadın tek başına sokağa çıkamıyor. Eşiyle çıktığı zaman bile iyice örtünmesi ve erkeğinin bir kaç adım arkasından yürümesi gerekiyordu.

Osmanlı bu katı şeriat kurallarını uygularken, Anadolu kadınları daha hoş görülü bir yaşam sürdürüyorlardı.

Atatürk devrimleri sayesinde bu saçmalıklardan kurtulduk.

Atatürk'e en çok kadınlarımızın sahip çıkması gerekiyor.

Ama görünen o ki, erkek egemen bir toplum, kadını köle gibi görmeye daha yatkın.Türbanlı kadınlarımızın çoğunluğu eşlerinin baskısıyla türban takıyor . Bu yüzden Atatürkçülüğe karşı duruşları var.

Okullarımızda Din Kültürü Dersleri okutulurken, her kaynaktan yaralanılmalı, Dünyadaki tüm inançlara yer verilmelidir.

Doğru ve mantıklı düşünmenin yollarını öğrenebilmek için Felsefe derslerine liselerimizde ağırlık verilmelidir...Mevcut anlayışın felsefe derslerinin öğretilmesine karşı çıkışının temeli öğrencilerin gerçekleri öğrenmesinden korkmalarından kaynaklanmaktadır...

Yaşamı ve yaşama yönelik her şey sorgulanabilirdir...Bu konuda din dahil hiç bir alanın ayrıcalığı yoktur...

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..