- Kategori
- Güncel
Çamaşırcının kızı, sen ha!

301e takılsaydın a kızım!
Milliyet’in ikinci sayfasında Aysun Kayacı ile ilgili Asu Maro’nun yazısını okuyunca anladım ki “çamaşırcının kızı” olarak Türkiye’de doğma bahtsızlığını yaşamışsan boyundan büyük sözler edemezsin.
Aysun tarih okuyor.
Nereden bilsin gazeteci ablaların söylediği söz üzerine “çamaşırcının kızı” olduğunun anımsatılabileceğini.
İktidar partisine “ayak takımının iktidara getirdiği parti” dersen tüm içtenliğine rağmen geçmiş defterler karıştırılır. Emre Aşık ile ilişkisinden girilir, Fatih Aksoy’dan bir tutam serpiştirilir ki “Çamaşırcının kızı” iyice dibe vursun, görsün gününü.
Jeep’e binip burslu okumak istersin ha! Al sana …
Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanı Ufuk Uras bile” 301’e ayıp oluyor diye açıklamalarda bulunmaz mı! Seni gidi Aysun seni. Görürsün gününü…
İnsanların geçmişi önemlidir.
Malum bu ülkede fikirlerini söyleme hakkı en azından elit bir aileden gelenlere özgü bir ayrıcalıktır. Paşa çocukları, siyasetçi çocukları, sivil asker bürokrat çocukları konuşur özgürce…
“Çamaşırcının kızı” Aysun kendince düşüncesini beyan edince olmaaaaz!
Ufuk Uras bile “301’e ayıp oluyor” dediğine göre bu iş bitmiştir.
Aysun istediği kadar “Ülkemi seviyorum” desin, “Ülkemi sevdiğim için konuştum.”, “Gençler susturuluyor bu ülkede.” diye feryat etsin.
Televizyon programlarına katılıp “Hocalarım yardım etsin…” diyerek ağlayan Aysun’a yapılan az bile.
En kısa zamanda İstanbul mu olur, Ankara mı bilemem. Ufuk Uras’a danışın.Tez bir meydan buluna. Gereği yapıla…
133/04/2008 N.Tüfekçi.